Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu

Boşanmadan Önce Mal Kaçırma ve Cezası

Av. Kazım Ceylan
04.09.2026

Boşanmadan önce mal kaçırma, eşlerden birinin katılma alacağını azaltmak amacıyla banka hesabını boşaltması, aracını ya da taşınmazını bir yakınına devretmesi veya şirket payını başkasına geçirmesi anlamına gelir. Kanun bu devirleri geçersiz saymaz, bunun yerine tasfiye hesabına geri ekleyerek mağdur eşin alacağını korur. Mal kaçırmanın kendisi Türk Ceza Kanunu'nda ayrı bir suç olarak düzenlenmemiştir. Somut olayda icra takibini engelleme veya belgede sahtecilik gibi bağımsız suçlar ayrıca gündeme gelebilir.

"Boşanmadan Önce Mal Kaçırma ve Cezası" yazımızla ilgili avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.

"Boşanmadan Önce Mal Kaçırma ve Cezası" yazımızla ilgili detaylı bilgi için Avukata Sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yazı Özeti
  • Boşanmadan önce mal kaçırma banka hesabını boşaltma, araç, taşınmaz ya da şirket payını yakına devretme yoluyla yapılır.
  • Kanun bu devirleri geçersiz saymaz, devredilen değeri tasfiye hesabına geri ekleyerek mağdur eşin katılma alacağını korur.
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/6188 sayılı kararına göre devir tarihi, düşük bedel, akrabalık ve fiili kullanım birlikte muvazaa karinesi oluşturur.
  • Mal kaçırma Türk Ceza Kanunu'nda ayrı bir suç değildir, belgede sahtecilik gibi bağımsız suçlar ayrıca gündeme gelebilir.

Mal Kaçırmanın Yaygın Yöntemleri: Hesap, Araç, Taşınmaz ve Şirket Payı

Mal kaçırma tek bir işlemle sınırlı değildir, dosyalarda dört yöntem sık görülür. Bunlardan hangisi kullanılırsa kullanılsın hukuki sonuç aynıdır: devrin amacı katılma alacağını azaltmaksa bedel tasfiye hesabına geri girer.

  • Banka hesabını boşaltma: Nakit çekme veya paranın başka bir hesaba, çoğu zaman bir yakının hesabına aktarılması.
  • Araç devri: Aracın gerçek değerinin altında bir bedelle veya göstermelik olarak devredilmesi.
  • Taşınmaz devri: Ev, arsa veya dükkanın satış görünümü altında bir yakına devredilmesi. Ev özelinde satış yetkisi ve tapu şerhi konusu Boşandıktan Sonra Ev Satışı yazımızda ayrıca ele alınmaktadır.
  • Şirket payı devri: Limited veya anonim şirketteki hissenin bir yakına ya da paravan bir kişiye devredilmesi, şirket değeri yüksekse sıkça tercih edilen bir yöntemdir.

En sık karşılaşılan tablo, taşınmazın değil banka hesabının boşaltılmasıdır. Nakit hareketi tapu sicili kadar iz bırakmaz ve bu da ispatı zorlaştırır.

Mal Kaçırmanın İspatı: Hangi Deliller Kullanılır?

Mal kaçırma iddiasını ispat yükü, kural olarak iddiayı ileri süren eştedir. Devrin katılma alacağını azaltma amacıyla yapıldığı somut delillerle gösterilmelidir. Yargıtay, bir devrin muvazaalı sayılması için tek bir kesin ölçüt aramaz, aşağıdaki olguları birlikte değerlendirir.

  • Devir tarihi: Satışın veya devrin boşanma davasına ne kadar yakın bir tarihte yapıldığı.
  • Bedel: Devir bedelinin malın gerçek (rayiç) değerinin altında kalması.
  • Taraf ilişkisi: Malı devralan kişinin, devreden eşin akrabası veya yakın çevresinden olması.
  • Fiili durum: Devirden sonra malın eski haliyle kullanılmaya devam edilmesi, örneğin satılan evde devreden eşin oturmayı sürdürmesi.
  • Mali kayıtlar: Banka hesap hareketleri, tapu kayıtları ve şirket pay defteri gibi belgeler.

Yargıtay, bu olguların birlikte bulunduğu bir davada muvazaa karinesinin oluştuğunu kabul etmiştir.[1]

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/4517, K. 2012/6188, T. 26.06.2012

"...tapudaki devir bedeli, bilirkişi tarafından taşınmazın satış tarihi itibarıyla belirlenen değeri ve satış tarihi ile boşanma dava tarihi arasında geçen süre, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, yaşam düzeyleri, [...] davalılar arasındaki uzak da olsa akrabalık bağı karşısında yapılan devrin davacının katılma alacağını azaltma amacı ile yapıldığının (muvazaanın varlığının) kabulü gerekir."

Bu unsurların hiçbiri tek başına yeterli sayılmaz. Devrin tek bir gerekçesi (örneğin bir borcun ödenmesi) makul görünse bile, diğer olgularla çelişiyorsa mahkeme muvazaa kanaatine varabilir.

Mal Kaçırmaya Karşı Önleyici Tedbir: Tasarruf Yetkisinin Sınırlanması

Mal kaçırma şüphesi belirdiğinde beklenecek ilk adım dava açmak değildir. Eşlerden biri, evlilik birliğinin ekonomik varlığını korumak amacıyla hakimden belirli malvarlığı değerleri üzerindeki tasarrufun kendi rızasına bağlanmasını isteyebilir.[2] Bu talep evlilik sürerken de, boşanma davası açılmadan önce de ileri sürülebilir.

Hakim istemi kabul ederse karar taşınmazlarda tapu kütüğüne re'sen şerh edilir ve üçüncü kişilere karşı da etki doğurur. Şerh konulduktan sonra malik eş, diğerinin rızası olmadan o değer üzerinde tasarrufta bulunamaz.

Kaçırılan Malın Tasfiye Hesabına Geri Eklenmesi

Devir zaten gerçekleşmişse kanun mağdur eşi çaresiz bırakmaz. Bir eşin, mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, tasfiye sırasında edinilmiş mallara değer olarak eklenir.

Türk Medeni Kanunu, madde 229

"Eşlerden birinin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar, bir eşin mal rejiminin devamı süresince diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, edinilmiş mallara değer olarak eklenir."

Maddenin iki ayrı hükmü vardır: karşılıksız kazandırmalar yalnızca son bir yıl içinde yapılmışsa hesaba girer, katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirlerde ise böyle bir süre sınırı aranmaz. Devrin bedelli görünmesi bu sonucu değiştirmez. Devir düşük bedelle ya da göstermelik yapılmışsa mahkeme, tarafların gerçek ve ortak iradesini esas alır, sözleşmede kullanılan sözcükleri değil.[3] Böyle bir durumda muvazaa iddiasıyla ayrıca tapu iptal ve tescil davası da açılabilir.

Borçlu Eşten Tahsil Edilemeyen Alacak İçin Üçüncü Kişiye Dava

Kaçırılan mal tasfiye hesabına eklenmiş olsa bile borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamayabilir, özellikle mal zaten üçüncü bir kişinin elindeyse. Bu durumda alacaklı eş, edinilmiş mallara eklenmesi gereken kazandırmalardan yararlanan üçüncü kişilere karşı, yalnızca eksik kalan miktarla sınırlı olmak üzere dava açabilir.[4] Davanın açılabilmesi için önce borçlu eşten tahsilin mümkün olmadığının ortaya konması gerekir.

Bu dava hakkı süresizce beklemez: alacaklı eşin hakkının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıl, her halde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Bu süreler hak düşürücü olduğundan, süresinde açılmayan dava mahkemece kendiliğinden reddedilir.

Bu dava, Aldatan Eş Mal Alabilir mi? yazımızda anlatılan pay hesaplamasından bağımsız işler. Orada payın kusur nedeniyle azalıp azalmayacağı, burada ise alacağın kimden tahsil edileceği tartışılır.

Mal Kaçırmanın Cezai Boyutu: Hangi Fiiller Suç Oluşturur?

Mal kaçırma, tek başına Türk Ceza Kanunu'nda ayrı bir suç olarak düzenlenmemiştir. "Mal kaçırma suçu" adıyla bir madde ya da ceza yoktur. Somut olayda ayrı unsurları taşıyan başka suçlar oluşabilir, bunlar mal kaçırmanın kendisinden bağımsız değerlendirilir.

Katılma alacağı bir mahkeme kararıyla kesinleşip icra takibine konu olduktan sonra borçlu eş, alacaklıyı zarara sokmak amacıyla mallarını gizler, devreder veya kıymetten düşürürse İcra ve İflas Kanunu'nun 331. maddesi uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezasıyla karşılaşabilir. Bu suç yalnızca haciz talebinden sonraki fiillerle sınırlı değildir.

Kanun, haciz talebinden önceki iki yıl içinde yapılan mal kaçırma fiillerini de aynı kapsama alır. Yine de suçun oluşması için bir haciz takibinin fiilen başlatılmış olması şarttır. Hiçbir icra takibi hiç açılmadan, yalnızca boşanma davası sürerken yapılan bir devir bu maddeyi kendiliğinden oluşturmaz.

Devri gizlemek için sahte bir vekaletname veya sahte tarihli bir sözleşme kullanılması resmi belgede sahtecilik suçunu, mal kaçırma sırasında karşı taraf hileyle kandırılmışsa dolandırıcılık suçunu oluşturabilir. Her iki ihtimalde de suçun unsurları somut olaya göre ayrıca değerlendirilir, mal kaçırmanın varlığı tek başına bu suçları oluşturmaz.

Mal Rejiminin Sona Erme Anı ve Kaçırma Süresinin Hesaplanması

Boşanma davası açıldığında mal rejimi, dava tarihine kadar geriye giderek sona erer.[5] Bu geri gidiş, kaçırma iddiası için önemli bir sonuç doğurur: dava açılmadan hemen önce yapılan bir devir bile tasfiye anındaymış gibi değerlendirilir.

Bu yüzden mal kaçırma şüphesinde dava tarihinden önceki döneme ait banka dökümü, tapu kaydı ve şirket pay defteri gibi belgelerin toplanması davanın seyrini belirler. Delillerin hangi yollarla toplanabileceği ve hangilerinin mahkemece kabul edildiği Boşanma Davasında Deliller yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.

"Boşanmadan Önce Mal Kaçırma ve Cezası" yazımızla ilgili detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yeni yazı çıkınca haber verelim mi?

Hukuki haklarının farkında olmak için takip et!

Boşanmadan Önce Mal Kaçırma Hakkında Sık Sorulan Sorular

Mal kaçırma iddialarında en çok merak edilen soruları bu başlıkta yanıtladık.

Mal kaçırmanın cezası var mıdır?

Mal kaçırmanın kendisi Türk Ceza Kanunu'nda ayrı bir suç değildir. Katılma alacağı icra takibine konu olduktan sonra borçlu eş mallarını gizlerse İİK 331 uyarınca altı aydan üç yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilir. Sahte belge kullanımı ayrı bir suç oluşturur.

Eşim banka hesabını boşalttı, ne yapabilirim?

Öncelikle hakimden bu hesap veya diğer malvarlığı değerleri üzerinde tasarrufun sınırlanmasını isteyebilirsiniz. Hesap zaten boşaltılmışsa devredilen tutar, katılma alacağını azaltma kastı ispatlandığında tasfiye hesabına geri eklenir.

Mal kaçırma şüphesinde dava açılmadan önlem alınabilir mi?

Evet, tasarruf yetkisinin sınırlanması istemi evlilik birliği sürerken de, boşanma davası açılmadan önce de ileri sürülebilir. Taşınmazlarda karar tapu kütüğüne şerh edilerek üçüncü kişilere karşı da etkili hale gelir.

Üçüncü kişiye devredilen mal geri alınabilir mi?

Devir muvazaalıysa tapu iptal ve tescil davasıyla geri alınabilir. Muvazaa ispatlanamasa bile katılma alacağını azaltma kastı varsa devrin bedeli, borçlu eşten tahsil edilemediği ölçüde üçüncü kişiden istenebilir.

Mal kaçırma davasını kazanmak mümkün mü?

Evet, devrin katılma alacağını azaltma amacıyla yapıldığı somut delillerle (düşük bedel, akrabalık bağı, devrin boşanmaya yakın tarihte yapılması gibi) gösterilebiliyorsa dava kazanılabilir. Sonuç, iddia edilen mal kaçırma türüne ve toplanan delillerin gücüne göre değişir. Tek bir delil genelde yeterli görülmez.


Referans ve Kaynaklar

[1] Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/4517, K. 2012/6188, T. 26.06.2012 - düşük bedel, devir-dava tarihi yakınlığı ve akrabalık bağının birlikte muvazaa karinesi oluşturması.

[2] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 199.

[3] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, madde 19.

[4] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 241.

[5] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 225.

HUKUKİ DENETİM

Av. Kazım Ceylan Tarih: 4 Eylül 2026

Bu Makaleyi Paylaş
Avukat Kazım Ceylan
Avukat Kazım Ceylanİstanbul Barosu • Sicil No: 78121

Av. Kazım CEYLAN ve ekibi başta işçi hakları, boşanma, kira, miras ve ceza hukuku olmak üzere birçok alanda çözüm odaklı hukuki destek sunmaktadır.

Bu içerik bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.

Ücretsiz Danışmanlık

Formu gönderdiğinizde, KVKK koşullarını kabul etmiş sayılırsınız.

Randevu
WhatsApp
Ara