İşverenin yükümlülükleri, 4857 sayılı İş Kanunu'nun işçiyi koruma amacıyla işverene yüklediği ücret ödeme, eşit davranma, iş sağlığı ve güvenliğini sağlama, sözleşme yapma ve sigorta bildirimi gibi bir dizi zorunlu davranıştır. Bu yükümlülüklerin bir kısmı doğrudan 4857 sayılı Kanun'dan, bir kısmı ise 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gibi ayrı mevzuattan doğar.
İşveren bu yükümlülüklerin çoğunu iş sözleşmesi kurulduğu andan itibaren, bazılarını ise işçi sayısı veya işyerinin tehlike sınıfı gibi eşiklere bağlı olarak yerine getirmek zorundadır. Aşağıdaki başlıklar, işverenin en sık gündeme gelen beş temel yükümlülüğünü özetlemekte ve her birinin ayrıntılı işlendiği yazıya yönlendirmektedir.
İşverenin yükümlülükleri konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.
Aşağıdaki tablo, işverenin beş temel yükümlülüğünü ve dayandığı kanun hükmünü özetlemektedir.
| Yükümlülük | Dayandığı Hüküm |
|---|---|
| Ücret ödeme ve asgari ücret altına inmeme | 4857 sayılı Kanun m.32, 39 |
| Eşit davranma, ayrım yapmama | 4857 sayılı Kanun m.5 |
| İş sağlığı ve güvenliğini sağlama | 6331 sayılı Kanun m.4, 6 |
| Sözleşme yapma ve yazılı belge verme | 4857 sayılı Kanun m.8 |
| Sigortalı bildirimi yapma | 5510 sayılı Kanun m.8 |
- Ücret ödeme borcu esastır: İşveren ücreti eksiksiz ve kararlaştırılan sürede ödemekle yükümlüdür, gecikmede faiz işler.
- Eşit davranma borcu vardır: Dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, inanç ve mezhep temelinde ayrım yapılamaz.
- İş sağlığı ve güvenliği tedbirleri zorunludur: İşveren gerekli her türlü önlemi almak, araç gereci sağlamak ve eğitim vermekle yükümlüdür.
- Bildirim yükümlülükleri işler: SGK girişi, çalışma koşullarını gösteren belge ve fesih bildirimi kanunda öngörülen usullere tabidir.
- Kontenjan zorunluluğu doğar: Elli ve üzeri işçi çalıştıran özel sektör işyerinde engelli çalıştırma oranına uyulması gerekir.
- Kişilik haklarını koruma borcu vardır: İşçinin onurunu ve kişisel verilerini gözetmek işverenin gözetme borcunun parçasıdır.
İşverenin Ücret Ödeme Yükümlülüğü Nedir?
İşveren, işçinin çalışması karşılığında ücreti eksiksiz ve kararlaştırılan sürede ödemekle yükümlüdür. Ücret en geç ayda bir ödenir ve hiçbir işçiye asgari ücretin altında ödeme yapılamaz.[1]
Ücretin bir kısmının bordroya yansıtılmadan elden ödenmesi bu yükümlülüğü ihlal eder, çünkü işçinin gerçek kazancını ispatını zorlaştırır. Ücret gününde ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmiş sayılıp ücretini dava veya icra yoluyla talep edebilir.
İşverenin işçiye her yıl otomatik zam yapma yükümlülüğü kural olarak yoktur. Bu yükümlülük yalnızca asgari ücretin altına düşen ücretlerde ve sözleşmede kararlaştırılmış zam hükümlerinde devreye girer. Bu ayrımın tüm istisnaları için İşçiye Zam Zorunluluğu yazımıza bakabilirsiniz.
İşverenin yükümlülükleri ile ilgili durumunuza özel bir değerlendirme almak için görüşme öncesinde Avukata Sor sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
İşverenin Eşit Davranma Borcu Nedir?
İşveren, işçiler arasında dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi sebeplerle ayrım yapamaz.[2] Bu yasak, işe alımda değil, sözleşmenin kurulmasından sona ermesine kadar iş ilişkisinin her aşamasında geçerlidir.
Ayrımcılığa uğrayan işçi, iş sözleşmesi devam ederken de dört aya kadar ücreti tutarında bir tazminat talep edebilir. Bu talep için işten ayrılması şart değildir. Bu borcun kapsamı ve ihlalinin sonuçları için İşverenin Eşit Davranma Borcu rehberimize bakabilirsiniz.
Bu tazminatı talep eden işçinin ispat yükü konusunda Yargıtay şu ilkeyi benimsemiştir:[3]
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/4585, K. 2015/7310, T. 27.04.2015"Eşit davranma borcuna aykırılığı ispat yükü işçide olmakla birlikte, anılan maddenin son fıkrasında yer alan düzenlemeye göre işçi ihlalin varlığını güçlü biçimde gösteren bir delil ileri sürdüğünde aksi işveren tarafından ispatlanmalıdır."
Yani işçi önce ayrımcılığa uğradığına dair somut bir emare göstermek zorundadır; bu emare gösterilmeden yalnızca iddiaya dayanan bir talep, işverenin ayrımcılık yapmadığını ayrıca ispatlamasını gerektirmez.
İşverenin İş Sağlığı ve Güvenliği Yükümlülüğü Nedir?
İşveren, işyerinde çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumak için gerekli her türlü tedbiri almak, araç ve gereci noksansız bulundurmakla yükümlüdür.[4] Bu yükümlülük, işyerinin tehlike sınıfına ve çalışan sayısına göre işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı görevlendirmeyi de kapsar.
Bir iş kazası yaşandığında, işverenin bu tedbirleri alıp almadığı bilirkişi incelemesinde ayrıca değerlendirilir ve eksiklik tespit edilirse kusur oranını yükseltir. Hangi işyerlerinin işyeri hekimi bulundurmak zorunda olduğuna ve OSGB üzerinden hizmet almanın sorumluluğu ortadan kaldırıp kaldırmadığına İşyeri Hekimi ve İSG Bulundurma yazımızdan ulaşabilirsiniz.
İşverenin Sözleşme Yapma ve Bildirim Yükümlülükleri Nelerdir?
İş sözleşmesi kanunda aksi belirtilmedikçe özel bir şekle tabi değildir ve sözlü olarak da kurulabilir. Buna karşılık süresi bir yıl ve üzerinde olan belirli süreli sözleşmeler ile kanunun ayrıca aradığı bazı sözleşme türleri yazılı yapılmak zorundadır.
Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren, işçiye en geç iki ay içinde çalışma koşullarını, ücreti, ücret ödeme dönemini ve varsa fesih usulünü gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. Uygulamada küçük işyerlerinin bir kısmı bu belgeyi hiç düzenlemez. Bu eksiklik tek başına sözleşmeyi geçersiz kılmaz ama bir uyuşmazlıkta işveren aleyhine yorumlanabilir.
İşveren, ayrıca çalıştırdığı her işçiyi Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirmekle yükümlüdür. Sigortalı işe giriş bildirgesi, kural olarak işçinin çalışmaya başladığı günden en az bir gün önce SGK'ya verilir. İnşaat ve tarım gibi bazı sektörlerde bu bildirim aynı gün de yapılabilir.[5]
İşçinin hiç sigortalanmaması veya sigorta priminin gerçek ücretin altında gösterilmesi, işvereni idari para cezasıyla karşı karşıya bırakır ve işçiye haklı fesih hakkı tanır. Bu bildirim yükümlülüğü, işçinin emeklilik hakları ve iş kazası halinde sağlanacak koruma bakımından da doğrudan belirleyicidir.
İşveren Engelli ve Eski Hükümlü Çalıştırmakla Yükümlü müdür?
Elli veya daha fazla işçi çalıştıran özel sektör işyerlerinde işveren, çalıştırdığı işçi sayısının yüzde üçü oranında engelli işçi çalıştırmakla yükümlüdür.[6] Kamu işyerlerinde bu oran engelliler için yüzde dört olup ayrıca eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu da eklenir.
Kontenjan açığını kapatmayan işveren, her ay için idari para cezasıyla karşılaşır. Bu yükümlülüğün hesaplanma yöntemi ve istisnaları Engelli İşçi Çalıştırma Zorunluluğu ve Kontenjanı yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.
İşverenin Diğer Temel Yükümlülükleri Nelerdir?
Yukarıdaki beş başlığın dışında işverenin iş ilişkisinden doğan başka yükümlülükleri de bulunur. Bunların bir kısmı doğrudan kanunda sayılmasa da Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümlerine ve iş sözleşmesinin niteliğine dayanır.
- İşçiye, işin görülmesi için gerekli araç, gereç ve bilgiyi sağlamak.
- İşçinin kişiliğini ve özel hayatını korumak, işyerinde kamera ve teknolojik takibi ölçülü kullanmak.
- Geçerli nedenle yapılacak fesihten önce, otuz ve üzeri işçi çalıştıran işyerlerinde işçinin yazılı savunmasını almak.
- Yıllık ücretli izni işçinin talebine göre zamanında kullandırmak ve engellememek.
Uygulamada işverenlerin en sık ihmal ettiği yükümlülük, küçük işyerlerinde yazılı belge ve bildirim düzenidir. Sözlü anlaşmalarla yürütülen çalışma ilişkilerinde, bir uyuşmazlık çıktığında işverenin ispat yükü ağırlaşır.
İşverenin yükümlülükleri konusunda detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
İşverenin Yükümlülükleri Hakkında Sık Sorulan Sorular
İşverenin yükümlülükleri konusunda okuyucularımızın en çok merak ettiği ek soruları bu başlıkta yanıtladık.
İşveren yazılı iş sözleşmesi yapmak zorunda mıdır?
Kural olarak hayır, iş sözleşmesi özel bir şekle tabi değildir. Ancak süresi bir yıl ve üzerinde olan belirli süreli sözleşmeler yazılı yapılmak zorundadır ve yazılı sözleşme yoksa işveren iki ay içinde çalışma koşullarını gösteren bir belge vermelidir.
İşveren işçiye her yıl zam yapmak zorunda mıdır?
Hayır. Kanunda işvereni her yıl zam yapmaya zorlayan genel bir hüküm yoktur. Zam kararı kural olarak işverenin takdirindedir, istisnası asgari ücretin altına düşen ücretler ve sözleşmedeki zam hükümleridir.
İşveren sigortasız işçi çalıştırırsa ne olur?
İşveren idari para cezasıyla karşılaşır ve işçinin geçmişe dönük prim, ücret ve tazminat alacaklarından sorumlu tutulur. İşçi bu durumu haklı fesih sebebi olarak da ileri sürebilir.
Kaç işçiden itibaren işyeri hekimi bulundurma zorunluluğu doğar?
İşyeri hekimi bulundurma zorunluluğu, çalışan sayısına değil işyerinin tehlike sınıfına göre kademeli olarak uygulanır. Çok tehlikeli işyerlerinde bu yükümlülük daha düşük çalışan sayılarında devreye girer.
İşveren engelli çalıştırma yükümlülüğünü para cezası ödeyerek atlayabilir mi?
Hayır, idari para cezası kontenjan açığını kapatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Ceza her ay tekrar uygulanabilir ve işveren kontenjanı doldurana kadar yükümlülük devam eder.
İşverenin eşit davranma borcu işe alım aşamasında da geçerli midir?
Evet, eşit davranma yasağı yalnızca çalışma sırasında değil, iş sözleşmesinin kurulması ve sona ermesi aşamalarında da geçerlidir. Biyolojik veya işin niteliğine dayanan zorunlu sebepler dışında ayrım yapılamaz.
İşverenin yükümlülüklerine uymaması işçiye hangi hakları verir?
İhlalin türüne göre işçi, alacağını dava yoluyla talep edebilir, haklı nedenle fesih hakkını kullanabilir veya idari şikayet yoluna başvurabilir. Bazı ihlaller bu yolların birlikte kullanılmasına da engel değildir.
Referans ve Kaynaklar
[1] 4857 sayılı İş Kanunu, madde 32 ve 39 - Ücretin ödenmesi ve asgari ücret. (mevzuat.gov.tr)
[2] 4857 sayılı İş Kanunu, madde 5 - Eşit davranma ilkesi.
[3] Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2015/4585, K. 2015/7310, T. 27.04.2015 — eşit davranma borcuna aykırılığın ispat yükünün kural olarak işçide olduğu, işçinin güçlü bir delil ileri sürmesi halinde ispat yükünün işverene geçeceği.
[4] 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, madde 4 ve 6 - İşverenin genel yükümlülüğü ve işyeri hekimi görevlendirme.
[5] 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, madde 8 - Sigortalı işe giriş bildirgesi.
[6] 4857 sayılı İş Kanunu, madde 30 - Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 27 Temmuz 2026
