İlçe ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE
DAVACI : Ad Soyad (Davacı) – T.C. Kimlik No: T.C. Kimlik Numarası – Adres: Adres (Davacı)
VEKİLİ : Avukat Ad Soyad (varsa)
DAVALILAR : Davalıların Ad Soyadı ve Adresleri (tapuda kayıtlı güncel malik ve işleme katılanlar)
KONU : İl ili İlçe ilçesi Mahalle Mahallesi Ada No ada Parsel No parsel sayılı taşınmazın muris muvazaasına dayalı olarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacının miras payı oranında adına tesciline karar verilmesi talebidir.
DAVA DEĞERİ : Dava Tarihindeki Değer TL
AÇIKLAMALAR :
Davacı, Mirasbırakanın Ad Soyadı'nın Yakınlık Derecesi olup mirasbırakan Ölüm Tarihi tarihinde vefat etmiştir. Mirasbırakanın mirasçıları mirasçılık belgesinde gösterilmiştir ve davacının miras payı Davacının Miras Payı oranındadır.
Dava konusu İl ili İlçe ilçesi Mahalle Mahallesi Ada No ada Parsel No parsel sayılı taşınmaz mirasbırakan adına kayıtlı iken Temlik Tarihi tarihinde Temlik Şekli ile davalıya devredilmiştir.
Resmi senette gösterilen işlem gerçek bir devir değildir, gerçekte bağıştır. Davalı, tapuda gösterilen Tapuda Gösterilen Bedel TL bedeli ödememiştir ve taşınmazın temlik tarihindeki gerçek değeri Temlik Tarihindeki Gerçek Değer TL'dir.
Mirasbırakan, mirasçılarından mal kaçırma amacıyla hareket etmiştir. Bu amaç şu olgulardan anlaşılmaktadır: Mal Kaçırma Amacını Gösteren Olgular.
Davalının taşınmazı satın alacak alım gücü bulunmamaktadır: Davalının Mali Durumu. Mirasbırakanın taşınmazı satmak için haklı ve makul bir nedeni yoktur ve mirasbırakan temlikten sonra da Temlik Sonrası Kullanım Durumu.
Temlik, mirasçılar arasında bir paylaştırma amacı taşımamaktadır. Mirasbırakan diğer mirasçılara Diğer Mirasçılara Yapılan Kazandırmalar yapmıştır.
Sonraki Devir ve Üçüncü Kişinin Durumu
Taşınmazın üçüncü kişilere devrinin davanın sonucunu etkisiz bırakmaması için dava sonuna kadar devrinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasını talep ederiz.
HUKUKİ SEBEPLER : 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 19 ve 237; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 706, 1023, 1024 ve 1025; 2644 sayılı Tapu Kanunu m. 26; 1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı; 6100 sayılı HMK m. 2, 12, 119 ve 389; 492 sayılı Harçlar Kanunu m. 16 ve ilgili mevzuat.
DELİLLER : Mirasçılık belgesi, tapu kaydı ve takyidat belgesi, temlike ilişkin resmi senet, banka kayıtları, davalının SGK ve vergi kayıtları, nüfus kayıtları, tanık, keşif, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptaline ve davacının Davacının Miras Payı oranındaki payı adına tesciline, bu mümkün olmazsa payın bedelinin davalıdan tahsiline, dava sonuna kadar taşınmazın devrinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir şerhi konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. Tarih
Davacı / Vekili Ad Soyad
İmza
EKLER : Mirasçılık belgesi, tapu kaydı ve takyidat belgesi, temlike ilişkin tapu işlemi belgeleri, delil listesi, vekaletname
Muris Muvazaası Dava Dilekçesi
Muris muvazaası dava dilekçesi, mirasbırakanın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla taşınmazını satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi görüntüsüyle devrettiğini ileri süren mirasçının tapu kaydının iptalini ve kendi payı oranında tescilini istediği dilekçedir. Kanunda ayrıca düzenlenmeyen bu dava, 1 Nisan 1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına dayanır.[1]
Tapu iptal ve tescil davalarının görev, yetki, harç ve tedbir kuralları Tapu İptal ve Tescil Davası Dilekçe Örneği yazımızda anlatılıyor. Bu sayfa yalnızca muris muvazaasına özgü noktaları ele alır. Karttaki metni kullanırken davanıza uymayan satırları çıkarın.
Muris Muvazaasının Şartları
Muris muvazaasından söz edilebilmesi için mirasbırakanın gerçek irade ve amacının mirasçılarından mal kaçırmak olması gerekir.[2] Mirasbırakan gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazı, tapu memuru önünde satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi olarak gösterir.
Gizli bağış resmi şekilden yoksun olduğu için görünüşteki işlem geçersizdir. Mal kaçırma amacı yoksa İçtihadı Birleştirme Kararı uygulanmaz.

Muris Muvazaasında İspat Yükü ve Deliller
Muris muvazaasında ispat yükü davacıdadır ve davacı mirasçılar sözleşmenin dışında kaldıkları için iddialarını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir.[3] Davacı, temlikin mirasbırakan tarafından mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığını gösterecek olguları dilekçede açıkça yazar.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mirasbırakanın gerçek amacını anlamak için aşağıdaki olgulardan yararlanılmasını zorunlu görür.
| Olgu | Dilekçede nasıl yazılır |
|---|---|
| Davalının alım gücü | Gelir, SGK ve vergi kayıtları ve bedeli nereden bulduğu |
| Bedel ile gerçek değer arasındaki fark | Resmi senetteki bedel ile bilirkişice belirlenen temlik tarihindeki değer |
| Mirasbırakanın haklı ve makul nedeni | Satmaya ihtiyacı olup olmadığı ve bedelin akıbeti |
| Taraflar arasındaki ilişki | Mirasbırakanın davalı ve diğer mirasçılarla temlikten önceki ve sonraki ilişkisi |
| Yörenin gelenek ve görenekleri | Çocuklara mal paylaşımının o çevredeki alışılmış biçimi |
Bedel farkı tek başına yeterli sayılmaz. Hukuk Genel Kurulu, akitte gösterilen bedel ile gerçek bedel arasındaki fahiş farkın tek başına muvazaanın kanıtı olmadığı değerlendirmesini benimsemiştir.[2]
Bakım Savunması ve Mirasçıya Minnet
Davalı çoğunlukla mirasbırakana baktığını ve temlikin minnet duygusuyla yapıldığını savunur. Hukuk Genel Kurulu, bir temlikte bedelin para olmak zorunda olmadığını, hizmet ve emeğin de bedel sayılabileceğini kabul eder.[2]
Aynı kararda mirasbırakanın yıllarca bakım gören gelinine duyduğu minnetle satış yaptığı sonucuna varılmış ve mal kaçırma amacı ispatlanamadığı için dava reddedilmiştir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayanan temlik de muvazaalı olabilir, bu durumda mirasbırakanın yaşı, sağlığı, malvarlığı ve temlik edilen malın tüm malvarlığına oranı incelenir.[4]
Dilekçede bakım iddiasına karşı mirasbırakanın temlik tarihindeki sağlık durumu, temlikten sonra da kendi işini görmeye devam etmesi ve bakım ile temlik edilen değer arasındaki orantısızlık yazılır.
Saklı Pay ile Muvazaa Ayrımı: Tenkis Davası
Muris muvazaası davası saklı pay sahibi olmayan mirasçıya da açıktır, tenkis davası ise yalnızca saklı paylı mirasçıların hakkıdır.[5] Tenkis davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen karşılıksız kazandırmalarının yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili bir yenilik doğurucu davadır.
Geçerli bir satış bedel karşılığı yapıldığından saklı paya el atıldığı söylenemez. Muris muvazaası kabul edilmezse temlik gerçek satış sayılır ve tenkis talebi de bu nedenle sonuçsuz kalabilir.[6]
Saklı paylı mirasçı davayı muris muvazaası, olmadığı takdirde tenkis biçiminde terditli kurabilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, iki talebin birlikte ileri sürüldüğü davada muvazaa davasının sonucunun beklenmesini istemiştir, çünkü muvazaa kabul edilirse tereke ve tenkis hesabı değişir.
Tenkis davası mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her halde mirasın açılmasından on yıl geçmekle düşer.[7] İçtihadı Birleştirme Kararı muvazaa davasının tenkis haklarına etkili olmayacağını belirttiği için bu süreler ayrıca takip edilir.

Davacı Mirasçıların Durumu ve Tescil Talebi
Dava mirasbırakanın ölümünden sonra mirasçı sıfatıyla açılır ve davacı kendi miras payı oranında tescil ister.[8] Mirasçılık belgesi dilekçeye eklenir. Miras payının hesabı için Miras Payı Hesaplama aracı kullanılabilir.
Tüm mirasçılar adına tescil istenen bir davada bölge adliye mahkemesi, katılmayan mirasçının olurunun alınmasını ya da miras şirketine TMK 640 uyarınca temsilci atanmasını aramıştır ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bu yargılama sonunda verilen kararı onamıştır.[9] Bu nedenle dilekçede talep miras payı oranında kurulur. Mirasın tapuya nasıl yansıdığı Tapuda Doğrudan Mirasçılara İntikal Nasıl Yapılır? yazımızda anlatılıyor.
Temlik kadastro tespitinden önceki bir nedene dayanıyorsa tespit tutanağının kesinleşmesinden itibaren on yıllık hak düşürücü süre de araştırılır. Mirasbırakan kadastrodan sonra ölmüşse Yargıtay bu süreyi mirasçılar için uygulamamıştır.[10]
Üçüncü Kişiye Devir ve İyiniyet
Davalı taşınmazı başka birine devrettiyse TMK 1023 ve 1024 birlikte değerlendirilir. Tapu kaydına iyiniyetle güvenen üçüncü kişinin kazanımı korunur ancak yolsuz tescili bilen ya da bilmesi gereken kişi bu tescile dayanamaz.[11]
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, ilk temlikin muvazaalı olduğu sabit olan bir davada ikinci alıcıyı iyiniyetli saymamıştır. Bedelin ödendiği somut delillerle ispatlanamamış, iki davalı aynı bölgede işyeri olan ve birbirini yakından tanıyan kişiler çıkmış ve taşınmazı fiilen ara malik kullanmaya devam etmiştir. Aynı davada ilk derece mahkemesi üçüncü kişiyi iyiniyetli sayıp miras payına karşılık gelen bedelin tahsiline hükmetmişti, bu yüzden dilekçede tapu iptalinin mümkün olmaması halinde bedel de terditli olarak istenir.

Dilekçede Sık Yapılan Hatalar
En sık hata, yalnızca bedelin düşük olduğunu yazmaktır. Mal kaçırma amacını gösteren olgular, alım gücü, haklı neden ve ilişkiler dilekçede ayrı ayrı yer almazsa mahkeme hangi vakıalara dayanıldığını bilemez ve hakim bu vakıalarla bağlıdır.
Tüm mirasçılar adına tescil isteyip diğer mirasçıları davaya katmamak ikinci hatadır. Güncel tapu kaydını almadan dava açmak da risklidir, çünkü taşınmaz devredildiyse doğru davalı değişir.
Üçüncü hata bakım savunmasına hazırlıksız girmektir. Davalı bakım iddiasını somut hizmetlerle destekler, davacı ise mirasbırakanın sağlığını ve malvarlığına oranı gösteren belgeleri dilekçe aşamasında sunar.
Muris Muvazaası Dava Dilekçesi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Aşağıdaki sorular saklı pay, tapudaki bedel ve tescilin kapsamı etrafında toplanıyor.
Saklı pay sahibi olmayan mirasçı muris muvazaası davası açabilir mi?
Evet, İçtihadı Birleştirme Kararı saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen her mirasçının dava açabileceğini kabul eder. Önemli olan davacının mirasçı olması ve temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığını ispatlamasıdır.
Taşınmaz tapuda bedelle satılmış görünüyorsa muris muvazaası iddia edilebilir mi?
Evet, tapudaki bedel ödenmemiş ya da gerçek değerle orantısızsa işlem gizli bağış sayılabilir. Bedelin ödendiği ve satışın gerçek olduğu ispatlanırsa muvazaa kabul edilmez. Tapudaki bedelle gerçek değer arasındaki fark tek başına yeterli değildir.
Muris muvazaası davası kabul edilirse taşınmaz kimin adına tescil edilir?
Davacı mirasçı, kendi miras payı oranında adına tescil ister ve mahkeme bu oranda tescile karar verir. Taşınmaz üçüncü kişiye devredilmişse ve üçüncü kişi iyiniyetli sayılırsa tapu iptali yerine terditli olarak istenen bedel talebi incelenir.
Referans ve Kaynaklar
[1] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, madde 19 ve 237; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 706; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/595, K. 2023/945, T. 11.10.2023.
[2] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/595, K. 2023/945, T. 11.10.2023.
[3] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/595, K. 2023/945, T. 11.10.2023; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 6; 6100 sayılı HMK, madde 190.
[4] Yargıtay 1. HD, E. 2022/7996, K. 2023/991, T. 22.02.2023; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, madde 611.
[5] Yargıtay 7. HD, E. 2024/3533, K. 2025/2496, T. 08.05.2025.
[6] Yargıtay 7. HD, E. 2021/8099, K. 2023/624, T. 06.02.2023.
[7] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 571.
[8] Yargıtay 1. HD, E. 2025/3149, K. 2026/2639, T. 02.04.2026.
[9] Yargıtay 1. HD, E. 2022/7996, K. 2023/991, T. 22.02.2023.
[10] 3402 sayılı Kadastro Kanunu, madde 12/3; Yargıtay 1. HD, E. 2025/1345, K. 2025/1713, T. 27.03.2025.
[11] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 1023 ve 1024; Yargıtay 1. HD, E. 2025/3149, K. 2026/2639, T. 02.04.2026.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 7 Ekim 2026
