Tazminatını alamayan işçinin yapacakları, alacağın hangi belgeye dayandığına göre değişir. Arabuluculukta varılan bir anlaşmaya rağmen işveren ödeme yapmıyorsa ya da mahkeme kararıyla hükmedilen tazminat tahsil edilemiyorsa, işçinin başvurabileceği yol icra takibidir. Bu yazı, hangi durumda ilamlı, hangi durumda ilamsız icra takibinin izleneceğini ve sürecin nasıl işlediğini anlatmaktadır.
Doğru icra yolunun seçilmesi, alacağın ne kadar hızlı tahsil edileceğini doğrudan etkiler.
İcra takibinin dayanağı olan kanunun tam metnine İcra ve İflas Kanunu sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Tazminatını alamayan işçinin yapacakları konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.
- Arabuluculuk anlaşması ilam gücündedir: Taraflarca imzalanan belge, icra edilebilirlik şerhiyle doğrudan takibe konulabilir.
- İlamlı icra yolu izlenir: Mahkeme kararı veya şerhli anlaşma varsa ilamlı icra, yalnızca belge varsa ilamsız icra işletilir.
- Karar kesinleşmeden takip başlatılabilir: İşçilik alacaklarına ilişkin hükümler, kesinleşme beklenmeden icraya konulabilir.
- Faiz ve masraflar takibe eklenir: Gecikme faizi ile icra giderleri borçludan tahsil edilir.
- Ödeme gücü yoksa haciz uygulanır: İcra dairesi işverenin banka hesapları, araçları ve taşınmazları üzerinde haciz işlemi yapar.
- Alacağın kaynağı doğru belirlenmelidir: Hangi tazminata hangi şartlarla hak kazanıldığının tespiti, izlenecek yolu değiştirir.
Arabuluculukta Anlaşılan Tazminat Ödenmezse Ne Yapılır?
Arabuluculukta varılan anlaşma, taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa 6325 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca herhangi bir mahkeme işlemine gerek kalmadan kendiliğinden ilam niteliğinde belge sayılır.[1] Bu durumda işveren ödemeyi yapmazsa işçi doğrudan ilamlı icra takibi başlatabilir.
Anlaşma belgesi yalnızca taraf vekilleri ile arabulucu tarafından imzalanmış, asıllar tarafından imzalanmamışsa belge kendiliğinden ilam niteliği taşımaz. Bu durumda ilamlı icra yoluna gidebilmek için önce arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi istenmesi gerekir.
Yargıtay, yalnızca taraf vekilleri ile arabulucu tarafından imzalanan ve icra edilebilirlik şerhi de bulunmayan bir anlaşma belgesinin ilam niteliğinde sayılamayacağına, bu belgeyle ilamsız icra takibi başlatılmasında hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir.[2] Şerh alınmadan doğrudan ilamsız icra takibi başlatmak, uygulamada zaman kazandıran bir tercih olabilir.
Tazminatını alamayan işçinin yapacakları ile ilgili durumunuza özel bir değerlendirme almak için görüşme öncesinde Avukata Sor sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
İlamlı İcra ile İlamsız İcra Arasındaki Fark
İlamlı ve ilamsız icra, alacaklının elindeki belgenin niteliğine göre birbirinden ayrılan iki farklı takip yoludur. Aşağıdaki tablo, tazminatını alamayan bir işçinin karşılaşabileceği iki yolu karşılaştırmaktadır.
| Özellik | İlamlı İcra | İlamsız İcra |
|---|---|---|
| Dayanak | İlam niteliğindeki anlaşma veya mahkeme kararı | Borç senedi gerekmeyen genel alacak iddiası |
| Borçluya tanınan süre | 7 gün içinde ödeme veya icranın geri bırakılması istemi | 7 gün içinde itiraz hakkı |
| İtiraz imkanı | Sınırlı sebeplerle icranın geri bırakılması istenebilir | Borca ve imzaya itiraz edilebilir, takip kendiliğinden durur |
| Hız | Doğrudan haciz aşamasına geçilir | İtiraz gelirse itirazın kaldırılması veya iptali davası gerekir |
İlamsız icrada borçlunun itiraz etmesi takibi durdurur ve alacaklının ayrıca itirazın iptali ya da kaldırılması yoluna gitmesini gerektirir. Bu da tahsilatı aylarca geciktirebilir. İlamlı icrada ise itiraz imkanı çok daha sınırlı tutulduğundan süreç genellikle daha hızlı ilerler.
Mahkeme Kararıyla Hükmedilen Tazminat Ödenmezse İcra Süreci
Mahkeme işçi lehine tazminata hükmettiğinde bu karar, kesinleşmesi beklenmeden de icraya konulabilir. Para alacaklarına ilişkin ilamlarda kesinleşme şartı aranmaz. İşveren istinaf veya temyiz yoluna başvurmuşsa icranın durdurulmasını ancak hükmedilen tutar kadar teminat yatırarak isteyebilir.[3]
İşçi, kararın kesinleşmesini beklemeden icra dairesine başvurarak ilamlı icra takibi başlatabilir. İcra emri işverene tebliğ edilir ve işveren 7 gün içinde ödeme yapmak ya da icranın geri bırakılmasını istemek zorunda kalır.
İcra emrine süresinde itiraz edilmez ya da icranın geri bırakılması kararı alınmazsa icra dairesi haciz işlemlerine geçer. Bu aşamada işverenin banka hesapları ve taşınır malları üzerine doğrudan haciz konulabilir.
Gecikme Faizi ve İcra Masrafları Kimden Tahsil Edilir?
Tazminat tutarına, ödemenin gecikmesi nedeniyle işleyen faiz de icra takibine dahil edilir. Faizin başlangıç tarihi, arabuluculuk anlaşmasında belirtilen ödeme tarihi ya da mahkeme kararında gösterilen tarihtir. Anlaşmada bir tarih belirtilmemişse uygulamada son tutanağın düzenlendiği tarih esas alınır.
İcra takibi sırasında ortaya çıkan harç ve masraflar da kural olarak borçlu işverenden tahsil edilir. İşçi, icra takibini başlatırken ödediği harç ve masrafları, takip sonunda tahsil edilen tutardan işverene rücu ettirebilir.
İşverenin Ödeme Gücü Olmaması Durumunda Yapılacaklar
İşverenin haciz sırasında ödeme yapacak malvarlığı bulunmazsa icra dairesi, işverenin banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine haciz koyabilir. İşçi, işverenin malvarlığını elden çıkarma ihtimaline karşı dava veya icra takibinden önce ihtiyati haciz kararı da isteyebilir.
İşverenin iflasına karar verilmesi halinde işçi alacakları, sıra cetvelinde imtiyazlı alacak sayılır ve diğer bazı alacaklardan önce sıraya girer.[4] İşverenin ödeme aczine düşmesi halinde işçinin ödenmeyen son üç aylık ücret alacağı, belirli şartlarla Ücret Garanti Fonu'ndan karşılanabilir. Ancak bu fon yalnızca ücret alacağını kapsar, kıdem veya ihbar tazminatını kapsamaz.[5]
Uygulamada işverenin gerçekten aciz halinde olduğu dosyalarda tahsilat süreci aylarca uzayabilmektedir. Bu tür dosyalarda haciz edilebilir bir malvarlığının önceden araştırılması, icra takibinin sonuç verip vermeyeceği konusunda gerçekçi bir beklenti oluşturur.
Tazminat Alacağının Kaynağına Göre İzlenecek Diğer Adımlar
Tazminatını alamayan işçinin önce hangi şartlarla tazminata hak kazandığını doğru tespit etmesi gerekir. Özel sektör çalışanları için aranan şartlar Özel Sektörde Tazminat Alma Şartları yazımızda anlatılmaktadır.
İcra takibinden önce işverene ihtarname göndermek, alacağın istendiğini belgelemek ve faizin başlangıcını netleştirmek açısından faydalıdır. İhtarnamenin hangi hallerde gerekli olduğu İhtarname Nedir ve Örnekleri yazımızda anlatılmaktadır.
Henüz arabuluculuk aşamasına geçmemiş bir tazminat talebinde başvurunun nereye ve nasıl yapılacağı Arabuluculuk Başvurusu Nasıl Yapılır yazımızda, dava açmadan icraya kadar geçen tüm sürecin akışı ise İş Davası Açma Rehberi Tüm Süreç yazımızda anlatılmaktadır.
Bu süreçte deneyimli bir iş avukatından destek almak isterseniz İş Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Tazminatını alamayan işçinin yapacakları konusunda detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Tazminatını Alamayan İşçinin Yapacakları Hakkında Sık Sorulan Sorular
Tazminatını tahsil edemeyen işçilerin en çok sorduğu soruları bu başlıkta yanıtladık.
Arabuluculukta anlaşılan tazminat ödenmezse doğrudan icraya gidilebilir mi?
Evet. Anlaşma belgesi taraflar, avukatları ve arabulucu tarafından birlikte imzalanmışsa doğrudan ilamlı icra takibi başlatılabilir, imzalanmamışsa önce sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi istenmesi gerekir.
İlamlı icra ile ilamsız icra arasındaki temel fark nedir?
İlamlı icra ilam niteliğindeki bir belgeye dayanır ve borçlunun itiraz imkanı sınırlıdır. İlamsız icrada ise borçlu 7 gün içinde borca veya imzaya itiraz ederek takibi kendiliğinden durdurabilir.
Mahkeme kararı kesinleşmeden icra takibi başlatılabilir mi?
Evet. Para alacaklarına ilişkin mahkeme kararlarında kesinleşme şartı aranmaz, işçi kararın kesinleşmesini beklemeden ilamlı icra takibi başlatabilir.
İşverenin ödeme gücü yoksa işçi alacağını nasıl tahsil eder?
İcra dairesi işverenin banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine haciz koyabilir. İşçi ayrıca ihtiyati haciz talep ederek malvarlığının elden çıkarılmasını önleyebilir.
İşveren iflas ederse işçi tazminatını alabilir mi?
İşçi alacakları iflas sıra cetvelinde imtiyazlı alacak sayılır ve diğer bazı alacaklardan önce sıraya girer, ancak tahsilat işverenin mevcut malvarlığı ile sınırlıdır.
Ücret Garanti Fonu kıdem tazminatını da karşılar mı?
Hayır. Ücret Garanti Fonu yalnızca işverenin ödeme aczine düştüğü hallerde işçinin ödenmeyen son üç aylık ücret alacağını karşılar, kıdem veya ihbar tazminatı bu fonun kapsamı dışındadır.
Referans ve Kaynaklar
[1] 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, madde 18.
[2] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/12111, K. 2022/11575, T. 10.10.2022 — yalnızca vekiller ve arabulucu tarafından imzalanıp şerh alınmamış anlaşma belgesinin ilam sayılmayacağı, bu belgeyle ilamsız takip yapılabileceği.
[3] 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, madde 36.
[4] 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, madde 206.
[5] 4857 sayılı İş Kanunu, madde 33.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 27 Temmuz 2026
