Boşanmada erkeğin hakları, Türk Medeni Kanunu'nun velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımına ilişkin aynı maddelerinden doğar. Kanun bu sonuçları cinsiyete göre değil kusura ve ekonomik duruma göre düzenler; sonucu belirleyen taraf olmak değil, kanundaki şartları karşılamaktır.
- Boşanmada erkeğin hakları, Türk Medeni Kanunu'nun velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımı maddelerine cinsiyet ayrımı yapılmadan dayanır.
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının düzenli bir geliri bulunduğu gerekçesiyle yoksulluk nafakasını erkek yararına bozabilmektedir.
- Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026'da süresiz nafakayı iptal etti, ancak hüküm 30 Haziran 2027'ye kadar yürürlüğe girmeyecek.
İçindekiler7 başlık
Velayette Erkeğin Durumu
Velayetin anneye verileceği yönündeki yaygın kanı kanuni bir dayanağa sahip değildir. Kanun, boşanma veya ayrılık kararı verilirken hakimin "ana ve babanın haklarını ve çocuk ile olan kişisel ilişkilerini" düzenleyeceğini söyler ve cinsiyete göre bir öncelik tanımaz.[1]
Esas alınan ölçüt, 4787 sayılı Kanun'un beşinci maddesi gereğince yapılan uzman incelemesiyle tespit edilen çocuğun üstün yararıdır. Ana ve babanın kendi yararları, kusur durumları ve sosyal konumları bu yararı etkilemediği ölçüde değerlendirmeye girer.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin baktığı bir dosyada iki çocuktan birinin velayeti anneye, birinin velayeti babaya verilmiştir. Temyiz aşamasında baba, diğer çocuğun da fiilen kendisiyle yaşadığını bildirmiştir.[2]
Yargıtay bu beyan üzerine kararı bozmuş ve çocuğun fiilen yaşadığı yer gözetilerek yeniden uzman raporu alınmasını istemiştir — velayetin anneye verilmesini gerektiren otomatik bir kural bulunmadığını gösteren somut bir örnektir.

"Boşanmada Erkeğin Hakları" yazımızla ilgili avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.
"Boşanmada Erkeğin Hakları" yazımızla ilgili detaylı bilgi için Avukata Sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Erkek Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
Kanundaki şartları taşıyan erkek eş de yoksulluk nafakası talep edebilir. Madde, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraftan bahseder ve üç şart arar:
- Talep eden tarafın kusuru, diğerinden daha ağır olmamalıdır.
- Talep eden taraf, boşanma yüzünden yoksulluğa düşmüş veya düşecek olmalıdır.
- Nafaka istenen taraf, ödeyebilecek mali güce sahip olmalıdır.[3]
Kadının düzenli ve sürekli bir geliri varsa ikinci şart gerçekleşmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yoksulluk nafakası talebinde bulunan tarafın yeterli ve sürekli geliri varsa nafakaya hükmedilemeyeceğini açıkça vurgulamıştır.[4]
Aynı ilke yukarıda değinilen dosyada erkek yararına işlemiştir. İlk derece mahkemesi kadını ev hanımı kabul edip yoksulluk nafakasına hükmetmiş, ancak kadının sigorta kaydı ve bir işte çalıştığına dair bilgiler ortaya çıkınca Yargıtay gelirlerin yeniden araştırılması için kararı erkek yararına bozmuştur. Nafaka davasının genel süreci ve tutar tahmini Nafaka Nasıl Alınır yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.
Süresiz Nafakaya İtiraz ve Nafakanın Kaldırılması
Erkek eş, ödediği yoksulluk nafakasının koşulları değiştiğinde onu tamamen bitirebilir veya azaltabilir. Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi ya da ölümü halinde nafaka dava açılmadan kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi halinde ise nafaka mahkeme kararıyla kaldırılır.[5]
Konunun 2026 tarihli güncel bir gelişmesi de vardır. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026'da madde 175'teki "süresiz olarak" ibaresini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etmiştir.[6] İptal hükmü hemen yürürlüğe girmemiştir.
Mahkeme, yasama organına düzenleme yapması için dokuz aylık süre tanımış, hüküm 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecektir. Bu tarihe kadar mevcut sistem geçerliliğini sürdürür. Sürecin tüm ayrıntıları ve kaldırma davasının nasıl açıldığı Süresiz Nafaka İptali ve Süresiz Nafakanın Kaldırılması Davası yazılarımızda ele alınmaktadır.
Boşanmada Erkeğin Tazminat Hakkı
Erkek eş, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenmişse kusurlu kadından maddi tazminat, kişilik hakları zedelenmişse manevi tazminat isteyebilir. Kanun bu hakkı "kusursuz veya daha az kusurlu taraf" için tanımıştır, cinsiyet aramaz.[7]
Kusur dengesi burada belirleyicidir. Yukarıda değinilen Hukuk Genel Kurulu kararında taraflardan her ikisinin de sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği tespit edilince kusur eşit kabul edilmiş ve kadının maddi-manevi tazminat talebi bu nedenle reddedilmiştir.
Aynı kural erkek için de işler. Ağır veya tam kusurlu bulunan taraf, cinsiyeti ne olursa olsun tazminat alamaz.

Mal Paylaşımında Erkeğin Hakları
Evlilik süresince edinilen mal varlığının paylaşımı, edinilmiş mallara katılma rejimine göre yapılır ve bu rejim eşler arasında cinsiyete göre bir ayrım içermez. Her eş kendi kişisel malını saklı tutarken edinilmiş mallardaki katkı ve değer artış payını talep edebilir. Eşlerden birinin sadakatsizliği mal paylaşımındaki payı nasıl etkiler, bu konuyu Aldatan Eş Mal Alabilir mi? yazımızda ayrıntılı işliyoruz. Eşler anlaşmalı boşanıyorsa paylaşım protokolde yazılır ve mal rejimi maddesinin nasıl kurulacağı Anlaşmalı Boşanma Protokolü Örneği yazımızda anlatılmaktadır.
Boşanma süreci başlamadan önce diğer eşin banka hesabını boşaltması, aracı veya taşınmazı yakınına devretmesi gibi davranışlara karşı erkek eş de ihtiyati tedbir ve katkı payı alacağı davası yoluyla korunur. Bu konudaki hukuki ve cezai yollar Boşanmadan Önce Mal Kaçırma ve Cezası yazımızdadır.
Aile Konutu Şerhi ile Ortak Evin Korunması
Az bilinen ama somut bir koruma, aile konutu şerhidir. Tapuda eşlerden birinin üzerine kayıtlı olan konut aile konutu olarak kullanılıyorsa, malik olmayan eş bile tapu müdürlüğünden bu konutla ilgili şerh verilmesini isteyebilir.[8]
Şerh konulduktan sonra malik eş, diğerinin açık rızası olmadan konutu satamaz, devredemez, konut üzerindeki hakları sınırlayamaz veya kira sözleşmesini feshedemez. Rıza alınamıyorsa hakimin müdahalesi istenebilir.[9]
Boşanma davası açıldığında ise hakim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına ilişkin gerekli geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) alır; ortak evin kullanımı da bu önlemler kapsamına girebilir.[10] Bu, taraflardan birine tanınmış sabit bir hak değildir — hakimin somut duruma göre verdiği geçici bir karardır.

Yeni yazı çıkınca haber verelim mi?
Hukuki haklarının farkında olmak için takip et!
Boşanmada Erkeğin Hakları Hakkında Sık Sorulan Sorular
Erkeklerin boşanma sürecinde en çok sorduğu soruları aşağıda topladık.
Boşanmada erkek nafaka alabilir mi?
Evet. Yoksulluk nafakası cinsiyete bağlı değildir; kusuru daha ağır olmayan ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek erkek eş de talep edebilir.
Velayet babaya verilir mi?
Verilebilir. Mahkeme, çocuğun üstün yararını esas alır ve kararını ana-babanın cinsiyetine değil çocuğun fiilen yaşadığı ortama ve ihtiyaçlarına göre verir.
Süresiz nafaka kalkıyor mu?
Anayasa Mahkemesi süresiz nafakanın dayanağı olan ibareyi 4 Haziran 2026'da iptal etmiştir, ancak hüküm 30 Haziran 2027'ye kadar yürürlüğe girmeyecektir. Bu tarihe kadar mevcut kurallar uygulanmaya devam eder.
Erkek boşanmada tazminat isteyebilir mi?
İsteyebilir. Kanun, maddi ve manevi tazminat hakkını kusursuz veya daha az kusurlu tarafa tanır; bu taraf erkek de olabilir.
Erkek, eşinin evi satmasını nasıl önleyebilir?
Konut kendisi üzerine kayıtlı değilse bile tapu müdürlüğünden aile konutu şerhi isteyebilir. Şerh konulduktan sonra malik eş, rızası olmadan konutu satamaz veya devredemez.
"Boşanmada Erkeğin Hakları" yazımızla ilgili detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Hukuki gelişmeleri Google'da bizden takip edin.
Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu'nu Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Referans ve Kaynaklar
[1] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 182/1.
[2] Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/9810, K. 2026/4399, T. 20.4.2026.
[3] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 175/1.
[4] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/130, K. 2025/556, T. 24.9.2025.
[5] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 176/3.
[6] Anayasa Mahkemesi, E. 2025/156, K. 2026/131, T. 4.6.2026, RG. 30.9.2026, S. 33386.
[7] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 174.
[8] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 194/3.
[9] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 194/1-2.
[10] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 169.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 5 Ekim 2026
