Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu

Süresiz Nafakanın Kaldırılması Davası

Av. Kazım Ceylan
28.07.2026

[!todo] Yayın sonrası yapılacak (bu yazı published olduğunda)

  1. Süresiz Nafaka İptali yazısındaki "Mevcut Nafaka Miktarının Değiştirilmesi" bölümü kısaltılacak, başlığı değiştirilecek ve gövdeden bu yazıya iç link verilecek.
  2. Aynı yazının SSS bölümündeki "Süresiz nafaka nasıl kaldırılır?" cevabı kısa tutulup sonuna bu yazıya link eklenecek.

Süresiz nafakanın kaldırılması davası, yoksulluk nafakası ödeyen tarafın, kanunda sayılan şartlardan biri gerçekleştiğinde nafakanın sona erdirilmesini istediği davadır. Dava, aile mahkemesinde açılır ve şartın gerçekleştiğini ispat yükü davayı açan tarafa aittir. Kısaca "süresiz nafaka" denen bu yükümlülük, adı ne olursa olsun kanunda sayılan hallerde her zaman kaldırılabilir.

Davanın dayanağı olan hükümlerin tam metnine Türk Medeni Kanunu sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Süresiz nafakanın kaldırılması davası konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.

Yazı Özeti
  • Dayanak TMK m. 176: Madde, irat biçiminde ödenen nafakanın hangi hâllerde sona ereceğini düzenler.
  • Kaldırma ile azaltma farklıdır: Kaldırma nafakayı tamamen sona erdirir, azaltma yalnızca tutarı yeniden belirler.
  • Sona erme sebepleri: Yeniden evlenme, taraflardan birinin ölümü, yoksulluğun ortadan kalkması ve fiili birliktelik başlıca hâllerdir.
  • Fiili birliktelik ispat gerektirir: Tek bir tanık beyanı yeterli görülmez, süreklilik gösteren somut deliller aranır.
  • Aile mahkemesi görevlidir: Dava aile mahkemesinde açılır, yetki kuralları nafaka alacaklısının yerleşim yerine göre belirlenir.
  • İptal kararı davayı ortadan kaldırmaz: Anayasa Mahkemesi kararı, mevcut nafakanın kaldırılması davasının şartlarını değiştirmez.

Nafakanın Kaldırılması Hangi Şartlara Bağlıdır?

Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesi, irat biçiminde ödenen nafakanın hangi hallerde sona ereceğini düzenler.[1] İlk grup kendiliğinden gerçekleşir, ikinci grup mahkeme kararı gerektirir.

Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde nafaka kendiliğinden kalkar, ayrıca dava açmaya gerek yoktur. Buna karşılık aşağıdaki hallerde nafakanın kesilmesi için mutlaka mahkeme kararı gerekir:

  • Nafaka alacaklısının, resmi nikah olmaksızın fiilen evliymiş gibi bir birliktelik sürmesi
  • Nafaka alacaklısının yoksulluğunun ortadan kalkması
  • Nafaka alacaklısının haysiyetsiz bir hayat sürmesi

Bu üç halden herhangi birinin ispatı, davayı açan tarafa aittir. Mahkeme, koşulun gerçekten gerçekleştiğine kanaat getirmedikçe nafakayı kaldırmaz.

Süresiz nafakanın kaldırılması davası ile ilgili durumunuza özel bir değerlendirme almak için görüşme öncesinde Avukata Sor sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Nafakanın Kaldırılması ile Azaltılması Aynı Şey midir?

Hayır, ikisi farklı taleplerdir. Kaldırma davası nafakayı tamamen sona erdirmeyi hedefler, azaltma davası ise nafakanın devam etmesini kabul edip yalnızca miktarını düşürmeyi amaçlar.

Kanun, aynı maddede iki talebi birlikte düzenler. Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir.[2] Yükümlünün geliri geçici değil kalıcı biçimde düşmüşse azaltma, nafaka ihtiyacı tamamen ortadan kalkmışsa kaldırma talep edilir.

Aşağıdaki tablo, nafakanın sona erme yollarını karşılaştırır.

Sona Erme Yolu Nasıl Gerçekleşir Dava Gerekir mi
Yeniden evlenme Kendiliğinden Hayır
Taraflardan birinin ölümü Kendiliğinden Hayır
Fiili birliktelik / yoksulluğun sona ermesi / haysiyetsiz hayat Mahkeme kararıyla Evet
Ekonomik durum değişikliği Mahkeme kararıyla (azaltma) Evet

Fiili Birliktelik Nasıl İspatlanır?

Uygulamada en çok tartışılan şart, resmi nikah olmadan "evliymiş gibi" yaşamadır. Tek bir tanıklık veya sosyal medya paylaşımı çoğu zaman tek başına yeterli görülmez.

Mahkemeler bu iddiayı, aynı adreste sürekli ikamet, ortak fatura veya kira kaydı, komşu ve muhtar beyanları ile birlikte değerlendirir. Kısa süreli birliktelik veya arada sırada aynı evde kalma, kural olarak fiili birliktelik eşiğine ulaşmaz. Yargıtay, yakınların ve komşuların tutarlı tanık beyanlarıyla fiilen evliymiş gibi bir birlikteliğin ortaya konduğu bir olayda bu ilkeyi şöyle uygulamıştır:[3]

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/12629, K. 2013/29821, T. 17.12.2013

"Türk Medeni Kanunu'nun 176/3. maddesinde, yararına yoksulluk nafakası takdir edilen kadının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması halinde mahkeme kararı ile nafakanın kaldırılacağı öngörülmüştür. Somut olayda davalının ablası ve komşusu olan şahıslar tanık sıfatıyla dinlenmiş, davalının F. isimli kişi ile karı koca hayatı yaşadıklarını beyan etmişlerdir. ... O halde davalının evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşadığı sabit olup, Türk Medeni Kanunu'nun 176/3. maddesi koşulları oluşmuştur. Davacının yoksulluk nafakasının kaldırılması talebinin kabulüne karar vermek gerekirken istemin reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir."

Yoksulluğun sona erdiği iddiası ise SGK hizmet dökümü, düzenli maaş kaydı veya taşınmaz edinimi gibi somut belgelerle desteklenir. Gelirin geçici veya düzensiz olduğu durumlarda mahkeme, bu belirsizliği davayı açan tarafın aleyhine değerlendirebilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Süresiz nafakanın kaldırılması davasında görevli mahkeme aile mahkemesidir.[4] Yetki konusunda kanun, nafaka alacaklısını koruyan bir düzenleme öngörür ve nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesini yetkili kılar.[5]

Bu, davayı açan yükümlü için pratik bir sonuç doğurur. Dava, kendi bulunduğu şehirde değil, nafaka alan tarafın yerleşim yerinde açılır.

Dava Süreci ve Sonuçları

Dava, yükümlünün hazırlayacağı bir dilekçeyle aile mahkemesine açılır. Dilekçede hangi şartın gerçekleştiği somut olgularla anlatılır ve varsa deliller (SGK kaydı, tanık listesi, adres tespiti gibi) dilekçeye eklenir.

Mahkeme, taraf beyanlarını ve delilleri topladıktan sonra koşulun oluşup oluşmadığına karar verir. Uygulamada, fiili birliktelik iddialarında mahkemeler çoğu zaman adres araştırması ve tanık dinletme yoluna gider, bu da sürecin birkaç duruşma sürmesine yol açabilir.

Nafakanın kaldırılmasına karar verilirse bu karar, kural olarak dava tarihinden itibaren sonuç doğurur. Kararın kesinleşmesine kadar geçen sürede ödenmiş nafaka tutarları geri istenemez, çünkü bu ödemeler o tarihte geçerli bir mahkeme ilamına dayanmaktadır.

Süresiz Nafaka İptali Kararı Bu Davayı Etkiler mi?

Anayasa Mahkemesi'nin yoksulluk nafakasının süresiz olmasına dayanak oluşturan ibareyi iptal eden kararı, henüz yürürlüğe girmedi ve mevcut kaldırma davalarının işleyişini bugün için değiştirmiyor. Karar yürürlüğe girene kadar TMK m.176'daki mevcut kaldırma ve azaltma şartları aynen uygulanmaya devam eder.

Kararın kapsamı, gerekçesi ve olası geçiş hükümleri hakkında ayrıntılı bilgi için Süresiz Nafaka İptali yazımıza bakabilirsiniz.

Nafaka Yükümlülüğünün Başlangıcına Kısa Bakış

Kaldırma davasının konusu olan nafaka, başlangıçta boşanma davası veya sonrasında açılan ayrı bir dava ile hükmedilmiştir. Yükümlülüğün hangi şartlarla doğduğunu bilmek, kaldırma davasında hangi olgunun değiştiğini göstermek açısından da yol göstericidir. Nafaka davasının nasıl açıldığı ve dava şartları Nafaka Nasıl Alınır yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.

Yeni Nafaka Tutarının Hesaplanması

Azaltma davası kazanılırsa nafaka tamamen kalkmaz, yalnızca güncel tutar yeniden belirlenir. Kararda otomatik artış hükmü varsa bu tutar sonraki yıllarda ayrıca güncellenir. Güncel dönem tutarını görmek için Nafaka Hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

İstanbul'da bu alanda deneyimli bir avukatla görüşmek isterseniz İstanbul Avukat sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Süresiz nafakanın kaldırılması davası konusunda detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Süresiz Nafakanın Kaldırılması Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular

Nafakanın kaldırılması davasına dair en çok merak edilen soruları bu başlıkta yanıtladık.

Nafakanın kaldırılması davasını kim açabilir?

Davayı, nafaka ödemekle yükümlü olan taraf açar. Amaç, kanunda sayılan bir sona erme veya değişme şartının gerçekleştiğini mahkemeye ispatlamaktır.

Nafaka alan taraf yeniden evlenirse dava açmaya gerek var mı?

Hayır. Yeniden evlenme halinde nafaka kendiliğinden sona erer, ayrıca kaldırma davası açılmasına gerek yoktur.

Fiilen birlikte yaşama nasıl ispatlanır?

Tek bir iddia yeterli değildir. Mahkemeler bunu aynı adreste sürekli ikamet, ortak fatura veya kira kaydı ve tanık beyanları gibi birden çok delille birlikte değerlendirir.

Nafakanın azaltılması ile kaldırılması aynı dava mıdır?

Hayır. Azaltma davası nafakanın devamını kabul edip miktarını düşürmeyi hedefler, kaldırma davası ise nafakayı tamamen sona erdirmeyi amaçlar.

Kaldırma davası ne kadar sürer?

Süre, iddia edilen şartın ispat güçlüğüne göre değişir. Fiili birliktelik gibi tanık ve araştırma gerektiren iddialarda süreç, salt belgeyle ispatlanan yoksulluk iddialarına göre daha uzun sürebilir.

Dava kazanılırsa geçmiş nafaka ödemeleri geri alınabilir mi?

Hayır. Kaldırma kararına kadar yapılan ödemeler, o tarihte geçerli bir mahkeme ilamına dayandığı için geri istenemez. Kararın etkisi, kural olarak dava tarihinden sonrasına yöneliktir.

Süresiz nafakanın kaldırılması davasında arabuluculuk şartı var mı?

Hayır. Nafakaya ilişkin talepler dava şartı arabuluculuk kapsamına girmez ve doğrudan aile mahkemesinde dava açılabilir.

AYM'nin süresiz nafaka kararı bekleyen davaları etkiler mi?

Karar henüz yürürlüğe girmediği için mevcut kaldırma ve azaltma davalarında bugün itibarıyla TMK m.176'daki kriterler uygulanmaya devam etmektedir.


Referans ve Kaynaklar

[1] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.176/2: Nafaka, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden kalkar. Alacaklının fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun sona ermesi veya haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.

[2] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.176/3: Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde nafakanın artırılmasına veya azaltılmasına karar verilebilir.

[3] Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/12629, K. 2013/29821, T. 17.12.2013 — yakın ve komşu tanıklarının tutarlı beyanlarıyla fiilen evliymiş gibi yaşamanın kanıtlanması halinde yoksulluk nafakasının kaldırılması gerektiği.

[4] 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun m.4: Aile hukukundan doğan dava ve işlere aile mahkemesi bakar.

[5] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.177: Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.

HUKUKİ DENETİM

Av. Kazım Ceylan Tarih: 28 Temmuz 2026

Bu Makaleyi Paylaş
Avukat Kazım Ceylan
Avukat Kazım Ceylanİstanbul Barosu • Sicil No: 78121

Av. Kazım CEYLAN ve ekibi başta işçi hakları, boşanma, kira, miras ve ceza hukuku olmak üzere birçok alanda çözüm odaklı hukuki destek sunmaktadır.

Bu içerik bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.

Ücretsiz Danışmanlık

Formu gönderdiğinizde, KVKK koşullarını kabul etmiş sayılırsınız.

Randevu
WhatsApp
Ara