Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu

İş Kazası Tazminatı Davası

Av. Kazım Ceylan
05.08.2026

İş kazası tazminatı davası, bir işçinin iş kazası geçirmesi veya iş kazası sonucu hayatını kaybetmesi halinde işverenin kusuruna dayanan maddi ve manevi tazminatın iş mahkemesinden talep edildiği hukuki süreçtir. Davanın açılabilmesi için olayın SGK tarafından iş kazası olarak tescil edilmiş olması gerekir. Maluliyet iddiasına dayanan davalarda SGK Sağlık Kurulu'nun belirlediği sürekli iş göremezlik oranı da davanın temel dayanaklarından biridir.

Bu rehberde davanın hangi şartlarda açılabileceği, hangi mahkemede ve kime karşı görüleceği, ispat ile bilirkişi sürecinin nasıl işlediği anlatılmaktadır. Talep edilebilecek tazminat kalemlerinin hesaplanma yöntemi ayrı bir başlıkta ele alınmaktadır.

İş kazası tazminatı davası konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.

Yazı Özeti
  • Kaza tanımı kanunda sayılıdır: Olayın iş kazası sayılması için 5510 sayılı Kanun m. 13'te belirtilen hallerden birine girmesi gerekir.
  • İşverenin sorumluluğu geniştir: İş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini almakla yükümlü olan işveren, bu yükümlülüğü ihlalinden doğan zarardan sorumlu tutulur.
  • Maddi ve manevi tazminat istenebilir: Ölüm hâlinde yakınlar destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilir.
  • İşçinin kusuru hakkı kaldırmaz: Kusur oranı yalnızca hükmedilecek tutarı etkiler, dava hakkını ortadan kaldırmaz.
  • SGK tescili ön şarttır: Dava öncesinde kazanın SGK nezdinde iş kazası olarak tescil edilmiş olması gerekir.
  • Dava iş mahkemesinde açılır: Davalı işverendir, kaza alt işveren işçisinde meydana gelmişse asıl işveren de birlikte sorumlu tutulabilir.
  • Belirsiz alacak davası tercih edilir: Zararın gerçek tutarı bilirkişi incelemesiyle netleştiğinden dava çoğunlukla bu türde açılır.

İş Kazası Sayılan Haller Nelerdir?

Bir olayın iş kazası sayılması, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirlenen hallerden birine girmesine bağlıdır.[1] Kanun bu halleri, sigortalının çalışma düzenindeki farklı anları kapsayacak biçimde geniş tutmuştur.

  • Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelen olaylar
  • İşveren tarafından yürütülen iş nedeniyle işyeri dışında görevlendirildiği sırada meydana gelen olaylar
  • Emziren kadın işçinin çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda meydana gelen olaylar
  • İşverence sağlanan taşıtla işyerine gidiş-geliş sırasında meydana gelen olaylar

Bu hallerden birinde meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren her olay iş kazası sayılır. SGK bir olayı iş kazası olarak kabul etmezse önce bu ret kararına karşı iş kazasının tespiti davası açılması gerekir. Tazminat davası, tespit netleşmeden sonuçlandırılamaz.

İş kazası tazminatı davası ile ilgili durumunuza özel bir değerlendirme almak için görüşme öncesinde Avukata Sor sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

İşverenin İş Kazasından Doğan Hukuki Sorumluluğu

İşveren, çalıştırdığı işçinin sağlığını ve güvenliğini korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile somut önlemlere bağlanmıştır.[2] İşyerinde risk değerlendirmesi yapılmaması, koruyucu ekipman sağlanmaması veya işçinin yeterince eğitilmemesi, kusur tespitinde işveren aleyhine değerlendirilir.

İşverenin sorumluluğu, iş sözleşmesinden doğan gözetim borcunun ihlaline dayanır. Kaza tamamen önlenemez bir mücbir sebepten kaynaklanmadıkça işveren kusuru oranında sorumlu tutulur. Kazanın SGK'ya bildirimi de işverenin yükümlülüklerindendir. Bu bildirimin usulü İş Kazası Bildirimi Nasıl Yapılır yazımızda ayrıca anlatılmaktadır.

Talep Edilebilecek Tazminat Kalemleri

İş kazası geçiren işçi veya ölüm halinde yakınları, işverenden maddi ve manevi tazminat talep edebilir. Maddi tazminat, kalıcı maluliyet veya ölüm nedeniyle azalan kazanma gücüne karşılık gelirken, manevi tazminat kazanın yol açtığı acı ve yaşam kalitesindeki bozulmayı karşılar.

Tutar belirlenirken kusur oranı ve SGK'nın bağladığı gelirin peşin sermaye değeri de hesaba katılır. Kalemlerin hesaplanma yöntemi ve özgün bir örnek hesap için İş Kazası Tazminatı Hesaplama rehberimize bakabilirsiniz.

Bu mahsup işleminde hangi tarihli peşin sermaye değerinin esas alınacağı önemlidir; Yargıtay, mükerrer yararlanmayı önlemek için hüküm tarihine en yakın tarihteki artışları da kapsayan son peşin sermaye değerinin indirilmesi gerektiğini vurgular:[3]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/5557, K. 2008/18527, T. 01.12.2008

"Zarar hesabının Sosyal Güvenlik Kurumunca bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan artışlar nazara alınarak hesaplanan tüm peşin sermaye değeri düşülmek suretiyle yapılması gerektiğinin kabulü gerekir. Aksi takdirde... zarardan bağlanan gelirin hüküm tarihine en yakın tarihteki artışlar nazara alınarak hesaplanan peşin sermaye değeri düşülmediği takdirde sigortalı veya hak sahipleri aynı zarar için hem işverenden tazminatın tümünü almak hem de kurumdan gelir almak yoluyla... mükerrer yararlanma durumuna gelecektir."

Maddi ve manevi tazminatın hangi zararı karşıladığını yan yana gösteren şema
Maddi Tazminat İle Manevi Tazminatın Karşılaştırması

İşçinin Kusuru Tazminat Talebini Ortadan Kaldırır mı?

İşçinin kazanın oluşumunda payı bulunması, dava açma hakkını ortadan kaldırmaz. İşveren ile işçi arasındaki kusur paylaşımı yalnızca talep edilebilecek tazminat tutarını etkiler, rapor oranına göre işverenden istenecek meblağ küçülür. Kusurun tamamen işçide olduğu, işverenin hiçbir ihmalinin bulunmadığının bilirkişi raporuyla kanıtlandığı istisnai olaylarda mahkeme talebi reddedebilir.

Uygulamada bu tür ret kararları seyrek görülür. İşverenin gözetim ve denetim yükümlülüğü, çoğu olayda en azından kısmi bir kusur payı doğurur. Kusur oranının nasıl belirlendiği ve tarafların payının hesaplandığı yöntem İş Kazasında Kusur Durumları yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Dava Açmadan Önce Yerine Getirilmesi Gereken Şartlar

Tazminat davası açılmadan önce iş kazasının SGK nezdinde tescil edilmiş olması, sürecin ön şartıdır. Sürekli iş göremezlik iddiası varsa, SGK Sağlık Kurulu'nun maluliyet oranını belirlemiş olması da dava açılmadan önce beklenen bir aşamadır. Bu rapor sürecine dair ayrıntı İş Göremezlik Raporu yazımızdadır.

Dava açılmadan önce kaza tutanağı, SGK'nın iş kazası bildirim kaydı, sağlık raporları ve varsa görgü tanıklarının bilgileri toplanır. Bu belgeler, dava sürecindeki bilirkişi incelemesinin sağlıklı yürümesi için mahkemeye ilk aşamada sunulur.

İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk dava şartı değildir. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin üçüncü fıkrası, işçi ve işveren alacaklarında aranan zorunlu arabuluculuk şartını bu davalar bakımından uygulama dışı bırakmıştır.[4]

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, madde 3/3

"İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davaları hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz."

Bu istisna sayesinde iş kazası tazminatı davası doğrudan iş mahkemesinde açılabilir. Kıdem tazminatı veya işçi alacağı gibi taleplerde zorunlu olan arabuluculuk süreci burada aranmaz.

Aşağıdaki tablo, iş kazası tazminatı davasını diğer bazı iş uyuşmazlıklarıyla arabuluculuk şartı bakımından karşılaştırmaktadır.

Dava Türü Arabuluculuk Dava Şartı
İş kazası/meslek hastalığı tazminatı, tespit ve rücu davası Aranmaz
Kıdem ve ihbar tazminatı, işçi alacağı davası Aranır
İşe iade davası Aranır

Dava Hangi Mahkemede ve Kime Karşı Açılır?

Dava iş mahkemesinde açılır. Davalı taraf işverendir. Kaza bir alt işverenin (taşeronun) işçisinde meydana gelmişse asıl işveren ile alt işveren birlikte davalı gösterilir ve müteselsilen sorumlu tutulur.

Yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri, kazanın meydana geldiği yer veya zarar gören işçinin kendi yerleşim yeri iş mahkemesidir. İşçi lehine tanınan bu seçenek, davanın işçinin bulunduğu yerde açılmasına imkan tanır.

Asıl işveren ile alt işveren arasındaki sözleşmede tazminat sorumluluğunun alt işverene bırakılmış olması da işçiyi bağlamaz; işçi bu müteselsil sorumluluk gereği asıl işverene, alt işverene veya ikisine birden dava açabilir:[5]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/19164, K. 2016/12034, T. 03.10.2016

"Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2.maddesinin 6.fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle... alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler. Öte yandan asıl işveren ile alt işveren arasında yapılan sözleşme ile iş kazası veya meslek hastalığına bağlı maddi ve manevi tazminat sorumluluğunun alt işverene ait olduğunun kararlaştırılması; bu sözleşmenin tarafı olmayan işçi veya mirasçıları da bağlamaz."

İşverenin bu tür kazalara karşı mali sorumluluk sigortası bulunuyorsa, sigorta şirketi de davaya taraf gösterilebilir. Poliçe teminatı, işverenin kendi ödeme gücünden bağımsız ayrı bir güvence sağlar.

İş kazası davasında görevli mahkemeyi, davalı tarafı ve yetkili yeri özetleyen şema
İş Mahkemesi, Davalı Taraf ve Yetkili Yer

Dava Belirsiz Alacak Davası Olarak mı Açılır?

Dava açılırken zararın gerçek tutarı çoğunlukla bilinmez, çünkü bu tutar ancak bilirkişi incelemesinden sonra netleşir. Bu nedenle iş kazası tazminatı davası, uygulamada genellikle belirsiz alacak davası olarak açılır ve talep, bilirkişi raporu alındıktan sonra ıslah yoluyla kesin tutara yükseltilir.

Dava Süreci: Bilirkişi İncelemesi ve Süre

Dava açıldıktan sonra mahkeme, ön inceleme duruşmasında tarafları ve delilleri belirler. Ardından işverenin iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini incelemesi için uzman bir bilirkişi heyeti görevlendirir.

Bu heyet işçinin ve işverenin kusur oranını belirler. Kusur raporu tamamlandıktan sonra tazminat tutarının hesaplanması için ayrıca aktüerya bilirkişisi görevlendirilir.

Uygulamada bilirkişi incelemeleri ve itiraz süreçleri nedeniyle bir iş kazası tazminatı davası, ilk derece mahkemesinde ortalama bir buçuk ila üç yıl sürebilir. Taraflardan biri kusur veya hesap raporuna itiraz ederse süre daha da uzar.

Mahkeme, bilirkişi raporlarının yanında tanık beyanlarını ve gerektiğinde kaza yerinde keşif yapılmasını da delil olarak değerlendirir. İşyerindeki kamera kayıtları, İSG kurulu tutanakları ve varsa idari para cezası kararları da dosyaya delil olarak sunulabilir.

Dava açılırken harç, talep edilen tazminat tutarı üzerinden nispi olarak hesaplanır. Bilirkişi raporuyla zarar miktarı netleştikten sonra talep genellikle ıslah edilerek harç farkı tamamlanır. Dava kazanılırsa yargılama gideri ve avukatlık ücreti karşı taraftan tahsil edilir.

Ön incelemeden kusur ve hesap bilirkişisine uzanan yargılama adımlarını gösteren şema
Dava Sürecinin Dört Temel Aşaması

Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

İş kazası tazminatı davası, olay tarihinden itibaren belirli bir süre içinde açılmalıdır. Bu süre dolduktan sonra açılan davalar zamanaşımı definiyle reddedilebilir.[6] Sürenin hesaplanması, başlangıcı ve kesilme halleri İş Kazası Davası Zamanaşımı Süresi yazımızda ayrıntılı olarak işlenmektedir.

Kazaya yol açan eylem aynı zamanda taksirle yaralama veya taksirle öldürme gibi bir suç oluşturuyorsa, bu genel süre değil, o suç için Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı süresi uygulanır. Yargıtay bu ayrımı istikrarlı biçimde vurgulamaktadır:[7]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/11412, K. 2017/4201, T. 22.05.2017

"İş kazası tarihinde geçerli olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 60/2 maddesine göre eylem aynı zamanda suç oluşturuyorsa artık o suç için öngörülen ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı hükmü mevcuttur. Olayımızda zararlandırıcı sigorta hadisesinin aynı zamanda suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nun 85. maddesinde belirtilen 'Taksirle Öldürme' suçunu oluşturduğu ve aynı kanunun 66/1-d maddesinde belirtilen ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, işbu zamanaşımı süresinin ise '15' yıl olduğu açıktır."

Bu ayrım pratikte önem taşır: kazanın ölüm veya ağır yaralanmayla sonuçlandığı, işveren hakkında taksirle öldürme/yaralama nedeniyle ceza soruşturması yürütülen olaylarda, tazminat davası için işçinin veya yakınlarının aleyhine görünen genel 10 yıllık süre değil, ceza kanunundaki daha uzun süre (olayın ağırlığına göre 8-15 yıl) esas alınabilir.

Bu süreçte deneyimli bir iş avukatından destek almak isterseniz İş Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

İş kazası tazminatı sürecinizle ilgili detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

İş Kazası Tazminatı Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular

İş kazası tazminatı davası açmadan önce işçilerin ve yakınlarının en çok merak ettiği noktaları bu başlıkta derledik.

İş kazası tazminatı davası açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu mu?

Hayır. İş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanan tazminat, tespit ve rücu davaları 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zorunlu arabuluculuk kapsamı dışındadır. Dava doğrudan iş mahkemesinde açılabilir.

SGK olayı iş kazası olarak kabul etmezse ne yapılmalı?

SGK'nın ret kararına karşı önce iş kazasının tespiti davası açılması gerekir. Tespit kesinleşmeden tazminat davası sonuçlandırılamaz, bu nedenle iki dava genellikle birlikte veya art arda yürütülür.

İşçinin kusuru olsa da tazminat davası açılabilir mi?

Evet. İşçinin kusurlu olması dava açma hakkını ortadan kaldırmaz, yalnızca işverenden istenebilecek tazminat tutarını işverenin kusur oranıyla sınırlar.

Dava kime karşı açılır, alt işveren de davalı olur mu?

Dava işverene karşı açılır. Kaza taşeron işçisinde meydana gelmişse asıl işveren ile alt işveren birlikte davalı gösterilir ve tazminattan müteselsilen sorumlu tutulur.

Dava açmadan önce SGK'dan maluliyet oranı alınmış olması şart mı?

Sürekli iş göremezlik iddiasına dayanan davalarda SGK Sağlık Kurulu'nun belirlediği maluliyet oranı davanın temel dayanaklarından biridir. Oran henüz belirlenmemişse mahkeme bu tespitin tamamlanmasını bekleyebilir.

İş kazası tazminatı davası ne kadar sürede sonuçlanır?

Bilirkişi incelemeleri nedeniyle ilk derece mahkemesinde ortalama bir buçuk ila üç yıl sürmektedir. Kusur veya hesap raporuna itiraz edilmesi süreci uzatabilir.

Tazminat davasıyla SGK'nın rücu davası aynı dava mıdır?

Hayır. İşçinin açtığı tazminat davası ile SGK'nın işverene karşı açtığı rücu davası, farklı taraflar arasında yürüyen birbirinden bağımsız iki ayrı süreçtir.

Dava kazanılırsa avukatlık ücreti ve harç kim tarafından karşılanır?

Dava lehe sonuçlanırsa yargılama gideri ve karşı taraf vekalet ücreti, davayı kaybeden işverenden tahsil edilir. Dava açılırken yatırılan nispi harç, bilirkişi raporuna göre yapılan ıslahla birlikte tamamlanır.


Referans ve Kaynaklar

[1] 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu madde 13 (iş kazası tanımı ve iş kazası sayılan haller).

[2] 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu (işverenin risk değerlendirmesi, önlem alma ve eğitim yükümlülükleri).

[3] Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/5557, K. 2008/18527, T. 01.12.2008 — tazminattan, SGK gelirinin hüküm tarihine en yakın tarihteki artışları da kapsayan peşin sermaye değerinin indirilmesi gerektiği.

[4] 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu madde 3, üçüncü fıkra ve madde 6, üçüncü fıkra (arabuluculuk istisnası ve iş kazası tazminatı davalarında yetkili mahkeme).

[5] Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2015/19164, K. 2016/12034, T. 03.10.2016 — asıl işverenin alt işveren işçisinin iş kazası zararından müteselsilen sorumlu olduğu ve taraflar arasındaki sorumluluk sözleşmesinin işçiyi bağlamayacağı.

[6] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 146 (kanunda aksine hüküm yoksa uygulanan genel zamanaşımı süresi, 10 yıl).

[7] Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2016/11412, K. 2017/4201, T. 22.05.2017 — iş kazası aynı zamanda taksirle öldürme suçu oluşturuyorsa tazminat davasında genel süre değil ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı.

HUKUKİ DENETİM

Av. Kazım Ceylan Tarih: 5 Ağustos 2026

Bu Makaleyi Paylaş
Avukat Kazım Ceylan
Avukat Kazım Ceylanİstanbul Barosu • Sicil No: 78121

Av. Kazım CEYLAN ve ekibi başta işçi hakları, boşanma, kira, miras ve ceza hukuku olmak üzere birçok alanda çözüm odaklı hukuki destek sunmaktadır.

Bu içerik bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.

Ücretsiz Danışmanlık

Formu gönderdiğinizde, KVKK koşullarını kabul etmiş sayılırsınız.

Randevu
WhatsApp
Ara