Sel durumunda idareden tazminat, zarara yol açan idarenin hizmet kusuru bulunduğunda tam yargı davasıyla alınır. Belediyenin sel felaketindeki sorumluluğu da bu kusurun varlığına göre belirlenir. Dere ıslahını, yağmur suyu hattını ya da menfez bakımını gereği gibi yapmayan idare, selden doğan zararı tazmin etmek zorundadır.
Sağanak ve su baskınlarının ardından en çok sorulan şey, evde ya da araçta oluşan zararın kimden istenebileceğidir. Sigorta teminatı bulunmayan zararlarda asıl yol, idareye karşı açılan tam yargı davasıdır. Bu yolun iki tuzağı vardır: dava öncesi idareye başvuru şartı ve idarenin "doğal afetti" savunması.
Zararınız kaskoyla ya da konut sigortasıyla karşılanıyorsa süreç farklı işler. O yolu Araç Sel Hasarını Kasko Karşılar mı yazımızda anlattık.
- Sel durumunda idareden tazminat, hizmet kusuru bulunduğunda Anayasa'nın 125. maddesi gereği tam yargı davasıyla alınır.
- Zarar gören, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca dava açmadan önce zararı öğrendiği günden itibaren bir yıl içinde idareye başvurmak zorundadır.
- Danıştay 10. Daire, yağış doğal afet sayılsa bile idarelerin kusurunun ve zarara katkısının ayrıca araştırılması gerektiğine karar vermektedir.
İçindekiler11 başlık
- Sel Hasarını Belediye Karşılar mı?
- Sel Zararını Kim Karşılar? Dava Hangi İdareye Açılır?
- Belediyeye Tazminat Davası Açmadan Önce İdareye Başvuru
- Belediye "Doğal Afetti" Derse Mücbir Sebep Savunması Geçer mi?
- Belediyenin Kusurlu Sayıldığı Durumlar
- Birden Fazla İdare Kusurluysa Tazminat Nasıl Paylaştırılır?
- Zarar Gören Kusurluysa Tazminat Düşer mi?
- Selde Evi ve Aracı Zarar Gören Ne Yapmalı?
- Belediyeye Karşı Tazminat Davasında Görevli Mahkeme ve Süreç
- Sel Durumunda İdareden Tazminat Hakkında Sık Sorulan Sorular
Sel Hasarını Belediye Karşılar mı?
Belediye ya da başka bir idare, sel zararında hizmet kusuru bulunursa zararı tazmin eder. Hizmet kusuru, idarenin kendi görev alanındaki bir işi hiç yapmaması, geç yapması ya da gereği gibi yapmamasıdır.
Anayasa bu sorumluluğu açıkça kurmuştur.
Anayasa m.125 (son fıkra)"İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür."
Danıştay 8. Daire, 2022'de Ankara'da yaşanan bir selle ilgili dosyada hizmet kusurunu şöyle anlatır.
Danıştay 8. Daire, E. 2024/4973, K. 2025/6777, T. 15.09.2025"ifa olunan hizmetin geç işlemesi, gereği gibi veya hiç işlememesi; idareye zarar gören kimselerin bu nedenlerle doğan zararlarını tazmin sorumluluğunu yükler."
Yağmur tek başına idareyi sorumlu kılmaz. Sorumluluk için bir zararın bulunması, bu zararın idareye yüklenebilen bir eylem ya da ihmalden doğması ve ikisi arasında illiyet bağı kurulabilmesi gerekir. Bu üç şarttan biri eksikse tazminat doğmaz.
Sorumluluk yalnız eşya zararıyla sınırlı değildir. Danıştay 8. Daire'nin 2025'te karara bağladığı Ordu dosyası, selde yakınını kaybedenlerin açtığı bir davadır.
Selden zarar görenler, bu zararı idari yargıda tam yargı davasıyla ister. Dava, kişisel hakları idari eylem veya işlemlerden doğrudan etkilenenlerin açabileceği dava türüdür ve idare mahkemesinde görülür.[1]

Sel Zararını Kim Karşılar? Dava Hangi İdareye Açılır?
Dava, zarara yol açan hizmeti yürüten idareye açılır. Hizmetin hangi idarede olduğu belli değilse birden çok idare birlikte davalı gösterilir.
Selle bağlantılı görevler kanunlarla şu şekilde dağıtılmıştır:
| İdare | Sel bakımından görevi | Dayanak |
|---|---|---|
| Büyükşehir belediyesi (İstanbul'da İBB) | Su ve kanalizasyon hizmetlerini yürütmek, derelerin ıslahını yapmak, doğal afetlere ilişkin planlama ve hazırlıkları büyükşehir ölçeğinde yapmak | 5216 sayılı Kanun m.7/r ve m.7/u |
| İlçe belediyesi | İmar, kentsel alt yapı, itfaiye ve acil yardım hizmetleri, atık su ve yağmur suyunun uzaklaştırılmasını sağlamak (büyükşehir belediyesine bırakılmayan kısmı) | 5393 sayılı Kanun m.14/a ve m.15/e |
| İSKİ (İstanbul) | Yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve yağmur suyu tesislerinin yapılması, işletilmesi, bakım ve onarımı | 2560 sayılı Kanun m.2/b ve m.25 |
Dere ıslahı, 5216 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereği açık biçimde büyükşehrin görevidir. İstanbul'da yağış suyu hatları ise İSKİ'nin görev alanında olduğu için bu idarenin de davalı gösterilmesi gerekebilir.[2]
Menfez, köprü ya da taşkın koruma tesisi başka bir kamu idaresine aitse o idare de davaya katılır. Danıştay 10. Daire, karayolu menfezine ilişkin bir dosyada karayolu idaresini davalı olarak değerlendirmiştir. Aynı olay nedeniyle açılan başka bir dosyada karayolu idaresinin yüzde 60, su ve kanalizasyon idaresinin yüzde 40 kusurlu bulunduğunu da anmıştır.
Hangi idareye başvuracağınızdan emin değilseniz, dosyanızı bir avukatla değerlendirmek için randevu alabilirsiniz.
Belediyeye Tazminat Davası Açmadan Önce İdareye Başvuru
Selden zarar gören, dava açmadan önce ilgili idareye yazılı olarak başvurmak zorundadır. Bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir.
Başvuru süresi ve dava süresi 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde düzenlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.13/1"İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir."
İdare isteği kısmen ya da tamamen reddederse, işlemin tebliğini izleyen günden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde dava açılır. Cevap otuz gün içinde verilmezse istek reddedilmiş sayılır ve bu sürenin bittiği günden itibaren yine altmış günlük dava süresi işler.[3]
Uygulamada başvuruyu, tarihi ispatlanabilir bir yolla (noter, iadeli taahhütlü posta ya da kurumun kayıtlı başvuru sistemi) yapmak gerekir. Başvuru dilekçesinde zararın kalemlerini, olay tarihini ve eldeki delilleri sıralamak, sonradan açılacak davanın çerçevesini de belirler.
İdareye Tazminat Başvurusu Dilekçesine Neler Yazılır?
İdareden tazminat talebi dilekçesinde olayın tarihi ve yeri, zarar gören mal, idarenin hangi görevini aksattığı, zarar kalemleri ve istenen tutar yazılır. Görevi belli olmayan durumda dilekçe, sele ilişkin görevi bulunan her idareye ayrı ayrı verilir.
Zarar kalemlerini tek tek yazmak ileride açılacak davanın çerçevesini belirler: eşya ve araç hasarı, onarım ve temizlik giderleri, kira ya da kullanım kaybı ve varsa manevi zarar. Fotoğraf, tutanak ve fatura gibi deliller dilekçeye eklenir, tutarın kesin bilinmediği kalemler için yaklaşık değer yazılabilir.
Hem idareye başvuru dilekçesinin hem de ret sonrasında açılacak tam yargı davası dilekçesinin doldurulabilir örneği Sel Sebebiyle İdareye Tazminat Davası Dilekçe Örneği yazımızda yer alıyor.

Belediye "Doğal Afetti" Derse Mücbir Sebep Savunması Geçer mi?
Yağışın olağanüstü olması tek başına idareyi sorumluluktan kurtarmaz. İdareler selden doğan her davada yağışın doğal afet niteliğinde olduğunu, bunun da mücbir sebep sayılarak illiyet bağını kestiğini ileri sürer. Danıştay bu savunmayı kendiliğinden kabul etmemektedir.
Danıştay 10. Daire'nin bir su baskını davasında verdiği karar bu ayrımı kurar. İdare mahkemesi, Meteoroloji'den gelen belgelere dayanarak yağışın "şiddetli yağış" olduğunu ve mücbir sebep bulunduğunu kabul edip davayı reddetmişti. Danıştay kararı bozdu.
Danıştay 10. Daire, E. 2012/1539, K. 2015/3678, T. 09.09.2015"sözü edilen tarihlerde meydana gelen yağışların doğal afet niteliğinde bulunup bulunmadığı teknik bir konu olduğundan, öncelik bu hususun, bilirkişi olarak tayin edilecek bir meteorolog tarafından düzenlenecek rapor dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir."
Aynı karar bir adım daha atar. Yağış doğal afet niteliğinde çıksa bile tahliye kanalları açık ve yeterli olsaydı zararın doğup doğmayacağının, aralarında inşaat mühendisinin de bulunduğu bir bilirkişi heyetince incelenmesini ister.
Danıştay 10. Daire aynı yaklaşımı yıllar sonra da sürdürdü. Kırıkkale'de 2014'te dere yatağının taşması sonucu açılan davada mahkeme yalnızca Meteoroloji'nin "doğal afet" cevabına dayanarak tazminatı reddetmişti.
Danıştay 10. Daire, E. 2021/3285, K. 2024/4263, T. 23.10.2024"zararın meydana gelmesinde veya artmasında davalı idarenin veya başka bir idarenin kusuru olup olmadığı ve idareye veya idarelere atfedilebilecek başkaca hususlar bulunup bulunmadığının, varsa davacının müterafik kusurunun da göz önüne alınarak irdelenmesi"
Daire, bu incelemenin yapılması gerektiğini söyleyerek ret kararını bozdu. Kusur oranları belirlendikten sonra zararın yeniden bilirkişiyle hesaplanması da kararın gereği oldu.
Danıştay 8. Daire, 2016'da Ordu'da yaşanan bir sel nedeniyle açılan can kaybı davasında da aynı sonuca vardı. Bilirkişi raporu yağışı "aşırı sağanak" olarak nitelemiş ve yaklaşık 500 yıllık tekerrür aralığına denk geldiğini belirtmişti. Buna rağmen Danıştay, zararın birden çok faktörün birleşmesiyle doğduğunu, ruhsatsız ve projesiz bina ile yetersiz hendek ve büz gibi eksikliklerin bulunduğunu belirterek ret kararını bozdu.
Danıştay 8. Daire, E. 2021/7240, K. 2025/3899, T. 22.04.2025"illiyet bağının tamamen kesildiğinin kabulü mümkün görülmemektedir."
Bu karar, yağışın ne kadar olağanüstü olduğundan çok, idarenin görevini aksatıp aksatmadığına bakıldığını gösterir.
Danıştay 8. Daire, 2022 Ankara selinde işyerini su basan bir şirketin davasında 2026'da bu çizgiyi açıkça yazdı.
Danıştay 8. Daire, E. 2024/4025, K. 2026/634, T. 09.02.2026"kategorik olarak da her afet olayının, zarar ile idari eylem arasındaki illiyet bağını kestiğinin kabulü mümkün değildir."
Daireye göre illiyet bağını kesmeyen bir afet, idarenin kusuru oranında tazminattan indirim sebebi olarak gözetilebilir. Sel davasında kurulacak bilirkişi heyetinde meteoroloji mühendisi de bulunmalıdır.
Başvurunuz doğal afet gerekçesiyle reddedildiyse, ne yapabileceğinizi Avukata Sor üzerinden sorabilirsiniz.
Belediyenin Kusurlu Sayıldığı Durumlar
Menfezin ya da su tahliye yapılarının yetersiz ve bakımsız olması, kusurun en sık dayandığı noktadır.
Kırıkkale dosyasındaki bilirkişi raporu bunun tipik örneğidir. Rapora göre iki açıklı menfez, dere içinin malzeme ile dolu olması nedeniyle sel sırasında tıkanmış ve sel sularını karşılayamamıştır.
Tıkanma, üstteki tren yolu köprüsünü de tıkayarak selin etrafa yayılmasına yol açmıştır. Menfezlerin devamında sel sularını tahliye edecek kanal ve dere yatağı da yeterince korunmamıştır.
Aynı rapor, menfezlerin yeterli göz ve sayıda olmadığını ve en az on yılda bir dere ıslahı yapılması gibi tedbirlerin böyle bir afetten korunmayı mümkün kılacağını belirtmiştir. Danıştay, bu tespitlerin zararın artmasına ya da doğmasına katkısının ayrıca belirlenmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Gökçeada'da 2014'te işyerini su basan bir davacının dosyasında Danıştay 8. Daire, dere yatağının bakımsızlığına doğrudan kusur bağladı.
Danıştay 8. Daire, E. 2018/2956, K. 2022/6010, T. 26.10.2022"dere yataklarının şiddetli yağışlarda tıkanıp taşması neticesinde davacının işyerinin su ile dolmasına ve işyerinde bulunan malzemelerin zayi olmasına neden olan davalı idarenin hizmet kusurunun var olduğu kuşkusuzdur."
Dosyada dere yatağının bir kısmı belediye tarafından usulüne uygun olmayan biçimde kapatılmış, bu yüzden bakım yapılamamıştı. Danıştay ret kararını bozdu ve kusur oranlarının bilirkişiyle belirlenmesini istedi.

Birden Fazla İdare Kusurluysa Tazminat Nasıl Paylaştırılır?
Birden fazla idare kusurluysa her idare kural olarak kendi kusur oranında sorumlu tutulur. Kusur oranları teknik olarak ayrıştırılamıyorsa idarelerin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması da mümkündür.
Danıştay bu ayrımı, önü moloz ve hurdayla tıkanan bir derenin oluşturduğu su çukurunda bir çocuğun hayatını kaybettiği dosyada ortaya koydu. Bilirkişi raporu büyükşehir belediyesini yüzde 40, DSİ'yi yüzde 40, gözetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen anneyi yüzde 20 kusurlu bulmuştu. İdare mahkemesi ise iki idareyi tazminatın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu tuttu.
Danıştay 10. Daire (Müşterek Kurul), E. 2018/3970, K. 2022/4909, T. 02.11.2022"hiç kimsenin bir başkasının kusurundan kaynaklanan zararı tazmin etmek zorunda bırakılamayacağı ilkesinden hareketle, idarelerin ancak kendi kusurlarından kaynaklanan zararları tazmin etmeye mahkum edilebilecekleri açık olup"
Kurul, rapordaki kusur oranlarının dikkate alınması gerektiğini ve idarelerin bu oranlarda sorumlu olacağını belirterek kararı bu açıklamayla onadı. Karar oyçokluğuyla verildi; karşı oy, olaya karışan bütün idareler için kusur oranlarının yeniden belirlenmesini istiyordu.
Oranların ayrıştırılamadığı durumda sonuç değişir. Danıştay 10. Daire başka bir dosyada bu istisnayı genel bir ilke olarak yazdı.
Danıştay 10. Daire, E. 2022/1943, K. 2023/4273, T. 05.07.2023"aynı olay kapsamında birden fazla idarenin eylemi veya idari faaliyetinin neden ve etkisiyle meydana gelen zarardan, kusur oranları ayrıştırılamıyorsa davalı idarelerin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarına yasal bir engel bulunmamaktadır."
Bu, ilk derece mahkemesinin kusur oranlarını belirlemeden ya da belirlenen oranları gözetmeden müteselsil sorumluluğa hükmetmesinin temyizde düzeltilebileceği anlamına gelir. Davacı açısından en güvenli yol, dilekçede her idarenin kusurunun ve kusur oranının bilirkişiyle ayrı ayrı tespitini istemektir.
Zarar Gören Kusurluysa Tazminat Düşer mi?
Zarar görenin kendi kusuru tazminatı azaltır, tamamen ortadan kaldırmaz. Danıştay, Kırıkkale dosyasında idarenin ve başka idarelerin kusurunu araştırırken davacının müterafik kusurunun da göz önüne alınmasını ve her kusur sahibi için ayrı oran saptanmasını istemiştir.
Gökçeada dosyasında davacının işyerinin yapı, iskan ve işyeri ruhsatı yoktu. Danıştay bunu müterafik kusur olarak değerlendirdi ve tazminatın buna göre belirleneceğini belirtti.
Her dosya zarar görenin lehine sonuçlanmaz. Hatay'da, imara açılmamış bir yayla bölgesinde yaşanan sel ve heyelanda Danıştay Müşterek Kurulu oyçokluğuyla ret kararını onadı.
Kurul, zarar ile idarenin denetim faaliyeti arasında uygun illiyet bağı kurulamadığı sonucuna vardı. Kararlarda karşı oylar da bulunmaktadır.
Selde Evi ve Aracı Zarar Gören Ne Yapmalı?
Olay günü delili kaçırmamak, tazminat davasının sonucunu doğrudan etkiler. Çünkü zarar ve illiyet bağı, davada bilirkişi incelemesiyle saptanır.
- Hasarı gösteren tarih ve saat bilgili fotoğraf ve video çekmek
- İtfaiye, AFAD ya da kolluk tutanağı almak
- Belediyeye ve ilgili idareye yazılı hasar bildirimi yapmak
- Su seviyesini gösteren iz ve kalıntıları fotoğraflamak
- Hasarlı eşyaları atmadan önce tek tek fotoğraflamak
- Komşu ve tanık beyanlarını not etmek
- Eksper ya da bilirkişi ile hasar tespiti yaptırmak
- Olay günü yağış verisini Meteoroloji kayıtlarından dosyaya eklemek
- Onarım, çekici ve servis masraflarının faturalarını saklamak
Hasar tespiti için dava açmadan önce sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti istenebilir. Delilin hemen tespit edilmezse kaybolma ihtimali varsa hukuki yarar kabul edilir, mahkeme de keşif yapar ve bilirkişi görevlendirir.[4] Başvurunun biçimi Delil Tespiti Dilekçesi Örneği yazımızda var.
Belediyeye Karşı Tazminat Davasında Görevli Mahkeme ve Süreç
Tam yargı davası idare mahkemesinde açılır. İdare mahkemesi kararı Danıştay'ın temyiz incelemesine konu olabilir. Danıştay bozma kararı verirse dosya yeniden karar için mahkemeye döner.
Dava dilekçesinin biçimi İdari Dava Dilekçesi Örneği yazımızda var. Temyiz ve bozma süreci Danıştay Kararları Kesin Midir? ve Danıştay (Yüksek İdare Mahkemesi) ve Görevleri yazılarımızda anlatılıyor.
Tek bir idareye açılan dava, hasmı yanlış seçildiği için kaybedilebilir. Başvuru dilekçesine ve davaya, görev alanı sele ilişkin olan bütün idareleri dahil etmek en güvenli yoldur.
Yeni yazı çıkınca haber verelim mi?
Hukuki haklarının farkında olmak için takip et!
Sel Durumunda İdareden Tazminat Hakkında Sık Sorulan Sorular
Sel zararında idarenin sorumluluğuna ilişkin en sık sorulan sorular aşağıdadır.
Selde aracım zarar gördü, belediyeden tazminat alabilir miyim?
Selin doğmasında ya da zararın büyümesinde belediyenin veya başka bir idarenin hizmet kusuru varsa idare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir. Önce ilgili idareye yazılı başvuru yapılması gerekir; bu başvuru zararı öğrendiğiniz tarihten itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır.
Selde yakınını kaybedenler belediyeden tazminat isteyebilir mi?
Selin doğmasında ya da büyümesinde belediyenin veya başka bir idarenin hizmet kusuru varsa, yakınını kaybedenler de idare mahkemesinde tam yargı davası açabilir. Danıştay 8. Daire, Ordu'da sel sularına kapılan bir kişinin yakınlarının açtığı davada, yağış çok şiddetli olsa da illiyet bağının tamamen kesilmediğine karar vermiştir.
İstanbul'da selden zarar gören İBB'ye mi, İSKİ'ye mi dava açmalı?
Dere ıslahı büyükşehir belediyesinin, yağış sularının toplanması ve uzaklaştırılması ise İSKİ'nin görevidir. Zararın hangi hizmetten kaynaklandığı belli değilse iki idare birlikte davalı gösterilir.
Sel mağdurları nereye başvuracak?
Tazminat için önce zarara yol açan hizmeti yürüten idareye, yani büyükşehir ya da ilçe belediyesine, İstanbul'da İSKİ'ye ve gerekirse DSİ'ye yazılı başvuru yapılır. Başvuru reddedilir ya da 30 gün içinde cevap verilmezse idare mahkemesinde tam yargı davası açılır.
Selde evi su basan kiracı belediyeye dava açabilir mi?
Kiracının eşyası zarar gördüyse, kişisel hakkı doğrudan etkilenen kişi olarak kiracı da tam yargı davası açabilir. Binanın kendisindeki zarar ise ev sahibine aittir ve onun tarafından istenir.
Sigorta zararı ödediyse belediyeye yine dava açılabilir mi?
Sigortacı tazminatı ödediğinde, sigortalının sorumlulara karşı dava hakkı ödediği bedel kadar sigortacıya geçer. Sigorta zararın yalnız bir kısmını karşıladıysa, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereği sigortalı kalan kısım için idareye başvurma hakkını korur.
"Sel Durumunda İdareden Tazminat Nasıl Alınır?" yazımızla ilgili detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Hukuki gelişmeleri Google'da bizden takip edin.
Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu'nu Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Referans ve Kaynaklar
[1] 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, madde 2/1-b.
[2] 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu, madde 7/r ve 7/u; 5393 sayılı Belediye Kanunu, madde 14/a ve 15/e; 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kanunu, madde 2/b ve 25.
[3] 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, madde 7 ve 13.
[4] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 400 ve 401.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 15 Ekim 2026
