Görevi kötüye kullanma suçu, kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı davranarak ya da görevini ihmal edip geciktirerek kişileri mağdur etmesi, kamuyu zarara uğratması veya birine haksız menfaat sağlamasıyla oluşan ve Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinde düzenlenen suçtur. Cezası icrai davranışta altı aydan iki yıla kadar, ihmal ve gecikmede üç aydan bir yıla kadar hapistir. Suç şikayete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamında da yer almaz.
- Görevi kötüye kullanma suçunun cezası Türk Ceza Kanunu 257. maddeye göre altı aydan iki yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir.
- Görevini ihmal eden ya da geciktiren kamu görevlisi aynı maddenin ikinci fıkrasına göre üç aydan bir yıla kadar hapisle cezalandırılır.
- Memurlar hakkında soruşturma 4483 sayılı Kanun uyarınca izin vermeye yetkili merciin en geç otuz gün içinde vereceği izinle başlar.
İçindekiler8 başlık
- Görevi Kötüye Kullanma Suçu Nedir?
- Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Cezası
- Görevi Kötüye Kullanma ile Görevi İhmal Farkı
- Tamamlayıcı Suç Niteliği ve Diğer Suçlarla İlişkisi
- Avukatın Görevi Kötüye Kullanması
- Soruşturma İzni, Şikayet ve Uzlaştırma
- Zamanaşımı, HAGB ve Memuriyete Etkisi
- Görevi Kötüye Kullanma Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Görevi Kötüye Kullanma Suçu Nedir?
Görevi kötüye kullanma, başka bir suç tipine girmeyen ve kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı hukuka aykırı davranışlarını yakalayan genel ve tamamlayıcı bir suçtur. Kanun maddesinin birinci fıkrası şöyledir:
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 257/1"Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır."
Suçun faili yalnızca kamu görevlisi olabilir. Ceza Kanunu'nun 6. maddesi kamu görevlisini, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi diye tanımlar. Memur, sözleşmeli personel, belediye meclis üyesi ve muhtar bu kapsamdadır, kamusal faaliyete katılmayan özel şirket çalışanı ise bu suçun faili olamaz.
Davranışın kamu görevlisinin görev alanına giren bir işle ilgili olması gerekir. Görevin gereklerine aykırılık, kanunun ya da idari düzenlemelerin öngördüğü usulden başka biçimde iş görmek, yetkiyi aşmak, şekil şartlarına uymamak veya takdir yetkisini amacı dışında kullanmak gibi hallerle ortaya çıkar.
Kurala aykırı her davranış suç değildir. Fiilin şu üç sonuçtan birini doğurması zorunludur: kişilerin mağduriyeti, kamunun zararı ya da kişilere haksız menfaat sağlanması.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, mağduriyetin yalnızca ekonomik kayıptan ibaret olmadığını, bireysel hakların ihlalini de kapsadığını vurgular. Kamu zararında ise norma aykırı her davranışın kamuya duyulan güveni sarsıp zarar doğurduğu düşüncesiyle hareket edilmemesi gerektiğini belirtir.[1]

Görevi Kötüye Kullanma Suçunun Cezası
Kanun cezayı davranışın biçimine göre ikiye ayırır, maddenin eski üçüncü fıkrası ise yürürlükte değildir. Güncel durum şöyledir:
| Hal | Dayanak | Ceza |
|---|---|---|
| Görevin gereklerine aykırı hareket (icrai) | TCK 257/1 | 6 aydan 2 yıla kadar hapis |
| Görevi yapmakta ihmal veya gecikme | TCK 257/2 | 3 aydan 1 yıla kadar hapis |
| Avukatın görev ve yetkisini kötüye kullanması | Avukatlık Kanunu 62 | TCK 257'ye göre |
| Görevini yapmak için menfaat temini (eski 3. fıkra) | 6352 sayılı Kanun ile mülga | Uygulanmaz |
Eski üçüncü fıkra, görevinin gereklerine uygun davranması için kişilerden çıkar sağlayan kamu görevlisini cezalandırıyordu. 2012'de bu fıkra kaldırılırken rüşvet suçunu düzenleyen 252. madde de görevinin ifasıyla ilgili bir işi yapma veya yapmama karşılığı menfaati kapsayacak biçimde değiştirildi, bu nedenle böyle bir menfaat bugün rüşvet hükümleri yönünden incelenir.
Üst sınır iki yıl olduğu için hükmolunan ceza her iki fıkrada da iki yılı geçmez. Bu sınır hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve ertelemeyi mümkün kılar, bir yıl veya daha az hapis ise kısa süreli hapis sayılıp adli para cezasına çevrilebilir. Dava, genel hükümlere göre asliye ceza mahkemesinde görülür.
Görevi Kötüye Kullanma ile Görevi İhmal Farkı
İki hal arasındaki fark davranışın biçimidir. Birinci fıkrada kamu görevlisi bir şey yapar, ikinci fıkrada yapması gerekeni yapmaz ya da geciktirir. 765 sayılı eski Kanun'daki görevi ihmal suçu 257. maddenin ikinci fıkrasına taşındığı için "görevi ihmal" adı hala yaygın biçimde kullanılır.
İhmal halinin taksirle işlenebileceği sanılır, oysa bu fıkra da kasten işlenen bir suçtur. Ceza Genel Kurulu bunu şöyle ifade eder:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/124, K. 2026/365, T. 10.06.2026"Görevde yetkiyi kötüye kullanma suçunun iki şekli de kasten işlenen suçlardandır."
Kurula göre ikinci fıkra, kamu görevlisinin görevini bilerek ve isteyerek ihmal etmesini veya geciktirmesini arar. Dikkatsizlik sonucu bir yazıya geç cevap veren, iş yoğunluğu yüzünden dosyayı bekleten görevli bu yüzden kendiliğinden suç işlemiş sayılmaz, böyle bir durum çoğu zaman disiplin hukukunun konusudur.
İhmalin bir kişinin ölümüne ya da yaralanmasına yol açtığı durumda görevi kötüye kullanma uygulanmaz. Madde gerekçesine göre bu halde ihmali davranışla öldürme veya yaralama suçu oluşur ve fail o suçtan cezalandırılır.

Tamamlayıcı Suç Niteliği ve Diğer Suçlarla İlişkisi
Maddenin "Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında" diye başlaması, 257. maddeyi tali bir norm yapar. Kamu görevlisinin davranışı zimmet, irtikap, rüşvet, resmi belgede sahtecilik gibi daha özel bir suçu oluşturuyorsa görevi kötüye kullanmadan değil, o suçtan ceza verilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, duruşmadan sonra UYAP üzerinden tanık beyanlarını sanıklar lehine değiştiren bir hakimin durumunu bu çerçevede inceledi. Kurul, duruşma tutanağının sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli bir belge olduğunu, bu yüzden eylemin görevi kötüye kullanma değil nitelikli resmi belgede sahtecilik olduğunu kabul etti:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/124, K. 2026/365, T. 10.06.2026"Sanığın eyleminin, görevine bağlı yetkisi kapsamında bir başka suçu (TCK madde 204/2 gibi) oluşturduğu durumlarda tali norm uygulanma kabiliyetini kaybeder. Sanığın asli norm uyarınca cezalandırılması gerekir."
Kurul aynı kararla, görevi kötüye kullanmaya göre verilen hükmü bozdu ve ayrıca kamu görevinin kötüye kullanılarak işlenen suçlarda Ceza Kanunu'nun 53/5. maddesi uyarınca ek yasak verilmesi gerektiğini belirtti. Sahtecilik suçunun cezaları ve unsurları için Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Cezası Nedir? yazımıza bakabilirsiniz.
Savunmanın ilk sorusu da budur. Dosyadaki fiil gerçekten 257. maddeye mi, yoksa cezası çok daha ağır olan özel bir suça mı uyuyor? İddianamedeki nitelendirme değişirse ceza, zamanaşımı ve HAGB imkanı birlikte değişir.
Hakkınızda görevi kötüye kullanma iddiasıyla ön inceleme ya da soruşturma başladıysa sorunuzu Avukata Sor üzerinden iletebilirsiniz.
Avukatın Görevi Kötüye Kullanması
Avukat kamu görevlisi değildir, ancak Avukatlık Kanunu'nun 62. maddesi avukat sıfatıyla kendisine verilen görev ve yetkiyi kötüye kullanan avukatın Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesine göre cezalandırılacağını öngörür. Müvekkilin davasını süresinde açmamak, duruşmaya katılmayarak dosyanın düşmesine yol açmak ya da tahsil edilen parayı bildirmemek bu suçun tipik iddialarıdır.
Avukatlar için yargılama usulü de farklıdır. Görevden doğan suçlarda soruşturma Adalet Bakanlığının izniyle başlar, kovuşturma kararından sonra dava suçun işlendiği yerdeki ağır ceza mahkemesinde görülür ve verilen kararın baroya bildirilmesi gerekir.[2] Bu dosyalarda bölge adliye mahkemesinin kararı, cezanın miktarına bakılmaksızın temyiz edilebilir.
Her avukat fiili de bu maddeye girmez. Yargıtay 5. Ceza Dairesi 02.07.2026 tarihli ve E. 2025/10639, K. 2026/7394 sayılı kararında, vekaletname almadan Yargıtay'da tanıdıkları olduğunu söyleyerek katılandan 15.000 TL alan avukatın eyleminin nitelikli dolandırıcılık olduğunu, ihmali davranışla görevi kötüye kullanmadan kurulan mahkumiyetin bozulması gerektiğini kabul etti.[3] Avukatla ilişkiyi sona erdirme yolu için Avukat Azletme (Azilname) Nedir, Nasıl Yapılır? yazımız yol gösterir.
Soruşturma İzni, Şikayet ve Uzlaştırma
Görevi kötüye kullanma şikayete bağlı değildir, savcılık suçu öğrendiğinde kendiliğinden harekete geçer ve şikayetten vazgeçmek süreci durdurmaz. Suç Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesindeki uzlaştırma listesinde de bulunmadığından taraflar uzlaşarak dosyayı kapatamaz.
Memurlar ve diğer kamu görevlileri için ek bir aşama vardır. 4483 sayılı Kanun'a göre görev sebebiyle işlenen suçlarda savcı, delil tespiti dışında işlem yapmadan ve görevlinin ifadesini almadan evrakı yetkili mercie gönderip soruşturma izni ister. İlçede görevliler için kaymakam, ilde ve merkez ilçede görevliler için vali, bakanlık merkez teşkilatında kuruluşun en üst amiri izin vermeye yetkilidir.
Kanunun metnine mevzuat.gov.tr üzerinden ulaşılabilir.
İhbar ya da şikayetin işleme konulması için dilekçenin dört şartı taşıması gerekir:
- İddia soyut ve genel nitelikte olmamalı, kişi veya olay belirtilmelidir.
- İddialar ciddi bulgu ve belgelere dayanmalıdır.
- Dilekçede başvuranın doğru adı, soyadı ve imzası bulunmalıdır.
- Başvuranın iş veya ikametgah adresi yazılmalıdır.
Bu şartları taşımayan başvuru işleme konulmaz. Yetkili merci ön inceleme dahil kararını en geç otuz gün içinde verir, bu süre zorunlu hallerde on beş gün uzatılabilir. İzin verilmemesine karşı şikayetçi, kararın tebliğinden itibaren on gün içinde itiraz edebilir ve itiraza çoğu durumda bölge idare mahkemesi bakar.
Uygulamada şikayetlerin önemli bir kısmı bu aşamada düşer. Dilekçeye yalnızca "görevini kötüye kullandı" yazmak yetmez, hangi işlemin hangi kurala aykırı olduğu ve bunun doğurduğu mağduriyet belgeyle gösterilmelidir. Dilekçenin yapısı için Suç Duyurusu Şikayet Dilekçesi Örneği yazımıza bakabilirsiniz.
Zamanaşımı, HAGB ve Memuriyete Etkisi
Görevi kötüye kullanmada dava zamanaşımı her iki fıkra için sekiz yıldır, çünkü kanundaki ceza beş yılı aşmaz. Zamanaşımı ifade, iddianame gibi işlemlerle kesilirse süre en fazla yarısı kadar uzar ve on iki yıla çıkar.[4] Kendi dosyanızdaki süreyi Dava ve Ceza Zamanaşımı Hesaplama aracıyla görebilirsiniz.
Memurlarda gözden kaçan bir ayrıntı, soruşturma izni beklenirken dava zamanaşımının durmasıdır. Ceza Kanunu'nun 67/1. maddesi izin veya kararın alınmasına bağlı hallerde süreyi izin alınıncaya kadar işletmez, bu yüzden izin sürecinde zamanaşımı dolmaz.
Hükmolunan ceza iki yılı geçemeyeceği için şartları varsa mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir. Kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi bu kararın şartlarındandır ve beş yıllık denetim süresinde zamanaşımı durur.
Kararın sicile ve kamu görevine etkisi HAGB Sicile İşler mi? Adli Sicile İşlenmeyen Kararlar yazımızda anlatılıyor.
Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan memuriyete engel suçlar arasında görevi kötüye kullanma adıyla yer almaz. Ancak aynı madde, kasten işlenen bir suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasını da engel sayar ve memurluk sırasında bu şartı kaybeden kişinin memurluğu 98. maddeye göre sona erer. Hapis cezası adli para cezasına çevrildiğinde ortaya çıkan durum ve ayrıntılı liste için Memuriyete Engel Suçlar Nelerdir? yazımıza bakabilirsiniz.
Hapis cezasına mahkumiyette kişi, Ceza Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca infaz tamamlanıncaya kadar kamu görevinden yoksun kalır. Suç kamu görevinin kötüye kullanılmasıyla işlendiğinden 53/5. madde gereği bu yasak, infazdan sonra da cezanın yarısından bir katına kadar sürer.

Hakkınızda soruşturma izni verildiyse ya da görevi kötüye kullanma iddiasıyla dava açıldıysa savunmanızı hazırlamak için bir avukatla görüşmek üzere randevu alabilirsiniz.
Görevi kötüye kullanma suçuyla ilgili detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Yeni yazı çıkınca haber verelim mi?
Hukuki haklarının farkında olmak için takip et!
Görevi Kötüye Kullanma Suçu Hakkında Sık Sorulan Sorular
Görevi kötüye kullanma suçuyla ilgili en çok sorulan soruları aşağıda yanıtladık.
Görevi kötüye kullanma suçu şikayete tabi mi?
Değildir. Görevi kötüye kullanma suçunda savcılık suçu öğrendiği anda kendiliğinden işlem yapar, şikayetten vazgeçilmesi soruşturmayı ya da davayı sona erdirmez.
Görevi kötüye kullanma suçu uzlaştırmaya tabi mi?
Değildir. Görevi kötüye kullanma, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde sayılan uzlaştırma kapsamındaki suçlar arasında yer almaz, bu yüzden taraflar uzlaşarak dosyayı kapatamaz.
Görevi kötüye kullanma suçu taksirle işlenebilir mi?
İşlenemez. Görevi kötüye kullanma suçunun hem icrai hem ihmali hali kasten işlenir, görevini dikkatsizlik nedeniyle aksatan kamu görevlisi bu suçtan değil, şartları varsa disiplin hükümlerine göre sorumlu tutulur.
Görevi kötüye kullanma cezası paraya çevrilir mi?
Mahkeme bir yıl veya daha az hapis cezasına hükmederse cezayı adli para cezasına çevirebilir. İki yıl veya daha az hapis cezası ise şartları varsa ertelenebilir ya da hükmün açıklanması geri bırakılabilir.
Görevi kötüye kullanma suçu özel sektörde işlenir mi?
Görevi kötüye kullanma suçunun faili yalnızca kamu görevlisi olabilir. Kamusal bir faaliyete katılmayan özel şirket çalışanının işvereni zarara uğratan davranışı bu suçu değil, şartları varsa güveni kötüye kullanma gibi başka suçları oluşturur.
Görevi kötüye kullanma suçunda zamanaşımı kaç yıl?
Görevi kötüye kullanma suçunda dava zamanaşımı sekiz yıldır. Zamanaşımı kesilirse süre en fazla on iki yıla uzar, memurlarda soruşturma izni beklenirken ise süre işlemez.
Hukuki gelişmeleri Google'da bizden takip edin.
Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu'nu Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Referans ve Kaynaklar
[1] Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2025/124, K. 2026/365, T. 10.06.2026.
[2] 1136 sayılı Avukatlık Kanunu madde 58 ve 59 (son fıkra 7249 sayılı Kanun ile eklenmiştir).
[3] Yargıtay 5. Ceza Dairesi, E. 2025/10639, K. 2026/7394, T. 02.07.2026. Daire, 5237 sayılı Kanun'un 158/1-i maddesine dayanmıştır.
[4] 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu madde 66/1-e ve 67/4.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 26 Ekim 2026
