Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu

Hizmet Tespit Davası

Av. Kazım Ceylan
28.07.2026

Hizmet tespit davası, işverenin sigorta primini hiç yatırmadığı veya eksik gün üzerinden bildirdiği bir işçinin, o işyerinde fiilen çalıştığı süreyi mahkemeye tespit ettirmesi için açtığı davadır. Dava, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına hiç girmemiş veya eksik girmiş çalışma günlerini resmi hale getirir. Sigortasız ya da eksik günle çalıştırılan işçi bu yolla emeklilik ve diğer sosyal güvenlik haklarını korur.

Hizmet Tespit Davası konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.

Yazı Özeti
  • Davanın amacı: Sigortasız veya eksik bildirilmiş çalışmanın mahkeme kararıyla tespit edilerek SGK kayıtlarına geriye dönük işlenmesini sağlar.
  • Beş yıllık hak düşürücü süre: Dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılmalıdır. Bu süre zamanaşımı değil hak düşürücü süredir, mahkemece resen dikkate alınır.
  • Dava işverene karşı açılır: SGK davalı taraf gösterilmez, ancak dava Kuruma resen ihbar edilir ve karar Kurumu bağlar.
  • Arabuluculuk şartı yoktur: Hizmet tespit davasında arabulucuya başvurmak dava şartı değildir.
  • Feragat edilemez: Sigortalılık statüsü kamu düzenine ilişkin olduğundan işçi bu haktan vazgeçemez.
  • İspat delillerin bütünüyle yapılır: Mahkeme önce yazılı delilleri araştırır, ardından tanık beyanlarını birlikte değerlendirir.

Hizmet Tespit Davası Nedir?

Hizmet tespit davası, bir kişinin belirli bir işyerinde belirli bir dönemde fiilen çalıştığının mahkeme kararıyla saptanmasını sağlayan bir tespit davasıdır. Dava, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesine dayanır.[1] Kanun, prim belgesi verilmeyen veya Kurumca tespit edilemeyen sigortalılara bu başvuru hakkını tanımaktadır.

Mahkemenin verdiği tespit kararı kesinleştikten sonra SGK tarafından resen uygulanır. İşçinin hizmet dökümüne, tespit edilen dönem kadar prim gün sayısı işlenir.

Hizmet tespit davası ile ilgili durumunuza özel bir değerlendirme almak için görüşme öncesinde Avukata Sor sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Hizmet Tespit Davasının Şartları Nelerdir?

Bir hizmet tespit davasının açılabilmesi için birkaç koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir. Aşağıdaki liste bu koşulları özetlemektedir.

  • İşçi ile işveren arasında fiilen bir çalışma ilişkisinin bulunması.
  • Bu çalışmanın, ait olduğu döneme ilişkin aylık prim ve hizmet belgesiyle Kuruma hiç bildirilmemiş ya da eksik gün üzerinden bildirilmiş olması.
  • Çalışmanın Kurumca başka bir yolla (denetim raporu, başka bir belge) zaten tespit edilmemiş olması.
  • Davanın, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıllık süre içinde açılması.

Bu koşullardan biri eksikse dava sonuçsuz kalabilir. Çalışmanın SGK denetmeni raporuyla önceden tespit edildiği bir dönem için ayrıca dava açmaya gerek kalmaz.

Hizmet Tespit Davasının Hukuki Dayanağı Nedir?

Davanın sosyal güvenlik boyutu 5510 sayılı Kanunun 86. maddesinde düzenlenir. İş hukuku boyutunda ise davanın temeli, çalışma ilişkisinin tanımını içeren 4857 sayılı İş Kanunu'nun 8. maddesine dayanır.[2] Bu maddeye göre iş sözleşmesi, işçinin bağımlı olarak iş görmesi ve işverenin buna karşılık ücret ödemesi üzerine kurulan bir sözleşmedir.

Mahkeme hizmet tespit davasında önce bu bağımlılık ilişkisinin gerçekten var olup olmadığını inceler. İlişki kanıtlandıktan sonra çalışılan gün sayısı ve dönem belirlenir.

Hizmet Tespit Davasında Zamanaşımı (Hak Düşürücü Süre) Ne Kadardır?

Hizmet tespit davası açma hakkı, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde kullanılır. Bu süre teknik olarak zamanaşımı değil hak düşürücü süredir, mahkeme tarafından resen dikkate alınır. Uygulamada "zamanaşımı" ifadesi de yaygın kullanılır, sonuç aynıdır: süre geçtikten sonra dava açma hakkı kendiliğinden ortadan kalkar.

Bu sürenin istisnası, işe giriş bildirgesinin hiç verilmediği hallerdir. İşçi için hiçbir işe giriş bildirgesi, prim belgesi veya beyanname verilmemişse, işçi beş yıllık süreye tabi olmadan her zaman dava açabilir. Bu istisna, kayıt dışı istihdamın en ağır biçimini korumasız bırakmamak amacını taşımaktadır.

Hizmet Tespit Davasında İspat Araçları Nelerdir?

Hizmet tespit davasında ispat, tek bir delile değil delillerin birlikte değerlendirilmesine dayanır. Mahkeme önce yazılı delillerin varlığını araştırır, sonrasında tanık delilini değerlendirir. Aşağıdaki tablo bu davada sık kullanılan ispat araçlarını göstermektedir.

Delil Türü Açıklama
Yazılı belgeler Ücret bordrosu, puantaj kaydı, banka dekontu, işyeri yazışmaları
SGK ve resmi kayıtlar İşyeri sicil dosyası, denetmen raporu, vergi dairesi kayıtları
Tanık beyanı İşçinin kendisiyle birlikte çalışan veya komşu işyerinde çalışan kişilerin ifadesi

Yalnızca tanık beyanına dayanan davalarda mahkeme daha ihtiyatlı davranır ve tanığın gerçekliğini ayrıca araştırır. Uygulamada mahkemeler, taraf tanıklarıyla yetinmeyip aynı işyerinde veya komşu işyerlerinde çalışan başka kişileri de dinlemektedir. Yargıtay bu araştırmanın kapsamını şöyle özetlemiştir:[3]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/3223, K. 2008/4, T. 14.01.2008

"Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmanın konusu sürekli mi, kesintili mi olduğu başlangıç ve bitiş tarihleri konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri doğrulanmalı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça işyeri dönem bordrolarında yer alan ve çalışmaları dava konusu süreyi kapsayan çalışanlar dinlenilmeli, gerektiğinde işyeri komşu işyerlerinden kayıt, belge veya zabıta araştırması yolu ile belirlenmiş tanıkların beyanlarına başvurulmalıdır."

Hizmet Tespit Davasından Feragat Edilebilir mi?

Hayır. Sigortalılık statüsü ve buna bağlı hizmet süresinin tespiti, kişinin serbestçe tasarruf edebileceği bir hak değildir; kamu düzenine ilişkindir. Yargıtay bu ilkeyi açıkça ortaya koymuştur:[4]

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/22721, K. 2016/10052, T. 16.06.2016

"Sigortalı olmak, kamu düzenine ilişkin, kişiye bağlı, vazgeçilemez ve kaçınılamaz hak ve yükümlülük doğuran bir hukuksal statü meydana getirmektedir. Kişilerin ve sosyal güvenlik kuruluşlarının bu statünün oluşumundaki rolü, yenilik doğurucu ve iradi bir durum değil, Kanun gereği kendiliğinden oluşan statüyü belirlemekten ibarettir. Dolayısıyla, Sosyal Güvenlik hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 307. maddesi kapsamında feragat olanaksızdır ve açıklanan sigortalılığın ve sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davadan da vazgeçilemez. Davacı ancak... davalının rızası ile davanın takibinden vazgeçebilir veya... davayı takip etmeyerek yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılması ve giderek davanın açılmamış sayılması sonucunu elde edebilir."

Yani işçi, dava sürecinde imzaladığı bir dilekçeyle hizmet tespiti talebinden usulen "feragat ettiğini" beyan etse dahi, mahkeme bu beyanı davayı sona erdiren geçerli bir feragat olarak kabul edemez; en fazla davanın takipsiz bırakılması sonucu doğar ve hak, süresi içinde yeniden dava açılarak her zaman ileri sürülebilir.

Hizmet Tespit Davası Kime Karşı Açılır?

Hizmet tespit davası işverene karşı açılır. Sosyal Güvenlik Kurumu davalı taraf olarak gösterilmez, ancak dava Kuruma resen ihbar edilir ve karar Kurumu bağlar. Yargıtay, bu ihbarın yapılmamasını tek başına bozma nedeni saymaktadır:[5]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/9773, K. 2016/14083, T. 14.11.2016

"6552 sayılı Kanunun 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında feri müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir."

Bu nedenle davada Kurumun feri müdahil sıfatıyla davaya katılımının sağlanmaması, kararın bozulmasına yol açabilecek usuli bir eksikliktir.

Görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.

Hizmet Tespit Davasından Önce Arabuluculuğa Başvurmak Gerekir mi?

Hayır, hizmet tespit davasında arabuluculuğa başvurmak dava şartı değildir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesi zorunlu arabuluculuğu işçi veya işveren alacağı, tazminatı ve işe iade talepleriyle sınırlamaktadır.[6] Hizmet tespit davası bir alacak veya tazminat davası olmadığı, SGK'ya yönelik bir tespit davası niteliği taşıdığı için bu kapsamın dışında kalır.

İşçi, arabulucuya başvurmadan doğrudan iş mahkemesinde dava açabilir. Bu, davanın açılış sürecini diğer işçilik davalarına göre kısaltan bir farktır.

Hizmet Tespit Davası Kazanılırsa Ne Olur?

Dava kazanıldığında mahkeme kararı kesinleşir ve SGK'ya gönderilir. Kurum, tespit edilen döneme ait prim gün sayısını işçinin hizmet dökümüne geriye dönük olarak işler.

Bu primlerin işverenden tahsili SGK tarafından ayrıca yürütülür, işçinin bu aşamada yeni bir dava açmasına gerek kalmaz. Tespit edilen süre, işçinin emeklilik için gereken prim gün sayısına ve sigortalılık süresine eklenir.

Bazı durumlarda işverenin işçiyi SGK'ya hatalı bir çıkış koduyla bildirdiği ortaya çıkar. Böyle bir durumda hizmet tespit davasından ayrı olarak SGK Çıkış Kodu Değiştirme Davası açılması gerekebilir.

Hizmet Tespit Davası Nasıl Açılır?

Dava, işverenin ve varsa tanıkların bilgilerini içeren bir dilekçeyle iş mahkemesine sunulur. Dilekçede çalışılan dönem, görev ve ücret bilgisi somut biçimde belirtilir. Hazır bir dilekçe metnine Hizmet Tespit Davası Dilekçe Örneği yazımızdan ulaşılabilir.

Hizmet tespit davası, iş mahkemesinde görülen diğer davalardan farklı bir hazırlık süreci gerektirir; arabuluculuk aşaması bulunmadığı için doğrudan dava açılışıyla başlar. Sürecin genel işleyişi ve diğer iş davalarıyla karşılaştırması için İş Davası Açma Rehberi Tüm Süreç yazımıza bakabilirsiniz.

Bu süreçte deneyimli bir iş avukatından destek almak isterseniz İş Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Hizmet Tespit Davası konusunda detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Hizmet Tespit Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular

Hizmet tespit davası açmayı düşünen okuyucularımızın en çok sorduğu soruları bu başlıkta topladık.

Hizmet tespit davası kaç yıl içinde açılmalıdır?

Dava, hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren beş yıl içinde açılmalıdır. İşe giriş bildirgesi hiç verilmemişse bu süre sınırı aranmaz.

Hizmet tespit davası SGK'ya karşı mı açılır?

Hayır, dava işverene karşı açılır. SGK davalı gösterilmez, ancak dava Kuruma resen ihbar edilir ve mahkeme kararı Kurumu bağlar.

Hizmet tespit davasında tek delil tanık olabilir mi?

Evet, ancak mahkeme yalnızca tanık beyanına dayanan davalarda tanığın gerçekliğini daha sıkı araştırır. Yazılı delil bulunması ispatı güçlendirir.

Hizmet tespit davası kazanılırsa primler kim tarafından ödenir?

Tespit edilen dönemin primleri SGK tarafından işverenden tahsil edilir. İşçinin bu aşamada ayrıca bir dava açmasına gerek yoktur.

Hizmet tespit davası açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunlu mudur?

Hayır, hizmet tespit davası zorunlu arabuluculuk kapsamına girmez. İşçi doğrudan iş mahkemesinde dava açabilir.

Emekli olduktan sonra hizmet tespit davası açılabilir mi?

Emeklilik başvurusu yapılmadan önce dava açılması önerilir, ancak geçmiş bir dönem için hak düşürücü süre dolmadıysa emeklilik sonrasında da dava açılabilir.

Hizmet tespit davasında hangi mahkeme görevlidir?

Görevli mahkeme iş mahkemesidir. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi, iş mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.


Referans ve Kaynaklar

[1] 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, madde 86.

[2] 4857 sayılı İş Kanunu, madde 8.

[3] Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/3223, K. 2008/4, T. 14.01.2008 — tanık beyanıyla ispatta beyanların inandırıcılığının denetlenmesi, dönem bordrolarındaki ve komşu işyerlerindeki tanıkların da dinlenmesi gerektiği.

[4] Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/22721, K. 2016/10052, T. 16.06.2016 — sigortalılığın kamu düzenine ilişkin vazgeçilemez bir statü olması nedeniyle hizmet tespiti davasından feragat edilemeyeceği.

[5] Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/9773, K. 2016/14083, T. 14.11.2016 — hizmet tespiti davasının SGK'ya resen ihbar edilmesi gerektiği ve feri müdahil sıfatıyla katılan Kurumun tek başına kanun yoluna başvurabileceği.

[6] 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, madde 3.

HUKUKİ DENETİM

Av. Kazım Ceylan Tarih: 28 Temmuz 2026

Bu Makaleyi Paylaş
Avukat Kazım Ceylan
Avukat Kazım Ceylanİstanbul Barosu • Sicil No: 78121

Av. Kazım CEYLAN ve ekibi başta işçi hakları, boşanma, kira, miras ve ceza hukuku olmak üzere birçok alanda çözüm odaklı hukuki destek sunmaktadır.

Bu içerik bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.

Ücretsiz Danışmanlık

Formu gönderdiğinizde, KVKK koşullarını kabul etmiş sayılırsınız.

Randevu
WhatsApp
Ara