Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu

İş Davalarında Yetkili ve Görevli Mahkeme

Av. Kazım Ceylan
•
21.09.2026

Bir iş davası açılırken sorulacak ilk soru, davanın hangi mahkemede görüleceğidir. İş davalarında yetkili ve görevli mahkeme, iki ayrı kavramı ifade eder: görev, davaya hangi tür mahkemenin bakacağını gösterirken yetki, o mahkemenin hangi şehirde veya ilçede olacağını belirler. Bu ayrımı yanlış kurmak, davanın usulden reddi veya gereksiz zaman kaybı gibi sonuçlar doğurabilir.

Görevli mahkeme kural olarak iş mahkemesidir ve bu konuda dava türleri arasında ciddi bir farklılık yoktur. Yetkili mahkemenin tespiti ise davanın kime karşı açıldığına, işyerinin nerede bulunduğuna ve bazı durumlarda birden fazla şubenin varlığına göre değişir.

İş davalarında yetkili ve görevli mahkeme konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.

Yazı Özeti
  • İş davalarında yetkili ve görevli mahkeme 7036 sayılı Kanun'a göre iş mahkemesidir, yetki ise işverenin yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yere göre belirlenir.
  • Mahkemenin kurulmadığı yerlerde davaya asliye hukuk mahkemesi aynı usulle bakar.
  • 2026'da dava değeri 50.000 TL'yi geçmeyen işçilik alacağı kararı kesindir, 682.000 TL'yi aşmayan istinaf kararı temyiz edilemez.
  • Toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan davalar iki ay içinde sonuçlandırılır ve yalnızca istinafa gidilebilir.
İçindekiler9 başlık
  1. Görevli Mahkeme Kavramı ve İş Mahkemesinin Yetki Alanı
  2. Dava Türüne Göre Görevli Mahkeme Farklılıkları
  3. Yetkili Mahkemenin Tespiti
  4. Birden Fazla İşyeri veya Şubesi Bulunan İşverenlerde Yetkili Mahkeme
  5. Yetki İtirazının İleri Sürülmesi ve Sonuçları
  6. Dava Türüne Göre Görevli ve Yetkili Mahkeme Özeti
  7. Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerinde Yetki
  8. Zorunlu Arabuluculuk Sonrası Dava Açılacak Yer
  9. İş Davalarında Yetkili ve Görevli Mahkeme Hakkında Sık Sorulan Sorular

Görevli Mahkeme Kavramı ve İş Mahkemesinin Yetki Alanı

Görev, bir uyuşmazlığa hangi mahkeme türünün bakacağını belirleyen kamu düzenine ilişkin bir kavramdır ve taraflarca değiştirilemez. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesine göre iş mahkemeleri, 4857 sayılı İş Kanunu'na veya Türk Borçlar Kanunu'nun hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasındaki iş ilişkisinden doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu veya İŞKUR'un taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik uyuşmazlıklarına bakar.[1] İdari para cezalarına yapılan itirazlar bu kapsamın dışındadır.

İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde, bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere o yerdeki asliye hukuk mahkemesi, 7036 sayılı Kanun'daki usul ve esaslara göre bakar.[2] Bu durumda mahkemenin adı değişse de uygulanan yargılama usulü ve dava şartları aynı kalır.

İş mahkemesinin görev alanını ve iş mahkemesi olmayan yerlerdeki kuralı özetleyen kart
İş Mahkemesinin Görev Alanı

Dava Türüne Göre Görevli Mahkeme Farklılıkları

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai gibi bireysel işçilik alacaklarını konu alan davalarda görevli mahkeme her zaman iş mahkemesidir. Bu alacakların hangileri olduğu Feshe Bağlı İşçilik Alacakları yazımızda toplanmıştır. Toplu iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda ise kanun, bazı özel yetki ve görev kuralları öngörmüştür.

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'na göre işletme toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranan niteliğe sahip olup olmadığına ilişkin uyuşmazlıklar, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede karara bağlanır.[3] Uygulanmakta olan bir toplu iş sözleşmesinin yorumundan doğan uyuşmazlıklarda ise sözleşmenin tarafları dava açabilir ve mahkeme bu davayı en geç iki ay içinde sonuçlandırmak zorundadır.[4] Bu tür TİS davalarında verilen kararlar 7036 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca temyiz edilemez, yalnızca istinaf yoluna gidilebilir.[5]

Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi bireysel işçilik alacağı davalarında ise kanun yolu, TİS davalarından farklı bir sınıra bağlıdır. Dava konusu tutar 2026 yılı için 50.000 TL'yi geçmiyorsa ilk derece mahkemesi kararı kesindir, istinafa gidilemez.[6] Bu sınırı aşan davalarda istinaf mümkündür, ancak bölge adliye mahkemesi kararı 2026 yılı için 682.000 TL'yi aşmayan alacaklarda kesinleşir ve temyiz yolu kapanır.[7]

Sendika yetki tespitine yapılan itirazlar da genel işçilik alacağı davalarından farklı işler. İtiraz, yetki belgesinin tebliğinden itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapılır ve mahkeme bu itirazı hızlandırılmış bir usulle sonuçlandırır.[8] Hizmet tespit davası gibi SGK'ya karşı açılan davalar da iş mahkemesinde görülür, ancak bu davalarda zorunlu arabuluculuk aranmaz.

Yetkili Mahkemenin Tespiti

7036 sayılı Kanun'un 6. maddesi, iş mahkemelerinde açılacak davalarda yetkili mahkemeyi iki seçenekle sınırlar: davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ve işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi.[9] İşçi bu iki seçenekten dilediğini tercih edebilir, davayı işverenin merkezinin bulunduğu yerde açmak zorunda değildir.

Davalı birden fazla ise bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. İş kazasından doğan tazminat davalarında bu seçenekler genişler: kazanın veya zararın meydana geldiği yer ile zarar gören işçinin kendi yerleşim yeri mahkemesi de yetkili sayılır. Bu davanın açılış usulü İş Kazası Tazminatı Davası yazımızda ele alınmaktadır.

İş davalarında ve iş kazası davalarında yetkili mahkeme seçeneklerini gösteren şema
7036 Sayılı Kanun 6. Maddeye Göre Yetkili Mahkemeler

Birden Fazla İşyeri veya Şubesi Bulunan İşverenlerde Yetkili Mahkeme

Ülke genelinde birden fazla şubesi bulunan bir işverene karşı açılacak davada, "işin veya işlemin yapıldığı yer" ifadesi işçinin fiilen görev yaptığı şubeyi işaret eder. Merkez ofisin bulunduğu şehir değil, işçinin gerçekte çalıştığı ve iş ilişkisinin yürütüldüğü şube esas alınır.

Bu kural, işçinin kariyeri boyunca farklı şubelere nakledildiği durumlarda önem kazanır. İşçi, davasını son çalıştığı şubenin bulunduğu yerde açabileceği gibi işverenin (şirketin) kayıtlı yerleşim yerinde de açabilir, iki seçenek arasında serbestçe tercih yapar.

Yargıtay, davalı şirketin merkezi başka bir ilde olsa da işçinin bu tercih hakkını kullanarak şirketin şubesinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesinde dava açabileceğini bir kararında şöyle açıklamıştır:[10]

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/12574, K. 2024/3221, T. 18.03.2024

"7036 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinde belirtilen yetki kuralı kamu düzenine ilişkin olup öngörülen yetkili mahkemelerden birini tercih hakkı işçiye aittir. Davacı işçinin kanuni yetkili mahkeme dışında başka bir yer mahkemesinde dava açması tercih hakkını ortadan kaldırmayacağı gibi bu seçim hakkının işverene geçmesi sonucunu da doğurmaz. Başka bir anlatımla seçimlik hak işçide olup, davacı işçinin beyanı doğrultusunda dosyanın yetkili iş mahkemesine gönderilmesi gerekir. Dosya kapsamından, davalı şirketin şubesinin adresinin .../İstanbul olduğu, bu adresin de İstanbul Anadolu İş Mahkemelerinin yargı alanında kaldığı, davacının seçimlik hakkını kullanarak yetkili olan davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açtığı anlaşılmaktadır."

Uygulamada işverenler, davanın kendi merkezlerinin bulunduğu büyük şehirde görülmesini tercih eder ve bu yönde yetki itirazında bulunabilir. Ancak işçinin fiilen çalıştığı şubeyi gösteren bordro, SGK kaydı veya iş sözleşmesi gibi belgeler, işçinin tercih ettiği yerin de kanuna uygun olduğunu kanıtlamaya yeter.

Yetki İtirazının İleri Sürülmesi ve Sonuçları

İş mahkemelerinin yetkisi, 7036 sayılı Kanun'un 6. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kesin niteliktedir. Bu maddeye aykırı yetki sözleşmeleri geçersiz sayılır.[11] Kesin yetki hallerinde mahkeme, yetkisizliği davanın her aşamasında kendiliğinden gözetebilir ve taraflar da bu itirazı süreye bağlı olmaksızın ileri sürebilir.

Yetkiye itiraz, uygulamada davalı tarafından cevap dilekçesinde ve yetkili mahkeme gösterilerek ileri sürülür. Ancak iş mahkemesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olduğundan, itiraz cevap süresinde yapılmamış olsa bile mahkeme yetkisizliği kendiliğinden gözetir. Sonradan yapılan itiraz, teknik anlamda bir itiraz değil, mahkemeye bu konuyu hatırlatma niteliğindedir.[12]

Mahkeme yetki itirazını yerinde bulursa yetkisizlik kararı verir. Taraflardan biri bu kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmezse dava açılmamış sayılır.

İş davasında yetki itirazından yetkisizlik kararına ve dosyanın gönderilmesine uzanan akış
Yetki İtirazından Yetkisizlik Kararına Süreç

Dava Türüne Göre Görevli ve Yetkili Mahkeme Özeti

Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan dava türlerinde görevli ve yetkili mahkemeyi özetlemektedir.

Dava Türü Görevli Mahkeme Yetkili Mahkeme
İşçilik alacağı, kıdem/ihbar tazminatı İş mahkemesi (yoksa asliye hukuk mahkemesi) İşverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer
İşe iade davası İş mahkemesi İşverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer
İş kazası tazminatı İş mahkemesi Yukarıdakilere ek olarak kazanın olduğu yer ve işçinin yerleşim yeri
Hizmet tespit davası (SGK'ya karşı) İş mahkemesi SGK'nın veya işverenin yerleşim yeri
TİS yorumundan doğan uyuşmazlık İş mahkemesi Sözleşme tarafının yerleşim yeri
İşletme TİS niteliği uyuşmazlığı İş mahkemesi İşletme merkezinin bulunduğu yer

Tablo genel eğilimi gösterir. Her davanın kendine özgü tarafları ve olay örgüsü, somut olayda yetkili yerin ayrıca değerlendirilmesini gerektirir.

İş davalarında yetkili ve görevli mahkeme konusunda detaylı bilgi için Avukata Sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yabancılık Unsuru Taşıyan İş Sözleşmelerinde Yetki

Taraflardan birinin yabancı olduğu veya işin yurt dışında ifa edildiği iş sözleşmelerinde yetkili mahkeme, 7036 sayılı Kanun'a göre değil, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 44. maddesine göre belirlenir. Bu madde, işçiyi koruma amacıyla işçinin işini mutat olarak yürüttüğü Türkiye'deki yer mahkemesini yetkili kılar ve bu yetki tarafların anlaşmasıyla ortadan kaldırılamaz. Yabancılık unsuru taşıyan iş sözleşmelerine hangi ülke hukukunun uygulanacağı ayrı ve daha geniş bir konu olduğundan burada yalnızca yetki boyutuna değinilmiştir.

Zorunlu Arabuluculuk Sonrası Dava Açılacak Yer

İşçi ve işveren alacağı, tazminat ve işe iade taleplerinde arabulucuya başvuru dava şartı olduğundan, dava açılmadan önce arabuluculuk aşaması işletilir.[13] 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesinin beşinci fıkrasına göre arabuluculuk başvurusu, karşı tarafın (işverenin) yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabuluculuk dahil sürecin ne kadar sürdüğü İş Davaları Ne Kadar Sürer? yazımızdadır.

Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa işçi, davasını mutlaka arabuluculuk başvurusunu yaptığı yerde açmak zorunda değildir. Dava, 6. maddedeki genel yetki kurallarına göre işverenin yerleşim yeri veya işin yapıldığı yer mahkemesinde açılabilir. Bu iki seçenek arabuluculuk aşamasından bağımsız olarak işler.

İşçinin yetkili mahkeme seçiminde sahip olduğu seçenekler şu şekilde sıralanabilir:

  • İşverenin (davalının) davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi
  • İşin veya işlemin fiilen yapıldığı yer mahkemesi
  • Birden fazla davalı varsa bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesi
  • İş kazası tazminat davalarında ayrıca kazanın meydana geldiği yer veya işçinin kendi yerleşim yeri mahkemesi

Bu seçeneklerden hangisinin tercih edileceği, delillerin toplanma kolaylığı ve duruşmalara katılım gibi pratik unsurlara göre de şekillenir. Sürecin tamamı için İş Davası Açma Rehberi Tüm Süreç yazımıza başvurabilirsiniz.

İş davalarında yetkili ve görevli mahkeme konusunda detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yeni yazı çıkınca haber verelim mi?

Hukuki haklarının farkında olmak için takip et!

İş Davalarında Yetkili ve Görevli Mahkeme Hakkında Sık Sorulan Sorular

İş davası açmayı planlayan işçi ve işverenlerin bu konuda en çok sorduğu sorular aşağıda yanıtlanmaktadır.

İş davasına hangi mahkeme bakar?

İş davalarına iş mahkemesi bakar. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde bu görevi, aynı usul ve esaslara göre asliye hukuk mahkemesi üstlenir.

İş mahkemesi olmayan yerlerde görevli mahkeme hangisidir?

İş mahkemesi kurulmamış yerlerde davaya, iş mahkemesi sıfatıyla o yerdeki asliye hukuk mahkemesi bakar. Dava dilekçesinde bu sıfat açıkça yazılır ve yargılama yine İş Mahkemeleri Kanunu'ndaki usule göre yürür.

İşçi davasını nerede açabilir?

İşçi, davasını işverenin (davalının) yerleşim yeri mahkemesinde veya işin fiilen yapıldığı yer mahkemesinde açabilir. Bu iki seçenek arasında serbestçe tercih hakkına sahiptir.

Yetki itirazı ne zaman ve nasıl ileri sürülür?

Yetki itirazı, davalı tarafından cevap dilekçesinde ve yetkili mahkeme gösterilerek ileri sürülür. İş mahkemelerinde yetki kesin nitelikte olduğundan mahkeme de yetkisizliği kendiliğinden gözetebilir.

Birden fazla şubesi olan işverene karşı dava nerede açılır?

Dava, işçinin fiilen çalıştığı şubenin bulunduğu yerde veya işverenin kayıtlı yerleşim yerinde açılabilir. Merkez ofisin farklı bir şehirde olması bu seçimi etkilemez.

Arabuluculuk başvurusu yapılan yerde mi dava açılmalıdır?

Hayır. Arabuluculuk başvurusu genellikle işverenin yerleşim yerindeki veya işin yapıldığı yerdeki büroya yapılır, ancak dava açılırken bu iki seçenek arasında yeniden tercih yapılabilir.

Toplu iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme farklı mıdır?

Bazı TİS uyuşmazlıklarında evet. Örneğin işletme toplu iş sözleşmesinin niteliğine ilişkin uyuşmazlıklarda yetkili mahkeme, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir.

Hukuki gelişmeleri Google'da bizden takip edin.

Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu'nu Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.


Referans ve Kaynaklar

[1] 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, madde 5.

[2] 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, madde 2, üçüncü fıkra.

[3] 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, madde 34, dördüncü fıkra.

[4] 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, madde 53.

[5] 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, madde 8.

[6] 6100 sayılı HMK m.341/2. 2026 tutarı için Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü parasal sınırlar tablosu.

[7] 6100 sayılı HMK m.362/1-a. 2026 tutarı için Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü parasal sınırlar tablosu.

[8] 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu, madde 43.

[9] 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, madde 6.

[10] Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2023/12574, K. 2024/3221, T. 18.03.2024 — iş mahkemelerinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olup kanunda öngörülen yetkili mahkemelerden birini seçme hakkı işçiye aittir, bu hak işverene geçmez.

[11] 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, madde 6, beşinci fıkra.

[12] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2023/19146, K. 2023/18760, T. 30.11.2023 — iş mahkemesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin olduğundan süresinde yetki itirazı yapılmasa da mahkemece kendiliğinden gözetilir.

[13] 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu, madde 3.

HUKUKİ DENETİM

Av. Kazım Ceylan • Tarih: 21 Eylül 2026

Bu Makaleyi Paylaş
Avukat Kazım Ceylan
Avukat Kazım Ceylanİstanbul Barosu • Sicil No: 78121

Av. Kazım CEYLAN ve ekibi başta işçi hakları, boşanma, kira, miras ve ceza hukuku olmak üzere birçok alanda çözüm odaklı hukuki destek sunmaktadır.

Bu içerik bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.

Ücretsiz Danışmanlık

Formu gönderdiğinizde, KVKK koşullarını kabul etmiş sayılırsınız.

Randevu
WhatsApp
Ara