Kazanılmış örnek mobbing davaları, mahkemelerin hangi davranışları psikolojik taciz saydığını ve işçi lehine hangi tazminatlara hükmettiğini somut biçimde göstermesi bakımından yol göstericidir. Mobbing iddiasının hangi delillerle ispatlanabileceği Mobbing Nasıl İspat Edilir yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır. Burada ele alınan yedi karar, her biri farklı bir mobbing türünde, bu ilkelerin uygulamada nasıl işlediğini işçi ya da memur lehine sonuçlanan gerçek Yargıtay ve Danıştay dosyaları üzerinden gösteriyor.
Mobbing davası açmayı düşünüyorsanız avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.
- Kazanılmış örnek mobbing davaları, Yargıtay ve Danıştay'ın doğum izni, cinsiyet, sürgün, misilleme ve memur mobbingi türlerinde verdiği yedi karardır.
- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu dokuz ayda otuz kez görevlendirilen avukat için işverenin iç yazışmalarını psikolojik tacizin delili saymıştır.
- Danıştay görevsiz bırakılan ziraat mühendisi için verilen 100.000 TL manevi tazminatı 2025'te yetersiz bularak artırılmasını istemiştir.
İçindekiler15 başlık
- Mobbing Davalarında Kazanmayı Belirleyen Unsurlar Nelerdir?
- Banka Şube Müdürünün Mobbing Nedeniyle Haklı Fesih Yaptığı Dava
- Doğum İzninden Dönen İşçinin Sekreterliğe İndirildiği Dava
- Kadın Çalışanların Sahada Çalıştırılmakla Tehdit Edildiği Dava
- Avukatın Dokuz Ayda Otuz Kez Görevlendirildiği Dava
- Dava Açan Engelli Mühendise Yönelik Misilleme Davası
- Ziraat Mühendisinin Görevsiz Bırakıldığı Memur Mobbingi Davası
- Şifre Paylaşmayı Reddeden Banka Çalışanının Yalıtıldığı Dava
- Kazanılmış Mobbing Davalarının Karşılaştırması
- Davayı İşçi Lehine Çeviren Deliller
- Kazanılmış Örnek Mobbing Davaları Hakkında Sık Sorulan Sorular
Mobbing Davalarında Kazanmayı Belirleyen Unsurlar Nelerdir?
Kazanmayı belirleyen unsur, tanık beyanı, yazılı iletişim ve sağlık raporu gibi farklı türden delillerin birlikte sunulmasıdır.
İşçi lehine sonuç nadiren tek bir delille elde edilir. Yargıtay bu delilleri birlikte değerlendirdiğinde, olayın sistematik bir baskı örüntüsü oluşturup oluşturmadığına karar verir. Bu delil türlerinin neler olduğu ve nasıl toplanması gerektiği Mobbing Nasıl İspat Edilir yazımızda anlatılmaktadır.
İlk dava sürecin ilk derece mahkemesinden Yargıtay'a kadar nasıl ilerlediğini ayrıntısıyla gösteriyor. Ardından gelen altı dava; doğum izni dönüşü, cinsiyete dayalı yıldırma, cezalandırıcı görevlendirme, dava açma sonrası misilleme, memurun görevsiz bırakılması ve işten yalıtma örneklerini veriyor.

Banka Şube Müdürünün Mobbing Nedeniyle Haklı Fesih Yaptığı Dava
Davacı, 2005 yılından beri bir bankada çalışan ve 2012 yılında şube müdürü olarak atanan bir işçidir. Dava, işçinin bölge müdürünün tutumu nedeniyle iş sözleşmesini haklı sebeple feshetmesiyle başlamıştır.
İşçinin İddiaları
Davacı vekili, müvekkilinin şube müdürü olarak çalıştığı dönemde bölge müdürü tarafından hedef alındığını ileri sürmüştür. İddiaya göre bölge müdürü, toplantılarda azarlamaya varacak ölçüde küçük düşürücü ifadeler kullanmış, bir defasında davacıyı banka müşterisinin önünde azarlamıştır. Şube, diğer birçok şubeden daha başarılı sonuçlar elde etmesine rağmen davacı toplantılarda başarısız olarak gösterilmiş ve personel önünde başarısız olarak itham edilmiştir.
Davacı bu durumu 27.10.2014 tarihinde bölge müdürüne, ardından 13.11.2014 tarihinde insan kaynakları birimine e-posta ile bildirerek başka bir şubeye tayin talep etmiştir. 28.11.2014 tarihinde üst yönetime gönderdiği ayrıntılı bir e-postada ise hedefleri fazlasıyla gerçekleştirdiğini, ameliyat olmasına rağmen bölgenin isteği üzerine işe koltuk değnekleriyle geldiğini, buna karşın müdürler toplantısında eleştiri sınırlarını aşan sözlere maruz kaldığını, bu nedenle şube müdürleri önünde utandığını anlatmıştır.
Bu itirazlara rağmen tutum değişmeyince davacı, 01.12.2014 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshetmiş. Kıdem tazminatı ile manevi tazminat, izin, fazla çalışma ve prim alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
İşverenin Savunması
Davalı banka, davacının kendi isteği ve iradesiyle istifa ederek işten ayrıldığını, feshin haklı bir nedene dayanmadığını ve mobbing iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi ve İstinaf Aşaması
İlk derece mahkemesi, fazla çalışma ve prim alacaklarını kabul etmiş, ancak mobbing iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle kıdem tazminatı ve manevi tazminat taleplerini reddetmiştir. Taraflar bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuş, Bölge Adliye Mahkemesi de mobbing iddiasının ispatlanamadığı yönündeki değerlendirmeyi isabetli bularak istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Böylece dava, iki yargı aşamasında da işçi aleyhine sonuçlanmıştır.
Yargıtay'ın Kararı
Davacı, istinaf kararını temyiz etmiştir. Yargıtay, dosyadaki tanık anlatımlarını, e-posta yazışmalarını ve davacının psikiyatri servislerinden aldığı sağlık raporlarını birlikte değerlendirerek alt derece mahkemelerinin aksine bir sonuca ulaşmıştır:[1]
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/12218, K. 2021/16601, T. 15.12.2021"Dosya kapsamındaki tanık anlatımları, sağlık raporları ve e-posta içerikleri birlikte değerlendirildiğinde; davacı işçinin hedef alınarak uzun bir süreye yayılan ve sistematik hâl alan psikolojik taciz niteliğindeki davranışlara maruz kaldığı sonucuna varılmaktadır. Davacı işçiye yönelik bu baskıların varlığına ilişkin güçlü olgular karşısında, davalı işveren davacıya psikolojik baskı uygulanmadığını ispat edememiştir. Bu durumda, işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği anlaşıldığından kıdem tazminatının kabulüne karar verilerek mobbinge bağlı manevi tazminat talebi hakkında da bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı gerekçelerle mobbing iddiasının ispatlanamadığı kabul edilerek kıdem tazminatı ve manevi tazminat taleplerinin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir."
Yargıtay bu gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırmış, ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur. Dosya, kıdem tazminatının kabulü ve manevi tazminat talebinin yeniden değerlendirilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
| Yargı Aşaması | Mobbing İddiası Hakkındaki Değerlendirme |
|---|---|
| İlk Derece Mahkemesi | İspatlanamadı, kıdem ve manevi tazminat reddedildi |
| Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) | İlk derece kararı isabetli bulundu, istinaf reddedildi |
| Yargıtay (temyiz) | Tanık, e-posta ve sağlık raporu birlikte değerlendirilerek bozuldu, işçi lehine sonuçlandı |
Doğum İzninden Dönen İşçinin Sekreterliğe İndirildiği Dava
Bu dava, doğum izni dönüşünde görevleri elinden alınan kadın işçiye yönelik mobbingin örneğidir. Davacı 2002'den beri program sorumlusu olarak çalışıyordu. Anlatımına göre 2008'de doğum izninden döndüğünde muhasebe, bütçe ve bilgi işlem görevleri elinden alınmış, kendisine çay servisi, kapıya ve telefona bakma, fotokopi çekme gibi işler verilmiş, izindeyken yerine alınan kişiye iki katı ücret ödenmişti.
Çocuğunun ağır hastalığı öğrenildikten sonra baskı arttı. Süpervizör çalışanların önünde bağırmış, "sinirlerin bozuk, çalışmayı bırak" anlamına gelen sözler söylemiş, oğlu hastanedeyken davacı şehir dışı görevlere gönderilmişti. Şirket yetkililerine yapılan bildirimlere rağmen önlem alınmayınca davacı sözleşmeyi haklı nedenle feshetti.
İş mahkemesi 75.000 TL manevi tazminata ve kıdem tazminatına hükmetti. Dosya direnme üzerine Hukuk Genel Kurulu'na geldi. Kurul mobbingin oluştuğunu ve feshin haklı olduğunu kabul etti, yalnızca tazminat tutarını olayın tarihine göre yüksek bularak daha düşük bir miktar belirlenmesini istedi.[2]
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/486, K. 2021/691, T. 03.06.2021"Tüm bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde; mobbingi oluşturan eylem, tutum ve davranışların oluş şekli, gelişimi ve özellikleri, mobbinge maruz kalınan süre, tarafların konumu gözetildiğinde, davacı lehine manevi tazminat isteme şartlarının oluştuğu ancak ihtilafın hükmedilen manevi tazminatın tutarı noktasında olduğu anlaşılmaktadır."

Kadın Çalışanların Sahada Çalıştırılmakla Tehdit Edildiği Dava
Bu davada mobbing cinsiyete dayalıydı ve asıl sorumluluk, şikayetlere rağmen susan işverene yüklendi.
Davacı altı yıla yakın süre mal kabul bölümünde ofis personeli olarak çalışmıştı. Takım lideri, kadın çalışanları tır ve kamyon boşaltılan saha bölümünde çalıştırmakla tehdit ediyor, bunu bir yıldırma aracı olarak kullanıyordu. Kadın çalışanlar bir süre fiilen sahada çalıştırıldı ve aynı işi yapan başka bir kadın işçi İŞKUR'a şikayette bulundu.
Davacı, işverenin işçiyi psikolojik tacize karşı koruma borcunu düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 417. maddesine de dayanarak 09.01.2013'te sözleşmeyi feshetti. Yerel mahkeme kıdem tazminatını kabul etti ama manevi tazminatı reddetti. Yargıtay bu reddi bozdu ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesini istedi.[3]
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/3341, K. 2016/13740, T. 09.06.2016"Dosya içeriği ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, mal kabul bölümünde ofis personeli olarak çalıştığı anlaşılan 6 yıla yakın kıdeme sahip davacının, takım lideri tarafından sürekli olarak tır ve kamyonların mal sevkiyatı yaptıkları mal kabul bölümünün “saha” kısmında çalıştırılmakla tehdit edildiği, burada çalıştırılmaya zorlandığı ve kendisine psikolojik baskı uygulandığı, bu durumun bayan işçilere karşı yıldırma aracı olarak kullanıldığı, nihayetinde bir süre burada çalıştırıldıkları, davacının çalıştırıldığı sürede saha bölümünde bir takım olumsuz davranışlara da maruz kaldığı, bu konuda davacı ile aynı işi yapan bir başka bayan işçinin İş Kur nezdinde şikâyette bulunduğu, psikolojik baskı ve yıldırmaya yönelik takım liderinin davranışlarına karşı işverene yapılan şikâyetlerin işverence dikkate alınmadığı gibi bu konuda herhangi bir önlemin de alınmadığı anlaşılmaktadır."
Avukatın Dokuz Ayda Otuz Kez Görevlendirildiği Dava
Sürekli ve amacı belirsiz yer değişikliği de mobbing olabilir.
Davacı, bankanın İstanbul hukuk bölümünde 14 yıl çalışmış 56 yaşında bir avukattı. Önce Adana'ya atandı, ardından Kahramanmaraş, Gaziantep ve Mardin'de 9 ay içinde 30 kez görevlendirildi. İşveren bu görevlendirmelerin hangi ihtiyaçtan doğduğunu açıklayamadı, diğer avukatlara benzer bir uygulama yapıldığını da ispatlayamadı.
İş mahkemesi davayı reddetti, 9. Hukuk Dairesi bozdu, mahkeme direndi. Hukuk Genel Kurulu davacı lehine karar vererek uygun bir manevi tazminata hükmedilmesini, yol ve konaklama giderlerinin de belgelere göre yeniden değerlendirilmesini istedi.[4] Kararı çeviren delil, işverenin kendi yazışmalarıydı:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/9-1925, K. 2013/1407, T. 25.09.2013"Ayrıca davalı işverenin kurum içi yazışmalarından, davacı avukatın emekli olmayı düşünmediği kanısıyla, en uygun çözüm yolunun sözleşmesinin feshedilmesi; bunun mümkün olmaması halinde ise, daha önce gündeme geldiği belirtilen Bursa iline atama yapılmasının uygun olacağına dair değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere, davalı avukatın maruz kaldığı bu durum, psikolojik taciz mahiyetinde olup, bu yolla davacı avukatın istifa ya da emekliliği tercih etmesi sağlanarak, işyerinden ayrılması amaçlanmaktadır."

Dava Açan Engelli Mühendise Yönelik Misilleme Davası
İşçinin hak aramasına karşı başlatılan baskı da mobbingin tipik biçimlerindendir.
Engelli bir mühendis olan davacı, yapılmayan zamlar için işverenine dava açtı. Kendisine "davayı geri al, yoksa sürgün edilirsin" denildi ve başka bir ile gönderildi.
Döndüğünde ona oda, masa, telefon ve bilgisayar verilmedi, müşteri koltuklarında oturmak zorunda kaldı. Sözleşme sonunda karşılıklı anlaşmayla sona erdi.
Yerel mahkeme manevi tazminata hükmetti, Yargıtay bu kısmı isabetli buldu. Aynı kararda istenen dört aylık ayrımcılık tazminatı ise İş Kanunu'nun eşit davranma ilkesini düzenleyen 5. maddesinin şartları oluşmadığı için bozuldu.[5]
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/30716, K. 2016/4938, T. 23.02.2016"Davacının, davalıya karşı dava açmasını mütaakiben, belirli süreç halinde bir takım baskı ve tehditlere maruz kaldığı, iş ortamında davacının sağlıklı bir şekilde çalışmasını engeleyeycek nitelikte mobbing uygulandığı anlaşıldığından mahkemenin manevi tazminata ilişkin kararı isabetlidir."
Ziraat Mühendisinin Görevsiz Bırakıldığı Memur Mobbingi Davası
Mobbing yalnızca özel sektörde görülmez, kamu görevlisi de idareye karşı tazminat davası açabilir.
Davacı, Gebze İlçe Tarım Müdürlüğünde çalışan ve engelli bir çocuğu olan ziraat mühendisiydi. İki müdür döneminde kendisine iş verilmedi, odası boşaltıldı, kapıdaki isimliği söküldü, işçilerle aynı odaya oturtuldu ve telefonu kesildi.
Bir ay içinde hakkında beş soruşturma açıldı, hatta vesayet altına alınması için ihbarda bulunuldu ve Adli Tıp Kurumunda gözlem altında tutuldu. Vasi atanmasına gerek olmadığı sonradan kesinleşti.
İdare mahkemesi 100.000 TL manevi tazminata hükmetti, bölge idare mahkemesi istinafı reddetti. Danıştay idarenin temyizini reddetti, tutarı ise yetersiz bularak artırılması için kararı bozdu.[6]
Danıştay 2. Daire, E. 2024/2938, K. 2025/1595, T. 28.03.2025"Yine ziraat mühendisi olan davacının, odasının boşaltılması, isimliğinin sökülmesi, telefonunun kesik olması, işçi statüsündeki personelle aynı odada oturtulması, kurumla iletişiminin kesilmesi, emekli yemekleri gibi kurumsal faaliyetlere çağırılmaması, sürekli dışlanması, iş vermekten imtina edilmesi, hakkında asılsız soruşturmalar açılması gibi davranışların hukuka aykırı olduğu görülmektedir. Davalı idarenin haksız ve mesnetsiz uygulamaları sonucu davacının elem ve acı duyması nedeniyle oluşan manevi zararın tazmini gerekmekle birlikte, Mahkemece davacı için belirlenen 100.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve tatmin edici miktarda olmadığı kanaatine ulaşılmıştır."
Şifre Paylaşmayı Reddeden Banka Çalışanının Yalıtıldığı Dava
Bu davada baskı hem amirden hem iş arkadaşlarından geldi.
Davacı 1994'ten 2010'a kadar bankada çalıştı. Şube müdürü ve çalışma arkadaşlarının şifre paylaşımı ve talimatsız işlem taleplerini reddetmesinden sonra sorunlar başladı. Bir iş arkadaşı belgeleri sinirle masasına fırlattı ve bu an kamera kaydına yansıdı, şube müdürü "artık işe gelmeyin" dedi, bir e-postada kendisine "densiz" diye hitap edildi.
Başka şubeye atandığında stajyerlerle aynı yere oturtuldu, görevi için gereken anahtar ve şifreler verilmedi. Sağlık kurulu raporuna rağmen uygun olmayan işte çalıştırılmaya devam edildi. İş mahkemesi davayı reddetti ve direndi, Hukuk Genel Kurulu mobbingin ispatlandığını kabul ederek direnme kararını bozdu.[7]
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/2274, K. 2018/1428, T. 04.10.2018"Dosyaya ibraz edilen yukarıda ayrıntısı verilen bilgi ve belgeler ile diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı işçinin performans düşüklüğünün ispatlanamaması, elektronik posta içerikleri, kamera kaydı içeriği, sağlık kurulu raporları, uyarı yazıları, şube müdürü ve diğer çalışma arkadaşlarının müşteri memnuniyetinin sağlanması ve banka hedeflerine ulaşılabilmesi için şifre paylaşımı, başkasına ait şifrelerin kullanımı ve müşteri talimatı olmaksızın işlem yapılmasına ilişkin taleplerine davacının olumsuz cevap vermesi sebebiyle yaşanan sorunlar, görev yeri değişikliği sonrası davacıya görevini ifa edebilmesi için gerekli olan anahtar ve şifrelerin verilmemesi, davacı tanıklarının anlatımlarından davacı işçinin hedef alınarak uzun bir süreye yayılan ve sistematik hâl alan psikolojik taciz niteliğindeki davranışlara maruz kaldığı sonucuna varılmıştır. Davacı işçiye yönelik bu baskıların varlığına ilişkin güçlü olgular karşısında, davalı işveren davacıya psikolojik baskı uygulanmadığını ispat edememiştir."

Kazanılmış Mobbing Davalarının Karşılaştırması
Yedi davada mobbingin türü, sonucu belirleyen delil ve yargı merciinin vardığı sonuç şöyle:
| Dava | Mobbing Türü | Belirleyici Delil | Sonuç |
|---|---|---|---|
| Yargıtay 9. HD, 2021/12218 | Amirden aşağılama | E-postalar, tanık, psikiyatri raporu | Haklı fesih ve kıdem tazminatı kabul |
| Yargıtay HGK, 2017/486 | Doğum izni dönüşü görevlerin alınması | Görev değişikliği, tanık | Mobbing ve manevi tazminat hakkı kabul, tutar indirildi |
| Yargıtay 9. HD, 2015/3341 | Cinsiyete dayalı yıldırma | Ortak tanık, İŞKUR şikayeti | Manevi tazminatın reddi bozuldu |
| Yargıtay HGK, 2012/9-1925 | Cezalandırıcı görevlendirme | İşverenin iç yazışmaları | Manevi tazminat kabul |
| Yargıtay 22. HD, 2014/30716 | Dava açtıktan sonra misilleme | Tanıklar, sağlık durumu | Manevi tazminat onandı |
| Danıştay 2. D., 2024/2938 | Memurun görevsiz bırakılması | Vesayet dosyası, disiplin kurulu kararı | 100.000 TL yetersiz bulundu |
| Yargıtay HGK, 2015/2274 | İşten yalıtma, iş arkadaşı saldırganlığı | Kamera kaydı, e-posta, sağlık raporu | Mobbing ispatlandı |
Davayı İşçi Lehine Çeviren Deliller
Davayı çeviren, ilk iki yargı aşamasında reddedilen iddianın dayandığı delillerin Yargıtay'da birlikte okunmasıydı. Belirleyici olan, davacının olay anında sessiz kalmayıp yöneticisine ve insan kaynaklarına yazılı olarak başvurması, bu yazışmaları daha sonra dava dosyasına delil olarak sunabilmesidir.
Sağlık raporları da tek başına yeterli olmasa da, tanık ve yazışma delilleriyle birleştiğinde işçinin iddialarını güçlendiren bir unsur olarak değerlendirilmiştir. Uygulamada, ilk derece mahkemesinin ret kararı vermiş olması işçinin davasının bittiği anlamına gelmez. İstinaf ve temyiz aşamaları aynı delillerin farklı bir gözle yeniden değerlendirilmesine imkan tanır.
Mobbing nedeniyle haklı fesih hakkının hangi şartlarda doğduğu ve bu fesihten sonra hangi tazminatların talep edilebileceği Mobbing Sebebiyle Haklı Fesih yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.

Davanızla ilgili detaylı bilgi almak için Avukata Sor sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Mobbing davası açma süreciyle ilgili detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Yeni yazı çıkınca haber verelim mi?
Hukuki haklarının farkında olmak için takip et!
Kazanılmış Örnek Mobbing Davaları Hakkında Sık Sorulan Sorular
Gerçek bir dava örneği üzerinden mobbing davalarıyla ilgili en çok merak edilen soruları bu başlıkta yanıtladık.
Mobbing davasını kazanmak için tek bir delil yeterli midir?
Hayır. Yargıtay, tanık beyanı, yazılı iletişim ve sağlık raporu gibi farklı delilleri birlikte değerlendirir. Tek bir delil genellikle yeterli görülmez, ancak birden fazla delilin tutarlı biçimde aynı olayı desteklemesi mahkemeyi ikna edebilir.
İlk derece mahkemesi mobbingi reddederse dava biter mi?
Hayır. İlk derece mahkemesinin ve istinaf mahkemesinin ret kararı vermiş olması, Yargıtay'ın aynı delilleri farklı değerlendirerek kararı bozmasına engel değildir. Temyiz aşaması davanın seyrini tamamen değiştirebilir.
Mobbing sırasında gönderilen e-postalar mahkemede delil olarak kullanılabilir mi?
Evet. İşçinin olay anında yöneticisine veya insan kaynaklarına gönderdiği yazılı şikayetler, dava aşamasında güçlü bir delil olarak sunulabilir. Bu yazışmalar hem olayın sistematikliğini hem de işçinin zamanında itiraz ettiğini gösterir.
Mobbing davasında ispat yükü kime aittir?
İşçi önce baskının varlığına ilişkin güçlü olgular ortaya koymalıdır. Bu ortaya konduktan sonra, mobbing uygulanmadığını ispat etme yükü işverene geçer.
Mobbing nedeniyle haklı fesih yapan işçi hangi tazminatları talep edebilir?
İşçi öncelikle kıdem tazminatına hak kazanır. Ayrıca mobbing nedeniyle uğradığı ruhsal zarar için manevi tazminat talep edebilir. Bu iki talep mahkemece ayrı ayrı değerlendirilir.
Hukuki gelişmeleri Google'da bizden takip edin.
Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu'nu Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.
Referans ve Kaynaklar
[1] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2021/12218, K. 2021/16601, T. 15.12.2021 — tanık, e-posta ve sağlık raporları birlikte sistematik psikolojik tacizi gösteriyorsa ispat yükünün işverene geçtiği ve haklı feshin kabul edileceği.
[2] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/486, K. 2021/691, T. 03.06.2021 — doğum izni dönüşü görevlerin alınması mobbing sayıldı, kıdem ve manevi tazminat hakkı doğdu, yalnızca tutar indirildi.
[3] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/3341, K. 2016/13740, T. 09.06.2016 — takım liderinin yıldırma davranışına karşı önlem almayan işveren manevi tazminattan sorumlu tutuldu.
[4] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/9-1925, K. 2013/1407, T. 25.09.2013 — işçiyi istifaya ya da emekliliğe zorlamak için yapılan sürekli görevlendirmeler psikolojik taciz sayıldı.
[5] Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2014/30716, K. 2016/4938, T. 23.02.2016 — dava açtıktan sonra baskı ve tehdide maruz kalan işçi lehine manevi tazminat onandı.
[6] Danıştay 2. Daire, E. 2024/2938, K. 2025/1595, T. 28.03.2025 — memuru dışlayan, görevsiz bırakan ve asılsız soruşturmalarla yıldıran idare manevi tazminatla sorumlu tutuldu, 100.000 TL yetersiz bulundu.
[7] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/2274, K. 2018/1428, T. 04.10.2018 — kamera kaydı, e-postalar ve sağlık raporlarıyla desteklenen sistematik yalıtma mobbing sayıldı, ispat yükü işverene geçti.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 21 Eylül 2026
