Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ve Cezası (TCK 109)

Av. Kazım Ceylan
•
26.10.2026

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitme ya da bir yerde kalma özgürlüğünün elinden alınmasıdır ve Türk Ceza Kanunu'nun 109. maddesinde düzenlenir. Suçun temel cezası bir yıldan beş yıla kadar hapistir, fail cebir, tehdit veya hile kullanırsa ceza iki yıldan yedi yıla kadar çıkar. Silahla, birden fazla kişiyle ya da eşe ve çocuğa karşı işlenmesinde ceza bir kat, cinsel amaçla işlenmesinde ise yarı oranında artırılır.

Suç şikayete bağlı değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz. Mağduru soruşturma başlamadan, şahsına zarar vermeden ve kendiliğinden güvenli bir yerde bırakan fail ise etkin pişmanlık indiriminden yararlanabilir.

Yazı Özeti
  • Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cezası Türk Ceza Kanunu 109. maddeye göre bir yıldan beş yıla kadar hapistir.
  • Suç silahla, birden fazla kişiyle, eşe ya da çocuğa karşı işlenirse Türk Ceza Kanunu 109. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca ceza bir kat artırılır.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu 25.06.2025 tarihli kararında yalnızca suç için zorunlu ölçüde cebir kullanan failin etkin pişmanlık indiriminden yararlanabileceğini kabul etti.
İçindekiler8 başlık
  1. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir ve Nasıl Oluşur?
  2. TCK 109 Cezası Ne Kadar?
  3. Cebir Kullanılması ve Yaralamanın Ayrıca Cezalandırılması
  4. Evlilikte Eşin Hürriyetinden Yoksun Kılınması Suç mu?
  5. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Etkin Pişmanlık
  6. Şikayet, Uzlaştırma ve Görevli Mahkeme
  7. Zamanaşımı, HAGB ve Erteleme
  8. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Nedir ve Nasıl Oluşur?

Suç, bir kişinin isteği dışında bir yere kapatılması, bir yerde tutulması, bir yere götürülmesi ya da gitmek istediği yere gitmekten alıkonulmasıyla oluşur. Kanunun ilk iki fıkrası şöyledir:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 109/1-2

"(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur."

Temel halde cebir, tehdit ya da hile aranmaz. Madde gerekçesindeki örneğe göre içeride uyuyan birinin üzerine kapıyı kilitlemek bile suçun temel şeklini oluşturur. Fail bunun için mağdurun evine rızası dışında girmişse eylem ayrıca Konut Dokunulmazlığının İhlali Suçu oluşturur.

Fiilin hukuka aykırı olması gerekir. Usulüne uygun yakalama, gözaltı ya da tutuklama bu suçu oluşturmaz, çünkü burada kanunun verdiği bir yetki kullanılmaktadır.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma kesintisiz (mütemadi) bir suçtur. Mağdurun özgürlüğü kısıtlandığı anda suç oluşur, kısıtlama sürdükçe işlenmeye devam eder ve mağdur serbest kaldığında sona erer. Bu özellik hem cebrin ayrı bir suç sayılıp sayılmayacağını hem de zamanaşımının ne zaman başlayacağını belirler.

Suç yalnızca kasten işlenebilir. Ceza Kanunu'nun 22. maddesine göre taksirli fiiller ancak kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır ve 109. maddede böyle bir düzenleme yoktur.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturan fiilleri gösteren şema
Hürriyetten Yoksun Kılma Suçunu Oluşturan Fiiller

TCK 109 Cezası Ne Kadar?

Temel ceza bir yıldan beş yıla kadar hapistir, cebir, tehdit veya hile kullanıldığında iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Maddenin üçüncü fıkrası, suçun aşağıdaki hallerde işlenmesinde bu cezaları bir kat artırır:

  • Silahla,
  • Birden fazla kişi tarafından birlikte,
  • Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,
  • Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak,
  • Üstsoy, altsoy, eş ya da boşanılan eşe karşı,
  • Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumdaki kişiye karşı.

Suçun cinsel amaçla işlenmesi ayrı bir nitelikli haldir ve önceki fıkralara göre belirlenen ceza ayrıca yarı oranında artırılır. Mağdur bu suç yüzünden ekonomik bakımdan önemli bir kayba uğramışsa hapis cezasının yanında bin güne kadar adli para cezası da verilir.

Artırımlar birlikte uygulandığında cezanın sınırları, görevli mahkeme ve dava zamanaşımı şöyle hesaplanır:

Hal Hüküm Ceza Görevli mahkeme Dava zamanaşımı
Temel hal TCK 109/1 1 yıldan 5 yıla kadar hapis Asliye ceza 8 yıl
Cebir, tehdit veya hile TCK 109/2 2 yıldan 7 yıla kadar hapis Asliye ceza 15 yıl
Temel hal ve 3. fıkradaki bir hal TCK 109/1, 109/3 2 yıldan 10 yıla kadar hapis Asliye ceza 15 yıl
Cebirli hal ve 3. fıkradaki bir hal TCK 109/2, 109/3 4 yıldan 14 yıla kadar hapis Ağır ceza 15 yıl
Temel hal ve cinsel amaç TCK 109/1, 109/5 1 yıl 6 aydan 7 yıl 6 aya kadar hapis Asliye ceza 15 yıl
Cebirli hal ve cinsel amaç TCK 109/2, 109/5 3 yıldan 10 yıl 6 aya kadar hapis Ağır ceza 15 yıl
Cebirli hal, 3. fıkra ve cinsel amaç TCK 109/2, 109/3, 109/5 6 yıldan 21 yıla kadar hapis Ağır ceza 20 yıl

Tablodaki sınırlar kanundaki soyut cezadır. Hakim cezayı bu aralıkta belirler ve takdiri indirim nedeni bulursa cezayı altıda birine kadar indirebilir. Ceza Genel Kurulu'na göre olayda birden fazla nitelikli hal varsa temel ceza alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmelidir.

Cebir Kullanılması ve Yaralamanın Ayrıca Cezalandırılması

Özgürlüğü kısıtlamak için ya da kısıtlama sürerken kullanılan ve basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralanmaya yol açan cebir, 109. maddenin ikinci fıkrasındaki cebir unsurudur ve fail ayrıca kasten yaralamadan cezalandırılmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, satılık araç bahanesiyle tenha bir piknik alanına götürülüp sopayla darp edilen mağdurla ilgili kararında bu kuralı şöyle açıkladı:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/606, K. 2025/566, T. 10.12.2025

"Bir kişinin kasten yaralama suçunun işlenmesi maksadıyla da olsa hile ile bir yere götürülmesinin ardından temadinin devam ettiği süre içinde basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde darbedilmesi hâlinde söz konusu yaralama eylemi TCK'nın 109. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurunu oluşturacak ve aynı Kanun'un; "Biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz." şeklinde düzenlenen 42. maddesi uyarınca da unsur olan basit kasten yaralama suçundan faile ayrıca ceza verilemeyecektir."

Genel Kurul, ayrıca kurulmuş olan basit yaralama mahkumiyetinin önce kanun yararına bozma yoluyla kaldırılması gerektiğini belirterek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma hükmünü bozdu. Kararda aynı zamanda cebrin en geç kısıtlama sona erene kadar kullanılmış olması gerektiği vurgulanır.

Kural iki durumda değişir. Darp kısıtlamadan önce ya da mağdur serbest kaldıktan sonra yapılmışsa yaralama veya tehdit bağımsız suç olur. Yaralama kemik kırılması ya da bir organın işlevinin sürekli zayıflaması gibi neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir sonuca ulaşmışsa, maddenin altıncı fıkrası gereği kasten yaralama hükümleri ayrıca uygulanır.

Kısıtlamadan bağımsız bir darpta cezanın nasıl belirlendiği Basit Yaralama Suçu (BTM) ve Cezası yazımızda anlatılıyor.

Cebrin suç unsuru sayıldığı hal ile yaralamanın ayrıca cezalandırıldığı hal
Cebir ve Yaralamanın Ayrıca Cezalandırılması

Evlilikte Eşin Hürriyetinden Yoksun Kılınması Suç mu?

Evlilik birliği, eşin evden çıkmasını ya da gitmek istediği yere gitmesini zorla engelleme hakkı vermez ve bu fiil kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun nitelikli halini oluşturur. Suçun eşe karşı işlenmesi 109. maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi gereği cezayı bir kat artırır ve 2021 yılında yapılan değişiklikten beri boşanılan eş de bu kapsamdadır.[1]

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, eşini çalıştığı işyerinden darp ederek zorla araca bindirip götüren sanığın eylemini kül halinde cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu saydı ve basit yaralamadan ayrıca hüküm kurulmamasını yerinde buldu. Aynı kararda mağdurenin basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir şekilde yaralanmış olmasına rağmen etkin pişmanlık indirimi uygulanmasını hukuka aykırı bularak hükmü bozdu.[2]

Eş evde kilitleniyor ya da dışarı çıkması engelleniyorsa kolluğa ya da savcılığa başvurunun yanında 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri de istenebilir. Başvuruda kullanılabilecek metin Koruma Talebi Dilekçe Örneği yazımızda yer alıyor.

Eşiniz ya da bir yakınınız tarafından bir yerde tutulduysanız veya hakkınızda bu suçtan soruşturma başladıysa sorunuzu Avukata Sor üzerinden sorabilirsiniz.

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçunda Etkin Pişmanlık

Fail, soruşturma başlamadan önce mağdurun şahsına zarar vermeden onu kendiliğinden güvenli bir yerde serbest bırakırsa cezası üçte ikisine kadar indirilir. İndirim için suçun tamamlanmış olması gerekir, çünkü kısıtlama sürerken yapılan bırakma etkin pişmanlık değil gönüllü vazgeçmedir. Soruşturma olayın kolluğa ihbar ya da şikayet edilmesiyle başlamış sayılır, bundan sonra yapılan bırakma indirim sağlamaz.

Serbest bırakma failin kendi iradesiyle olmalıdır. Mağdurun kaçması ya da kolluğun onu kurtarması bu şartı karşılamaz, mağdurun gece ıssız bir yerde bırakılması da güvenli yer şartını karşılamaz.

Uygulamada en çok tartışılan şart, mağdurun şahsına zarar verilmemesidir. Ceza Genel Kurulu 2012 tarihli bir kararında cebir kullanılan her olayda indirimi reddetmiş, 2020-2022 arasındaki kararlarında ise neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir yaralama yoksa indirime engel görmemişti. Genel Kurul 25.06.2025 tarihli kararında ölçütü şöyle belirledi:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/144, K. 2025/289, T. 25.06.2025

"Şu hâle göre; suçun işlenmesi için zorunlu olduğu ölçüde (itmek, çekmek, tutmak, taşımak vb.) ve bununla sınırlı olmak kaydıyla, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun cebir kullanılarak işlenmesi durumunda da etkin pişmanlığa ilişkin 110. maddenin tatbikinin mümkün olduğu kabul edilmeli, bu zorunluluk her somut olayın özelinde hâkim tarafından değerlendirilmeli ve gerekçeleri kararda gösterilmelidir."

Aynı kararda mağduru araçta ve ormanlık alanda sorgulayıp döven sanıkların darbı suçun işlenmesi için zorunlu sayılmadı ve etkin pişmanlık uygulanmadı. Genel Kurul, yerel mahkemenin mahkumiyet hükmünü bu gerekçeyle onadı. Savunmada bu yüzden kullanılan kuvvetin yalnızca mağduru araca bindirmek ya da bir yerde tutmakla sınırlı kalıp kalmadığı, darbın ayrı bir amaca hizmet edip etmediği ayrıntılı biçimde ortaya konmalıdır.

TCK 110 etkin pişmanlık indirimi için aranan beş şartı gösteren şema
Etkin Pişmanlık İçin Aranan Şartlar

Şikayet, Uzlaştırma ve Görevli Mahkeme

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma şikayete bağlı değildir. Savcılık suçu öğrendiği anda kendiliğinden soruşturma başlatır ve mağdurun şikayetini geri alması soruşturmayı da davayı da düşürmez. Şikayetten vazgeçmenin hangi suçlarda sonuç doğurduğu Karakoldan Şikayeti Geri Alma yazımızda anlatılıyor.

Olayı doğrudan savcılığa bildirmek isteyen mağdur Suç Duyurusu Şikayet Dilekçesi Örneği yazımızdaki metinden yararlanabilir.

Suç uzlaştırma kapsamında değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi uzlaştırmayı şikayete bağlı suçlarla ve tek tek sayılan suçlarla sınırlar, 109. madde bu listede yer almaz. Uzlaştırma kapsamındaki bir tehdit ya da kasten yaralama aynı mağdura karşı bu suçla birlikte işlenmişse, maddenin üçüncü fıkrası gereği o suç için de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.

Seri muhakeme usulü de uygulanmaz, çünkü suç Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesindeki listede bulunmaz. Basit yargılama usulü ise yalnızca üst sınırı iki yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlar içindir, bu suçun temel halinin üst sınırı ise beş yıldır.

Görevli mahkeme cezanın üst sınırına göre belirlenir. 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesi on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçları ağır ceza mahkemesine verir. Temel hale yalnızca üçüncü fıkradaki bir halin eklendiği durumda üst sınır tam on yıl olduğu için dava asliye ceza mahkemesinde kalır, cebirli hale nitelikli hal ya da cinsel amaç eklendiğinde ise ağır ceza mahkemesinde görülür.

Zamanaşımı, HAGB ve Erteleme

Dava zamanaşımı temel halde sekiz yıl, üst sınırı beş yılı aşan hallerde on beş yıl, cebir, nitelikli hal ve cinsel amacın birlikte bulunduğu en ağır halde yirmi yıldır. Suç kesintisiz olduğu için süre, mağdurun serbest kaldığı gün işlemeye başlar. Şüphelinin Cumhuriyet savcısı huzurunda ifadesinin alınması ya da iddianame düzenlenmesi gibi kesme nedenleriyle süre en fazla yarısı kadar uzar.[3]

Kendi dosyanızdaki süreyi Dava ve Ceza Zamanaşımı Hesaplama aracıyla görebilirsiniz.

Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapisse mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve mağdurun zararının giderilmesi gerekir.[4] Cebirli hale üçüncü fıkradaki artırım eklendiğinde alt sınır dört yıla çıkar ve ceza ancak etkin pişmanlık indirimiyle iki yılın altına inebilir.

HAGB kararının adli sicile etkisi HAGB Sicile İşler mi? Adli Sicile İşlenmeyen Kararlar yazımızda anlatılıyor.

Hükmün açıklanması geri bırakılmazsa iki yıl veya daha az hapis cezası ertelenebilir. Bir yıl veya daha az olan ceza kısa süreli hapis cezasıdır ve adli para cezasına ya da diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir.

Mahkumiyetin memuriyete etkisi ayrıca önemlidir. Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesine göre kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası almak memurluğa engeldir, hukuki sonuç doğurmayan HAGB kararı ise bu engeli doğurmaz. Kanunun güncel metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşılabilir.

Hakkınızda bu suçtan dava açıldıysa ya da ifadeye çağrıldıysanız savunmanızı hazırlamak için bir avukatla görüşmek üzere randevu alabilirsiniz.

"Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu ve Cezası (TCK 109)" yazımızla ilgili detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yeni yazı çıkınca haber verelim mi?

Hukuki haklarının farkında olmak için takip et!

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Hakkında Sık Sorulan Sorular

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuyla ilgili en çok sorulan soruları aşağıda yanıtladık.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma şikayete tabi mi?

Değildir. Savcılık suçu öğrendiği anda kendiliğinden soruşturma başlatır, mağdurun şikayetten vazgeçmesi soruşturmayı ya da davayı sona erdirmez.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu uzlaştırmaya tabi mi?

Değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde uzlaştırma kapsamında sayılan suçlar arasında Türk Ceza Kanunu'nun 109. maddesi yer almaz ve suç şikayete de bağlı değildir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma cezası paraya çevrilir mi?

Mahkeme bir yıl veya daha az hapis cezasına hükmederse cezayı adli para cezasına çevirebilir. Temel halde alt sınır bir yıl olduğundan takdiri indirimle ceza bu sınırın altına inebilir. Cebir, tehdit ya da hile kullanılan halde alt sınır iki yıldır ve etkin pişmanlık indirimi uygulanmadıkça ceza bir yılın üstünde kalır.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma memuriyete engel mi?

Kasten işlenen bu suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezası almak Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesine göre memurluğa engeldir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ise hukuki sonuç doğurmadığı için bu engeli doğurmaz.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu taksirle işlenebilir mi?

İşlenemez. Türk Ceza Kanunu taksirli fiilleri yalnızca açıkça belirttiği hallerde cezalandırır ve 109. maddede taksirli bir hal düzenlenmemiştir, bu yüzden suç ancak kasten işlenebilir.

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda zamanaşımı kaç yıl?

Temel halde dava zamanaşımı sekiz yıl, cebirli ve nitelikli hallerde on beş yıldır. Suç kesintisiz olduğu için süre, mağdurun serbest kaldığı günden itibaren işlemeye başlar.

Hukuki gelişmeleri Google'da bizden takip edin.

Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu'nu Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.


Referans ve Kaynaklar

[1] 8.7.2021 tarihli 7331 sayılı Kanun'un 9. maddesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 109/3-e bendine "ya da boşandığı eşe" ibaresi eklenmiştir.

[2] Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2020/10171, K. 2023/6973, T. 03.10.2023.

[3] 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 66/1-c, d, e, 66/6 ve 67/4.

[4] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu madde 231/5-6 (7589 sayılı Kanun'la değişik).

HUKUKİ DENETİM

Av. Kazım Ceylan • Tarih: 26 Ekim 2026

Bu Makaleyi Paylaş
Avukat Kazım Ceylan
Avukat Kazım Ceylanİstanbul Barosu • Sicil No: 78121

Av. Kazım CEYLAN ve ekibi başta işçi hakları, boşanma, kira, miras ve ceza hukuku olmak üzere birçok alanda çözüm odaklı hukuki destek sunmaktadır.

Bu içerik bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.

Ücretsiz Danışmanlık

Formu gönderdiğinizde, KVKK koşullarını kabul etmiş sayılırsınız.