İş davası açma süreci, işçi ile işveren arasındaki ücret, tazminat veya işe iade uyuşmazlığının mahkeme önüne taşınmasıyla ilgili tüm aşamaları kapsar. Süreç tek bir dilekçe yazıp mahkemeye sunmaktan ibaret değildir.
Önce arabuluculuk aşaması işletilir, ardından dava türüne göre değişen dilekçe ve süre kuralları devreye girer. Bu yazı, iş davası açma sürecinin baştan sona akışını ve her aşamada karşılaşılan sorulara nereden cevap bulunacağını gösterir.
Sürecin doğru sırayla işletilmemesi, davanın ilk aşamada usul yönünden reddiyle sonuçlanabilir. Bu da işçi açısından hem zaman hem masraf kaybı doğurur. Aşağıdaki başlıklar, arabuluculuktan mahkeme kararına kadar geçen aşamaları ve her aşamanın kendi başlıklı yazılarını sırayla göstermektedir.
İş davası açma konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.
- Önce arabuluculuk zorunludur: İşçi ve işveren alacağı, tazminat ve işe iade taleplerinde arabulucuya başvurmak dava şartıdır.
- Görevli mahkeme iş mahkemesidir: İş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görev asliye hukuk mahkemesince yürütülür.
- Yetki seçimlidir: Dava, işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesinde açılabilir.
- Süreler dava türüne göre değişir: İşe iadede bir aylık hak düşürücü süre, alacaklarda genellikle beş yıllık zamanaşımı uygulanır.
- Deliller belgeye dayanır: Tanık beyanı, bordro, puantaj kaydı ve işyeri kayıtları en sık başvurulan delillerdir.
- Talepler dilekçede net yazılmalıdır: Her alacak kalemi ayrı ayrı ve mümkünse miktarıyla gösterilir.
İş Davası Açmadan Önce: Arabuluculuk Aşaması
Bireysel veya toplu iş sözleşmesinden doğan işçi ve işveren alacağı, tazminat ve işe iade talepli davalarda arabulucuya başvurmak, dava açmadan önce yerine getirilmesi gereken bir dava şartıdır.[1] Bu şart, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinde düzenlenmiştir. Yerine getirilmeden doğrudan mahkemeye başvurulursa dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir.
Arabuluculuğun hangi alacak ve tazminat türlerini kapsadığı, sürecin nasıl işlediği ve süresi ayrı bir başlık altında ele alınmayı gerektirecek kadar detaylıdır. Kapsam, istisnalar ve 3 haftalık süre hakkında ayrıntılı bilgi için İş Davalarında Zorunlu Arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.
Arabuluculuk başvurusunun nereye ve nasıl yapılacağı, hangi belgelerin gerektiği pratik bir sorudur. Adliyedeki arabuluculuk bürosuna veya UYAP Vatandaş Portalı üzerinden yapılan başvurunun adımları için Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır yazımızı inceleyebilirsiniz.
Arabuluculuk görüşmesine avukatla katılmak zorunlu değildir, ancak taraflardan biri avukatla katılırsa görüşmenin seyri değişebilir. Avukatla katılımın zorunlu olup olmadığı Arabuluculuk Görüşmesinde Avukat Zorunlu mu başlıklı yazımızda ayrıca işlenmektedir.
Arabuluculuk sürecinde iki farklı ücret kalemi bulunur: arabulucuya ödenen resmi ücret ile tarafın kendi avukatına ödediği vekalet ücreti. Bu ikisinin nasıl hesaplandığı ve hangisinin devlet bütçesinden karşılandığı Arabuluculuk Avukat Ücreti yazımızda ayrıntılı biçimde açıklanmaktadır.
Zorunlu arabuluculuk kapsamına girmeyen uyuşmazlıklarda, taraflar isterlerse yine de arabulucuya başvurabilir. Bu ihtiyari yolun işleyişi İhtiyari Arabuluculuk Başvurusu yazımızda anlatılmaktadır.
İş davası açma ile ilgili durumunuza özel bir değerlendirme almak için görüşme öncesinde Avukata Sor sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Görevli ve Yetkili Mahkeme: İş Davası Nerede Açılır
İş davalarına bakmakla görevli mahkeme iş mahkemesidir, iş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görevi asliye hukuk mahkemesi üstlenir. Yetkili mahkeme ise kural olarak davalının (işverenin) yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesidir. Birden fazla işyeri, yetki itirazı, toplu iş sözleşmesi uyuşmazlıkları ve yabancılık unsuru gibi ayrıntılar için İş Davalarında Yetkili ve Görevli Mahkeme yazımıza bakabilirsiniz.
Dava, adliyedeki tevzi bürosuna dilekçe teslim edilerek veya avukat aracılığıyla UYAP üzerinden elektronik ortamda açılabilir. Elektronik başvuruda e-imza veya mobil imza kullanılır; bizzat başvuruda ise dilekçe ve ekleri fiziki olarak kaleme sunulur.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa düzenlenen son tutanağın aslı veya onaylı bir örneği dava dilekçesine eklenir. Tutanak eklenmeden açılan davada mahkeme, eksikliğin tamamlanması için işçiye kesin süre verir. Bu süre içinde tutanak sunulmazsa dava reddedilir.
Dava Açma ve Dilekçe Hazırlığı
İş davası dilekçesi, hukuk muhakemeleri usulüne uygun biçimde hazırlanır ve talep sonucu net biçimde belirtilir. Dilekçede eksik veya belirsiz bir talep, yargılamanın uzamasına ya da kısmi ret kararına yol açabilir.
Bir iş davası dilekçesinde aşağıdaki unsurların bulunması beklenir:
- Görevli ve yetkili mahkemenin adı
- Tarafların kimlik ve adres bilgileri
- Arabuluculuk son tutanağının tarihi ve sayısı
- Dava konusu (kıdem tazminatı, fazla mesai, işe iade gibi) ve miktarı
- Olayların kronolojik özeti ve dayanılan deliller
- Açık ve belirli talep sonucu
Dava açılmadan önce çoğu zaman işverene ihtarname gönderilerek alacağın istendiği ayrıca belgelenir. Bu belge sonradan faiz başlangıcının ispatında işe yarar. İhtarnamenin hangi hallerde gerekli olduğu ve örnek metinleri için İhtarname Nedir ve Örnekleri yazımıza bakabilirsiniz.
İşe iade talebiyle açılacak davanın dilekçesi, alacak davalarından farklı unsurlar taşır. Fesih bildiriminin geçersizliği ve işe başlatma talebi ayrı ayrı ifade edilmelidir. Örnek dilekçe metni için İşe İade Dava Dilekçesi Örneği yazımız kullanılabilir.
Sigortasız çalışılan dönemin tespiti istendiğinde dilekçe SGK'yı da davalı gösterecek şekilde kurulur. Bu davaya özgü dilekçe örneği Hizmet Tespit Davası Dilekçe Örneği yazımızda yer almaktadır.
Kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai gibi işçilik alacaklarını konu alan dilekçeler için İşçi Tazminat Davası Dilekçe Örneği yazımız örnek teşkil eder.
Harç, Süre ve Zamanaşımı
İş davalarında dikkat edilmesi gereken süreler, dava türüne göre farklılaşır ve bir kısmı hak düşürücü niteliktedir. Aşağıdaki tablo en sık karşılaşılan süreleri özetler.
| Dava / işlem türü | Süre |
|---|---|
| Arabulucunun süreci sonuçlandırması | 3 hafta (zorunlu hallerde +1 hafta) |
| İşe iade davası açma (anlaşamama tutanağından itibaren) | 2 hafta |
| Kıdem ve ihbar tazminatı, işçilik alacaklarında zamanaşımı | 5 yıl |
| İş kazası ve meslek hastalığı tazminatında zamanaşımı | 10 yıl |
| İşe başlatmama halinde tazminat talebi | İşverenin 1 ay içinde başlatmaması üzerine doğar |
İş davalarında harç, dava değeri üzerinden nispi olarak hesaplanır. Ancak işe iade davası maktu harca tabidir ve harç, dava açılırken peşin yatırılmaz.
Uygulamada işçi alacak davalarında harcın büyük kısmı, dava kazanılınca karşı taraftan tahsil edilir. Bu husus işçiler tarafından sıkça yanlış bilinir.
Davayı kaybeden taraf, yalnızca yargılama giderlerini değil, kazanan tarafın avukatına ödenmesi gereken vekalet ücretini de öder. Bu ücret, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre dava değeri üzerinden hesaplanır ve mahkeme kararında ayrıca gösterilir. Bu kalem, arabuluculuk aşamasında arabulucuya ödenen ücretten tamamen farklı bir kalemdir.
Delil Toplama, Duruşma ve Karar Süreci
İş davalarında en sık başvurulan deliller tanık beyanı, işyeri kayıtları, bordro ve puantaj çizelgeleridir. Fazla mesai ve hafta tatili gibi alacaklarda tanık anlatımı belirleyici olur. Bu nedenle dilekçede tanık isim ve adreslerinin eksiksiz bildirilmesi önem taşır.
Dava açıldıktan sonra mahkeme, cevap dilekçesi süresini bekler ve tarafların delillerini topladıktan sonra ön inceleme duruşmasını yapar. Uygulamada işçilik alacağı davalarında genellikle bilirkişi incelemesine gidilir. Bilirkişi, bordro ve tanık beyanlarını değerlendirerek alacak kalemlerini hesaplayan bir rapor sunar.
Taraflardan biri bilirkişi raporuna itiraz ederse mahkeme ek rapor isteyebilir veya yeni bir bilirkişi görevlendirebilir. Bu aşama davanın süresini uzatan en sık nedenlerden biridir. Karar sonrası taraflardan her biri, kararı istinaf ve gerekirse temyiz incelemesine götürebilir.
İşçi alacağı davalarında istinaf ve temyiz süreleri de dahil edildiğinde dosyanın kesinleşmesi uygulamada bir ila iki yılı bulabilmektedir. İşe iade davasında ise kanun, ilk derece yargılamasının iki ay, istinaf incelemesinin ise bir ay içinde tamamlanmasını öngörür; bu davalarda bölge adliye mahkemesi kararı kesindir ve temyiz yolu kapalıdır.[2] Bu süreler işin niteliği ve iş yükü nedeniyle uygulamada aşılabilmektedir. Dava türüne göre süre farklılıklarının ayrıntılı dökümü için İş Davaları Ne Kadar Sürer? yazımıza bakabilirsiniz.
Özel Dava Türleri: İşe İade ve Hizmet Tespiti
İşe iade davası, iş güvencesi kapsamındaki işçinin geçersiz fesih iddiasıyla işe dönmek istediğinde açtığı özel bir dava türüdür ve otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdem gibi belirli şartlara bağlıdır. Bu şartların tam listesi için İş Güvencesi ve İşe İade Şartları yazımıza bakabilirsiniz.
Şartları taşıyan işçinin davayı hangi adımlarla ve hangi sürede açması gerektiği ayrı bir konudur. Dava açma sürecinin işleyişi İşe İade Davası Nasıl Açılır yazımızda anlatılmaktadır.
Sigorta primleri eksik veya hiç yatırılmamış bir çalışma döneminin ispatı, işveren değil SGK'ya karşı açılan hizmet tespit davasıyla sağlanır. Bu dava türü zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında kalır. Davanın şartları ve niteliği Hizmet Tespit Davası yazımızda ele alınmaktadır.
Hizmet tespiti davasıyla bağlantılı olarak, işverenin SGK'ya bildirdiği işten çıkış kodunun gerçeği yansıtmadığı durumlarda ayrı bir dava yolu işletilir. Bu konudaki süreç SGK Çıkış Kodu Değiştirme Davası yazımızda anlatılmaktadır.
İşe iade ile hizmet tespiti davası birlikte yürütülebilir ama aynı dilekçede birleştirilmez. Taraflar (davalı işveren / davalı SGK) ve dayanılan hükümler farklı olduğu için her biri ayrı dava olarak açılır. Uygulamada işçiler bu iki talebi tek dilekçede birleştirmeye çalıştığında mahkeme, davaların ayrılmasına karar vermektedir. Yargıtay da, hizmet tespiti ile diğer işçilik taleplerinin farklı hukuki dayanaklara ve taraflara sahip olması nedeniyle tefrik edilerek ayrı ayrı incelenmesi gerektiğini, bu ayrım yapılmadan verilen kararların bozmayı gerektirdiğini kabul etmektedir.[3]
Tazminat ve İşçilik Alacağı Davalarında Dikkat Edilmesi Gerekenler
Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti gibi kalemleri kapsayan işçi tazminat davasının hangi hallerde açılabileceği ve neyi konu edindiği İşçi Tazminat Davası Nedir yazımızda tanımlanmaktadır.
Tazminata hak kazanmak, çalışılan sektöre ve fesih nedenine göre değişen şartlara bağlıdır. Özellikle özel sektör çalışanları için aranan koşullar ayrıca incelenmeyi gerektirir. Detaylar için Özel Sektörde Tazminat Alma Şartları yazımıza bakabilirsiniz.
Dava sonuçlanıp tazminata hükmedilmesine rağmen işverenin ödeme yapmadığı durumlarda izlenecek icra yolları bulunmaktadır. Bu durumda yapılması gerekenler Tazminatını Alamayan İşçinin Yapacakları yazımızda anlatılmaktadır.
Mahkeme, tanık beyanına dayanan fazla mesai ve UBGT gibi alacaklarda bilirkişi raporunda bulunan miktardan belirli bir oranda indirim uygulayabilir. Bu indirimin hangi hallerde ve ne oranda uygulandığı İşçilik Alacaklarında Hakkaniyet İndirimi yazımızda açıklanmaktadır.
İşçinin haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmesi, tazminat hakkını doğuran ayrı bir yoldur ve hangi hallerin haklı fesih sayıldığı özenle değerlendirilir. Bu hallerin listesi İşçinin Haklı Fesih Sebepleri yazımızda yer almaktadır.
Uygulamada işçilerin en çok yaptığı hata, dava dilekçesinde talep kalemlerini teker teker ve miktarlarıyla belirtmek yerine genel bir ifadeyle yetinmektir. Böyle bir dilekçe mahkeme tarafından kabul edilse bile, bilirkişi incelemesinde hangi kalemin talep edildiği konusunda tereddüt doğurabilir ve yargılamayı uzatabilir.
Bu süreçte deneyimli bir iş avukatından destek almak isterseniz İş Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İş davası açma konusunda detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
İş Davası Açma Süreci Hakkında Sık Sorulan Sorular
İş davası açma sürecinin aşamalarını okuyan pek çok kişi, uygulamada sıkça karşılaşılan şu noktaları da merak etmektedir.
İş davası açmadan önce mutlaka arabulucuya mı gidilir?
Bireysel veya toplu iş sözleşmesinden doğan işçi-işveren alacak, tazminat ve işe iade davalarında arabulucuya başvuru dava şartıdır. Bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir.
İş davası hangi mahkemede açılır?
İş davalarına iş mahkemesi bakar. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla görev yapar, yetkili mahkeme ise işverenin yerleşim yeri veya işin görüldüğü yer mahkemesidir.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa ne olur?
Arabulucu, anlaşmama tutanağı düzenler. İşçi bu tutanağın bir örneğini dava dilekçesine ekleyerek iş mahkemesinde davasını açabilir.
İş davasında avukat tutmak zorunlu mudur?
Avukat tutmak zorunlu değildir, işçi davasını kendisi de takip edebilir. Ancak dilekçe ve delil sunumundaki teknik hususlar nedeniyle uygulamada avukatla takip edilen davalarda usul hatası riski azalmaktadır.
Dava açılırken harç peşin ödenir mi?
İşçilik alacağı davalarında harcın büyük bölümü dava açılışında değil, dava sonunda haklı çıkan tarafça karşı taraftan tahsil edilir. İşe iade davasında ise maktu harç uygulanır.
Referans ve Kaynaklar
[1] 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, madde 3.
[2] 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, madde 7/2 ve madde 8 (işe iade davasında seri yargılama usulü ve bölge adliye mahkemesi kararının kesinliği); 4857 sayılı İş Kanunu, madde 20.
[3] Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2013/26507, K. 2015/758, T. 22.01.2015 — hizmet tespiti davası ile işçilik alacaklarına dair davanın tefrik edilmeden aynı davada hükme bağlanamayacağı, her iki talebin farklı hukuki dayanak ve taraflara sahip olması nedeniyle tefrik edilerek ayrı ayrı incelenmesi gerektiği; bu ayrım yapılmadan verilen kararın bozmayı gerektirdiği.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 26 Temmuz 2026
