Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu

Çerçeve Yasa Maddeleri ve Kapsamı

Av. Kazım Ceylan
•
04.08.2026

Çerçeve yasa, resmi adıyla Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Terörsüz Türkiye sürecinde PKK'nin silahlarını bırakıp örgütü feshetmesinin ardından ortaya çıkacak hukuki durumu düzenlemek için hazırlanan, 12 maddelik özel bir kanundur. TBMM Genel Kurulu'nda 10 Ağustos 2026'da 468 kabul, 88 ret ve 6 çekimser oyla kabul edilen metin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 17 Ağustos'ta onaylamasının ardından 7595 sayı ile 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi. Kanun, örgütü bırakan kişilere soruşturma, kovuşturma ve cezaların ertelenmesi yoluyla kademeli bir topluma dönüş yolu açarken, kapsamı yalnızca PKK/KCK ile sınırlayan tanım maddesi sayesinde Öcalan'ı 1 Haziran 2005 öncesi işlenen suçlara özgü bir kriterle, FETÖ gibi başka yapıları ise yapısal olarak dışarıda bırakıyor.

Yürürlüğe girmiş olması kanunu işler hale getiriyor, fakat asıl erteleme hükümlerinin (3. ve 6. madde) fiilen uygulanması hala ayrı bir şarta bağlı: PKK'nin silah bıraktığını teyit eden Milli Güvenlik Kurulu kararının da ayrıca Resmi Gazete'de yayımlanması gerekiyor, bu karar bu yazının güncellendiği tarih itibarıyla henüz çıkmadı.

Çerçeve yasa konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.

Yazı Özeti
  • Çerçeve yasa 12 maddelik 7595 sayılı Kanun'dur ve 18 Ağustos 2026'da Resmi Gazete'de yayımlandığı gün yürürlüğe girdi.
  • Kanunun 1. maddesi kapsamı örgüt üyeliği, propaganda ve yardım suçları dahil yalnızca PKK/KCK yapılanmasıyla sınırlı tutar.
  • Soruşturma ve cezaları erteleyen 3. ve 6. maddeler ancak PKK'nin silah bıraktığını teyit eden MGK kararı Resmi Gazete'de yayımlanınca işler.
  • TBMM metni 10 Ağustos 2026'da 468 kabul oyuyla geçirdi ve Cumhurbaşkanı 17 Ağustos 2026'da onayladı.
İçindekiler16 başlık
  1. Çerçeve Yasa Nedir?
  2. Çerçeve Yasanın Amacı Nedir?
  3. Çerçeve Yasalar Nasıl Çıkarılır ve Geçerlilik Kazanır?
  4. Çerçeve Yasa, Terörsüz Türkiye Sürecinin Hangi Aşamasında Ortaya Çıktı?
  5. Çerçeve Yasadan Kimler Yararlanacak?
  6. Çerçeve Yasa Kapsamı Dışında Tutulanlar
  7. Çerçeve Yasa Neden Yalnızca PKK'yı Kapsıyor? FETÖ Bu Yasadan Yararlanabilir mi?
  8. Çerçeve Yasa İle Soruşturma, Kovuşturma ve Cezaların Ertelenmesi Süresi
  9. Çerçeve Yasa Tutukluluk ve Adli Kontrolü Nasıl Etkiliyor?
  10. Çerçeve Yasa, Hak Yoksunluğu Ortadan Kaldırılabilir mi?
  11. Çerçeve Yasada Silah Bırakmanın Tespiti ve İzleme Mekanizması
  12. Çerçeve Yasa Kaç Maddeden Oluşuyor?
  13. Çerçeve Yasanın Yürürlük Süresi Ne Kadar Olacak?
  14. Çerçeve Yasa 12. Yargı Paketi ile Aynı mı?
  15. Çerçeve Yasa Sürecinde Kronoloji
  16. Çerçeve Yasa Hakkında Sık Sorulan Sorular

Çerçeve Yasa Nedir?

Hukuk diline çerçeve yasa olarak giren bu kanun tipi, bir alanın sınırlarını yalnızca ana hatlarıyla çizmekle yetinir. Ayrıntıyı doldurma işini yönetmeliğe ya da idarenin takdirine havale eder. Benzer bir tartışma TBMM İçtüzüğü'nde 1996'dan beri "temel kanun" başlığı altında da yaşanmıştır.

Anayasa Mahkemesi kavramın sınırlarını belirsiz bularak bu maddeyi birkaç kez iptal etmiştir.[1]

Doktrin ayrıca kod yasa ile çerçeve yasayı birbirinden ayırır: kod yasa bir alanı sıfırdan ve kendi bütünlüğü içinde düzenlerken, çerçeve yasa var olan bir kanuna ekleme ya da değişiklik yapan tamamlayıcı bir metindir.[2]

Güncel gündemde sözcük biraz farklı bir anlamda kullanılıyor. Kamuoyu bu ismi, PKK'nin silah bırakma sürecine has, tek seferlik ve bağımsız bir kanunu tarif etmek için benimsedi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, düzenlemeyi kendi ifadesiyle "müstakil ve geçici bir yasa" olarak nitelendirmiş ve belirlenecek sürenin sonunda başvurmayanlar için kapının kapanacağını belirtmiştir.

Çerçeve yasa teriminin anlamını ve kod yasadan farkını gösteren şema
Çerçeve Yasada Dört Temel Nokta

Çerçeve Yasanın Amacı Nedir?

Kanun koyucunun bir düzenlemeyi çerçeve yasa biçiminde hazırlamasının arkasındaki genel mantık, konuyu ayrıntısıyla değil ana hatlarıyla kanunlaştırıp geri kalan takdiri yürütme organına bırakmaktır. Böylece hızlı değişen ya da baştan tüm yönleriyle kestirilemeyen alanlarda kanun koyucu esneklik kazanır. Eksik kalan noktalar ileride yönetmelik ya da idari kararla doldurulabilir.

Şu an yürürlükteki kanunda amaç çok daha somut bir sorunu hedefliyor: PKK'nin kendini feshedip silah bırakmasının ardından doğacak hukuki boşluğu kapatmak. Örgüt üyeliği, propaganda ya da yardım-yataklık suçlamasıyla yargılanan veya cezaevinde bulunan kişi sayısı, mevcut ceza infaz sisteminin tek tek çözebileceğinden fazla.

Bu da toplu bir geçiş mekanizması ihtiyacını doğuruyor. Kanunun 1. maddesi bu geçişi PKK/KCK yapılanmasıyla sınırlı tutuyor: kapsam örgütü kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda yapma ile örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'daki suçlarla sınırlı.[3]

Çerçeve Yasalar Nasıl Çıkarılır ve Geçerlilik Kazanır?

Bir kanunu çerçeve yasa yapan şey içeriğidir, izlediği yasama yolu değildir. TBMM İçtüzüğü'nde çerçeve yasalara özgü ayrı bir görüşme prosedürü yok. Kanun tasarısı kurumu 2017'den sonraki Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde kaldırıldığı için bu metin de, tüm kanunlar gibi, milletvekillerince imzalanıp TBMM Başkanlığı'na sunulan bir teklif olarak yol aldı.

Süreç önce (bu kanun özelinde Adalet Komisyonu ile Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu olmak üzere) ilgili ihtisas komisyonundan geçti, sonra Genel Kurul'da madde madde oylandı.

Kabul edilen metin bundan sonra Cumhurbaşkanı'nın önüne gitti. Anayasa'nın 89. maddesine göre Cumhurbaşkanı on beş gün içinde ya kanunu yayımlamak ya da gerekçe göstererek TBMM'ye bir kez daha görüşülmek üzere iade etmek zorunda. Çerçeve yasa özelinde bu aşama tamamlandı: kanun 10 Ağustos 2026'da Genel Kurul'dan geçti, Cumhurbaşkanı Erdoğan metni on beş günlük anayasal süre dolmadan, 17 Ağustos 2026'da onayladı.

Cumhurbaşkanı'nın onayından sonra yayımlama zorunluluğu doğar. Bu kanun özelinde tam bu yaşandı: 7595 sayılı kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı ve 11. maddesindeki yürürlük hükmü gereği aynı gün hüküm ifade etmeye başladı.

Kalıcı bir alanı baştan sona düzenleyen kod yasalardan farkı burada ortaya çıkıyor: geçici ve tek seferlik nitelikteki çerçeve yasalarda yürürlük maddesi çoğunlukla bir üst sınır veya bitiş koşulu da barındırır. Bu kanunda ise kanunun kendisi süre sınırı taşımıyor, sınırlı olan yalnızca ondan yararlanma hakkı.

Bir kanun teklifinin komisyondan Resmi Gazete'ye uzanan yolunu gösteren şema
Yasalaşma Yolunda Dört Aşama

Çerçeve Yasa, Terörsüz Türkiye Sürecinin Hangi Aşamasında Ortaya Çıktı?

Bu kanun, resmi adı Barış ve Demokratik Toplum Süreci olan, kamuoyunda daha çok Terörsüz Türkiye diye bilinen sürecin bir çıktısı. Süreç Ekim 2024'te başladı. PKK ilk somut adımını 11 Temmuz 2025'teki silah yakma töreniyle attı.

Meclis çatısı altında oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ise aylarca süren kamuoyu ve uzman dinlemelerinin ardından kendi raporunu kamuoyuyla paylaştı.

Yalnızca kanunun yürürlüğe girmesi yetmiyor. PKK'nin gerçekten dağıldığının ve silah bıraktığının resmi olarak saptanması da şart. Kanuna göre örgütün fiili varlığına son verdiği ve elindeki silah ile mühimmatı teslim ettiği önce güvenlik kurumlarınca tespit edilecek, bu tespit Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilecek ve MGK'nin bu kararı Resmi Gazete'de yayımlanacak.[4]

Kanun yürürlüğe girmiş olsa da bu tespit ve MGK teyidi henüz gerçekleşmedi. Erteleme hükümlerinin fiilen işlemesi buna bağlı.

Çerçeve Yasadan Kimler Yararlanacak?

Çerçeve yasadan kimler faydalanacak sorusunun cevabı kanunun ilk iki maddesinde saklı. Kanun, silahını bıraktığını ve örgütle bağını kestiğini beyan eden PKK mensuplarını kapsayacak biçimde tasarlandı. AK Parti kaynakları, kapsamı belirleyen asıl ölçütün kişinin silahlı bir eyleme karışıp karışmadığı olduğunu söylüyor, DEM Parti bu ayrımdan rahatsız olsa da AKP'nin tanımının kanunda esas alındığı görülüyor.[5]

Kanunun kapsamı 1. ve 2. maddesinde net biçimde çiziliyor, kapsama giren fiiller şöyle sıralanıyor:[6]

Kapsama Giren Fiil Madde
Örgütü kurma veya yönetme 1/2
Örgüte üye olma 1/2
Bilerek ve isteyerek yardım etme 1/2
Örgütün propagandasını yapma 1/2
Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar 1/2
Örgüt lehine işlenen 6415 sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'daki suçlar 1/2

Örgüt üyeliğinin yanı sıra adi bir suçtan, mesela dolandırıcılık ya da hırsızlıktan, hüküm giymiş biri için bu adi suç kısmı kanunun kapsamı dışında kalıyor, cezası infaz edilmeye devam ediyor.

Kanunun 9. maddesine göre başvuru süresi kesinleşti: MGK kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren altı ay içinde, bulunulan yerdeki Cumhuriyet başsavcılığına veya Kurul'un görevlendirdiği kurumlara yazılı başvuru yapılması gerekiyor.[7]

Başvuru yapanların dosyalarını hangi kurumların inceleyeceği resmi metinde ayrıntılandırılmadı, kimi kulis bilgisi Adalet Bakanlığı'na bağlı Terör Suçları Soruşturma Bürolarını işaret ediyor ama bu detay kanunun resmi metninde yer almıyor.[5] Bu usul hem cezaevindekiler hem de yurt dışından dönecekler için geçerli olacak.

Kapsama girmenin şartlarını ve başvuru süresini gösteren şema
Kapsam ve Başvuruda Dört Nokta

Çerçeve Yasa Kapsamı Dışında Tutulanlar

Bu koruma her suça ve her kişiye otomatik uygulanmıyor. Kanunun 3. ve 6. maddesi kapsam dışını iki kesin kriterle çiziyor:[8]

  • Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu.
  • 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen, müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar.

İkinci kriter özellikle Öcalan'ı hedef alıyor: cezası 2002'de ağırlaştırılmış müebbete çevrildiği için tarih şartını karşılamıyor ve kanundan yararlanamıyor.

Öcalan ve örgütün üst kadrosu için ayrıca isim bazlı bir dışlama maddesi yok, dışlama doğrudan bu tarih ve ceza türü kriterinden doğuyor. AK Parti kaynakları, Öcalan hakkında af ya da statü değişikliği tartışılmadığını, hükümlülük durumunun devam edeceğini net şekilde ifade ediyor.

Üst düzey yöneticilerin Türkiye dışında, üçüncü bir ülkede kalıp orada da MİT gözetiminde tutulması yönünde bir eğilim olduğu aktarılıyor, ancak bu isimlerle ilgili nihai kararı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vereceği belirtiliyor.[9]

Kanundan yararlanamayacak suç ve kişileri belirleyen iki kriteri gösteren şema
Kapsam Dışı Bırakan İki Kriter

Çerçeve Yasa Neden Yalnızca PKK'yı Kapsıyor? FETÖ Bu Yasadan Yararlanabilir mi?

Taslağı hazırlayan hukukçuların üzerinde en çok durduğu konulardan biri, düzenlemenin başka bir yapı tarafından suistimal edilmesini önlemek. Endişe somut bir noktaya dayanıyor: PKK'nin tasfiyesi için hazırlanan bir kanunun, benzer bir mantıkla FETÖ mensupları tarafından da talep edilebileceği değerlendiriliyor.

Bu ihtimali baştan tıkamak için kanunun 2. maddesine bir tanım eklendi: "Örgüt" ibaresi yalnızca "PKK/KCK terör örgütünü ve bağlı bütün oluşumlarını" ifade ediyor.[10] Amaç ve kapsam maddesi de düzenlemenin yalnızca bu tanıma giren suçları kapsadığını açıkça yazıyor.

TBMM Adalet Komisyonu'ndaki görüşmelerde bu tanım daha da netleştirildi: AK Parti ve MHP'li vekillerin verdiği önergeyle "bağlı bütün oluşumları" ifadesi "bununla bağlantılı her türlü oluşumları" şeklinde değiştirildi, "Kurul" ibaresinin de kanunun 7. maddesiyle kurulacak organı işaret ettiği ayrıca hükme bağlandı.[11] Buradaki hedef, ileride eşitlik ilkesine dayanarak Anayasa Mahkemesi'ne yapılabilecek bir başvuruyla FETÖ mensuplarının da aynı haktan pay çıkarmasının önüne geçmek.

Bu tarz isim vererek sınırlama tekniği hukukumuzda alışılmadık değildir. Kanun koyucu kapsamı daraltmak istediğinde amaç ve kapsam maddelerine somut bir örgüt ya da olay tanımı yerleştirerek genişletici yorumu engellemeye çalışır.

Feshedilecek örgütün eski üyeleri de kendi aralarında (tepe yöneticisi, orta ve alt kademe yönetici, eylemli suça karışmamış iltisaklı, yardım-yataklık yapan, suça karışmış olan, hafif ya da ağır eylemi bulunan üye gibi) ayrı kategorilere bölünerek sınıflandırılacak.[5]

Kanunun tanımı FETÖ'yü nasıl dışarıda bıraktığını gösteren şema
Kapsamı Sınırlayan Dört Nokta

Çerçeve yasa kapsamı ile ilgili durumunuza özel bir değerlendirme almak için görüşme öncesinde Avukata Sor sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Çerçeve Yasa İle Soruşturma, Kovuşturma ve Cezaların Ertelenmesi Süresi

Kanun, kamuoyunda çokça tartışılan bu konuda denetimli serbestlik değil erteleme mekanizmasını kullanıyor. Denetimli serbestlik ve infaz sürelerinin nasıl hesaplandığı Ceza İnfaz Hesaplama aracımızda gösterilmektedir.

Denetimli serbestlik, mahkumun cezasının bir bölümünü belirli yükümlülüklere uyarak toplum içinde geçirmesine olanak tanıyan bir infaz biçimidir,[12] ama bu kanunda adı geçmiyor.

Kamuoyunda bu düzenleme zaman zaman "infaz düzenlemesi" olarak da anılıyor. Ancak kanun cezanın infaz biçimini değiştirmiyor, doğrudan infazın kendisini erteliyor.

Kanunun 3. maddesi henüz soruşturma ya da kovuşturma aşamasındakiler için, 6. maddesi ise kesinleşmiş mahkumiyeti olanlar için erteleme süresini aynı ölçütle belirliyor: üst sınırı 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlarda 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda 10 yıl.[8] Süre kişiye değil, işlenen suçun cezasına göre belirleniyor.

Erteleme süresi boyunca yeniden suç işlenmezse soruşturma-kovuşturma aşamasındaki dosyalarda kovuşturmaya yer olmadığı veya düşme kararı verilir, infaz aşamasındaki cezalar ise infaz edilmiş sayılır.

Ancak bu süre içinde bir terör suçu işlenirse erteleme kararı kaldırılır ve yargılama ya da cezanın infazı kaldığı yerden devam eder.[13] Soruşturma aşamasında yeniden suç işlenip mahkumiyet kararı çıkarsa bu ceza madde 6 kapsamında ayrıca ertelenmez, mahkumiyet hükmü tüm sonuçlarıyla geçerli olur.[14]

Erteleme süresince dava ve ceza zamanaşımı da işlemiyor. Cumhuriyet savcısının erteleme kararına karşı iki hafta içinde sulh ceza hakimliğine, mahkemenin kovuşturmanın ertelenmesine ilişkin kararına karşı ise yine iki hafta içinde itiraz yoluna başvurulabiliyor.[15]

Müsadereye konu eşya ve malvarlığı değerleri hakkında erteleme kararıyla birlikte tasfiye kararı verilip Hazineye irat kaydediliyor, erteleme kararları da yalnızca soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak istendiğinde kullanılabilecek ayrı bir sisteme kaydediliyor.[16]

Erteleme sürelerinin suçun cezasına göre nasıl belirlendiğini gösteren şema
Erteleme Süreleri: 5 Yıl ve 10 Yıl

Çerçeve Yasa Tutukluluk ve Adli Kontrolü Nasıl Etkiliyor?

Erteleme kararı verilecek suçlardan tutuklu olanlar için kanun ayrı bir düzenleme öngörüyor. Madde 4'e göre bu suçlardan verilmiş tutuklama ve adli kontrol tedbirleri, dosyanın bulunduğu evredeki yetkili hakim veya mahkeme ile bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay ilgili ceza dairesince değerlendirilip koşulları varsa kaldırılıyor.[17] İstinaf ya da temyiz aşamasındaki dosyalar hakkında ise doğrudan bozma kararı veriliyor.[18]

Bu madde kendiliğinden işlemiyor. Kanunun kendisinin Resmi Gazete'de yayımlanmış olması tek başına yeterli değil: uygulanabilmesi için hem MGK kararının ayrıca Resmi Gazete'de yayımlanmış olması hem de kişinin 9. maddedeki altı aylık süre içinde yazılı başvuru yapmış olması gerekiyor.[19] Beraat ya da zamanaşımı gibi kişinin daha lehine sonuç doğurabilecek durumlarda ise istinaf ya da temyizdeki dosya bozulmadan esastan incelenip yargılama sonuçlandırılıyor.

Tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin nasıl değerlendirildiğini gösteren şema
Tutukluluk ve Kanun Yolunda Dört Nokta

Çerçeve Yasa, Hak Yoksunluğu Ortadan Kaldırılabilir mi?

Süreç boyunca eski örgüt mensuplarına siyaset yasağı konacağı yönünde haberler çıktı, ancak kanunun resmi metninde böyle bir yasak yer almıyor. Tam tersine, 7. madde belirli sürelerin geçmesi şartıyla hak yoksunluğunun kaldırılması imkanı tanıyor.

Mahkumiyet ya da soruşturma-kovuşturma nedeniyle doğan hak yoksunlukları, TCK'nin 53. maddesindeki hak yoksunluğu hükmüyle bağlantılı olarak tartışılıyor. Mahkumiyet kaydının hangi şartlarda silindiği Adli Sicil Kaydı (Sabıka Kaydı) Nasıl Silinir? yazımızda anlatılmaktadır.[20]

Kanunun 7. maddesine göre bu hak yoksunlukları Kurul'un talebi üzerine sulh ceza hakimliği, mahkeme ya da infaz hakimliği tarafından tüm sonuçlarıyla kaldırılabilir, ancak bunun için 5 yıllık erteleme kararlarında kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl, 10 yıllık erteleme kararlarında ise 3 yıl geçmiş olması gerekiyor.[21]

Muhalefetin sorduğu "silah bırakma ile siyasete katılım aynı kanun içinde nasıl bir denge kuracak" sorusu, bu haliyle kanunun bir yasak koymasından değil, hak yoksunluğunu zamanla kaldırma ihtimalinden kaynaklanıyor.

Hak yoksunluğunun hangi sürelerle ve hangi mercilerce kaldırılabileceğini gösteren şema
Hak Yoksunluğunun Kaldırılmasında Dört Nokta

Çerçeve Yasada Silah Bırakmanın Tespiti ve İzleme Mekanizması

Kanunun işleyebilmesi için önce PKK'nin silah bıraktığının ve örgütsel varlığının sona erdiğinin resmen saptanması gerekiyor. Numan Kurtulmuş, bu süreci izlemek üzere bir mekanizma kurulacağını, güvenlik birimlerinin gelişmeleri düzenli aralıklarla Meclis'e raporlayacağını açıklamıştı ve kanunun 7. maddesi bu mekanizmayı iki organ olarak somutlaştırdı.

Birinci organ, kanunda adı geçen Kurul: Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri'nden oluşuyor, sekreterya hizmetlerini de Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği yürütüyor.[22]

İkincisi ise TBMM Başkanlığı'nca kurulacak İzleme Komisyonu, kanun metninde bu komisyonun üye sayısı belirtilmiyor, bazı haberlerde 17 üyeli olacağı geçse de bu bilgi resmi metinle henüz doğrulanamadı.

Kanun kapsamında görev alanlara ayrıca yasal bir güvence tanınıyor. Kanunun 10. maddesine göre bu görevleri yerine getiren kişilerin, görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmuyor.[23] Madde gerekçesinde bu güvencenin başta Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevlileri kapsadığı ayrıca belirtiliyor.

Silah bırakmanın tespiti ile Kurul ve İzleme Komisyonu yapısını gösteren şema
Tespit ve İzleme Mekanizması

Çerçeve Yasa Kaç Maddeden Oluşuyor?

Yürürlüğe giren 7595 sayılı Kanun 12 maddeden oluşuyor ve çerçeve yasanın içeriği bu maddelerde toplanıyor. Madde sayısı hazırlık sürecinde defalarca değişti. Öcalan Mayıs 2026'da İmralı Heyeti üzerinden yaklaşık yedi-sekiz maddelik bir öneri iletmiş, Temmuz boyunca bu sayı on-on bir, sonra on iki-on dört gibi farklı rakamlara evrilmişti, Meclis'e sunulan resmi metin bu tartışmayı kapattı.

Kanunun içeriği, maddelerin konu başlıklarıyla aşağıdaki tabloda özetleniyor.

Madde Konusu
1 Amaç ve kapsam
2 Tanımlar
3 Soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi
4 Koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesindeki dosyalar
5 Erteleme kararlarının kaydı ve yeniden suç işlenmesi
6 Mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi
7 Takip, koordinasyon ve uygulama (Kurul ve İzleme Komisyonu)
8 Silah ve malzeme teslimi
9 Süre (altı aylık başvuru)
10 Görev ve sorumluluk
11 Yürürlük
12 Yürütme

İlk altı madde kanunun asıl işleyişini kuruyor: kapsam, tanımlar ve erteleme mekanizması. Kalan altı madde ise sürecin idaresine, silahların teslimine, başvuru süresine ve yürürlüğe ilişkin tamamlayıcı hükümler.[24]

Kanunun resmi metninden 1-4, 4-7 ve 7-12. maddeleri kapsayan sayfalar sırasıyla şöyle görünüyor:

Çerçeve Yasa Kanun Teklifi Metni Madde 1 4Çerçeve Yasa Kanun Teklifi Metni Madde 4 7Çerçeve Yasa Kanun Teklifi Metni Madde 7 12

Çerçeve Yasanın Yürürlük Süresi Ne Kadar Olacak?

Kanunun yürürlükte kalacağı süre konusunda hazırlık aşamasında farklı senaryolar konuşuldu, ancak resmi metin bu tartışmayı büyük ölçüde sadeleştirdi. 11. maddesine göre kanunun kendisi yayımı tarihinde yürürlüğe giriyor ve bir bitiş tarihi öngörmüyor;[25] nitekim tam bu gerekçeyle kanun 18 Ağustos 2026'da Resmi Gazete'de yayımlandığı gün yürürlüğe girdi.

Süre sınırı kanunun kendisinde değil, ondan yararlanma hakkında: 9. maddesi, MGK kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren yalnızca altı ay içinde başvuru yapılabileceğini düzenliyor.

Kurtulmuş'un süreç boyunca tekrarladığı "bir kereliğine çıkarılacak" sözü de bu çerçeveyle uyumlu: kanun kalıcı bir mekanizma olarak yürürlükte kalsa da, ondan yararlanma hakkı tek seferlik ve altı aylık bir pencereyle sınırlı.

Çerçeve yasanın süresiz yürürlüğünü ve altı aylık başvuru süresini gösteren şema
Yürürlük ve Başvuruda Dört Nokta

Çerçeve Yasa 12. Yargı Paketi ile Aynı mı?

Aralarında hiçbir hukuki bağ yok: ortada yalnızca aynı yaz gündeme gelmiş iki ayrı kanun var. 7589 sayılı 12. Yargı Paketi icra hukuku, ceza muhakemesi, hukuk yargılaması ve idari yargı alanlarında 25 maddelik değişiklik getirdi ve 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girdi.

Çerçeve yasanın konusu daha farklı: PKK'nin silahlarını bırakma sürecinde ortaya çıkan hukuki ihtiyacı karşılamak için hazırlanan, 5 Ağustos'ta Meclis'e sunulup 18 Ağustos'ta 7595 sayı ile yürürlüğe giren, kendi başına duran bir kanun. Meclis gündemindeki diğer düzenleme için bkz. 13. Yargı Paketi Nedir, Ne Zaman Çıkacak.

Çerçeve Yasa Sürecinde Kronoloji

Son bir haftalık gelişmelere bakıldığında imza aşamasına nasıl gelindiği daha net görülüyor.

  • 28 Mayıs 2026: Pervin Buldan, Öcalan'la görüştüğünü ve görüşmede çerçeve yasanın kapsamının konuşulduğunu, yaklaşık yedi-sekiz maddelik bir taslağın masada olduğunu duyurdu.
  • 22 Temmuz 2026: Adi suçların düzenleme dışında kalacağı ve örgüt üyeleri arasındaki ayrımın silahlı suça karışıp karışmama esasına göre yapılacağı basına sızdı.
  • 26-30 Temmuz 2026: Teklifin on-on bir madde civarında olacağı ve kapsamın üç kategoriye ayrılacağı haberleşti. Aynı hafta PKK cephesinden, düzenlemenin "pratikleşmeyi engelleyecek bir durum yaratacağı" yönünde bir eleştiri geldi.
  • 1 Ağustos 2026: Numan Kurtulmuş, teklifin bu hafta içinde partiler arası ortak bir metin olarak Meclis gündemine gelmesini umduğunu söyledi.
  • 3 Ağustos 2026: Öcalan, çerçeve yasayı onayladığını duyurdu. Aynı gün teklif AKP'nin TBMM grubunda milletvekili imzasına açıldı ve imza için son tarih 4 Ağustos saat 17.00 olarak belirlendi.[26]
  • 4 Ağustos 2026: İmza toplama saat 17.00'de tamamlandı. AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, diğer parti gruplarını teklifin içeriği hakkında sözlü olarak bilgilendirdi.
  • 5 Ağustos 2026: CHP, Merkez Yönetim Kurulu kararıyla teklife imza koydu (imzacılar: CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Grup Başkanvekilleri Sevda Erdan Kılıç ve Rahmi Aşkın Türeli, Kars Milletvekili İnan Akgün Alp) ve teklif resmen Meclis'e sunuldu.
  • 7-8 Ağustos 2026: Teklif, TBMM Adalet Komisyonu'nda yaklaşık 18 saat süren görüşmelerin ardından kabul edildi. AK Parti, MHP, DEM Parti ve Yeni Parti teklife evet oyu verdi. Görüşmeler sırasında kabul edilen bir önergeyle 2. maddedeki örgüt tanımı netleştirildi.[11]
  • 10 Ağustos 2026 (Pazartesi): Teklif TBMM Genel Kurulu'nda madde madde görüşüldü ve 468 kabul, 88 ret, 6 çekimser oyla kabul edildi.
  • 17 Ağustos 2026: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM'den geçen metni on beş günlük anayasal süre dolmadan onayladı.
  • 18 Ağustos 2026: Kanun, 7595 sayı ve 33344 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak yürürlüğe girdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kanunun "Gazi Meclisimizde tarihi bir mutabakat örneği olarak 467 milletvekilimizin desteğiyle kabul edildiğini" belirterek sürecin aynı titizlikle sürdürüleceğini duyurdu.[27] (TBMM Genel Kurul tutanağındaki resmi oylama dökümü 468 kabul, 88 ret, 6 çekimser iken, Cumhurbaşkanı'nın açıklamasında bu rakam 467 olarak geçiyor; iki sayı da kendi kaynağıyla birlikte burada aktarılmıştır.)

Bu şeffaflık sorunu imza aşamasında muhalefetin tepkisini çekmişti. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, metnin kendileriyle paylaşılmadığını, hatta imza atan AK Partili vekillerin bile içeriği tam bilmediğini öne sürerek sürecin usulen eksik yürütüldüğünü savundu.[28]

DEM Parti'nin talebi ise farklı: suça karışmış-karışmamış ayrımı olmaksızın tüm örgüt mensuplarını kapsayacak daha geniş bir "kök yasa" isteniyor. Bu talebe rağmen DEM Parti, komisyon görüşmelerinin sonunda teklife evet oyu verdi.

Çerçeve yasa süreciyle ilgili detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yeni yazı çıkınca haber verelim mi?

Hukuki haklarının farkında olmak için takip et!

Çerçeve Yasa Hakkında Sık Sorulan Sorular

Çerçeve yasa ile ilgili en çok merak edilen soruları bu başlık altında topladık.

Çerçeve yasa nedir?

Çerçeve yasa, resmi adıyla 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, PKK'nin silahlarını bırakıp kendini feshetmesinin ardından oluşacak hukuki durumu düzenlemek üzere hazırlanan, 18 Ağustos 2026'da yürürlüğe giren 12 maddelik bir kanundur. Örgütten ayrılanlara soruşturma, kovuşturma ve cezaların ertelenmesi yoluyla aşamalı bir topluma dönüş kapısı açmayı amaçlıyor.

Çerçeve yasa ne demek?

Terim olarak çerçeve yasa, bir konunun ayrıntısını değil ana çerçevesini kanunla belirleyip geri kalanını alt düzenlemelere bırakan kanun tipini ifade eder. Güncel gündemde ise bu isim özellikle PKK'nin silah bırakma sürecinde çıkarılan 7595 sayılı kanun için kullanılıyor.

Çerçeve yasanın kanun numarası kaçtır?

Çerçeve yasa, 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'dur. Kanun, 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girmiştir.

Çerçeve yasa kimleri kapsıyor?

Örgütü kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, propaganda yapma ile örgüt faaliyeti kapsamındaki suçlardan yargılanan ya da hüküm giymiş PKK/KCK mensupları kapsama giriyor. Buna karşılık örgüt faaliyeti çerçevesinde kasten öldürme suçu işleyenler ile 1 Haziran 2005 öncesi işlenen suçlardan müebbet ya da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar (bu kriter Öcalan'ı da kapsıyor) düzenlemenin dışında kalıyor.

Çerçeve yasa neyi kapsıyor?

Kanunun 1/2. maddesindeki altı fiil grubunu kapsıyor: örgüt kurma veya yönetme, örgüte üye olma, bilerek yardım etme, propaganda yapma, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar ve örgüt lehine işlenen terörizmin finansmanı suçları. Bu fiiller için soruşturma, kovuşturma ve cezanın infazı erteleniyor.

Çerçeve yasa uyuşturucu suçlarını kapsıyor mu?

Kişisel bir uyuşturucu suçu adi suçtur, kapsam dışında kalır ve cezası infaz edilmeye devam eder. Suç örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmişse 1/2. madde kapsamında değerlendirilir, çünkü kanun yalnızca kasten öldürme gibi sınırlı istisnaları kapsam dışına çıkarmıştır.

Çerçeve yasa Resmi Gazete'de yayınlandı mı?

Evet. Kanun 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandı ve aynı gün yürürlüğe girdi. Erteleme hükümlerinin işlemesi için ayrıca MGK kararının da Resmi Gazete'de yayımlanması gerekiyor.

Çerçeve yasa adli mahkumları kapsıyor mu?

Hayır. Düzenleme yalnızca PKK/KCK terör örgütüne ilişkin suçları kapsıyor. Hırsızlık, dolandırıcılık gibi adli suçlardan hüküm giyen veya yargılanan kişiler bu kanundan yararlanamaz. Aynı kişi hem örgüt üyeliğinden hem adli bir suçtan hüküm giymişse yalnızca örgüt üyeliğine ilişkin kısım erteleme kapsamına girer, adli suça ilişkin ceza infaz edilmeye devam eder.

FETÖ mensupları çerçeve yasadan yararlanabilir mi?

Hayır. Kanunun 2. maddesindeki tanıma göre "Örgüt" ibaresi yalnızca PKK/KCK terör örgütünü ve bağlı oluşumlarını kapsıyor, bu da düzenlemenin başka bir yapı tarafından kullanılmasının önünü yapısal olarak kapatıyor.

Çerçeve yasa Meclis'ten geçti mi?

Evet. Kanun, TBMM Adalet Komisyonu'nda yaklaşık 18 saat süren görüşmelerin ardından 8 Ağustos 2026'da kabul edildi, ardından 10 Ağustos 2026'da Genel Kurul'da madde madde oylanarak 468 kabul, 88 ret ve 6 çekimser oyla kabul edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 17 Ağustos'taki onayının ardından 18 Ağustos 2026'da 7595 sayı ile Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Çerçeve yasa ne zaman yürürlüğe girdi?

Çerçeve yasa, TBMM Genel Kurulu'ndan 10 Ağustos 2026'da geçtikten sonra Cumhurbaşkanı'nın 17 Ağustos 2026'daki onayıyla kesinleşti ve 18 Ağustos 2026 tarihli, 33344 sayılı Resmi Gazete'de 7595 sayı ile yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi. Ancak asıl erteleme hükümlerinin işlemesi ayrı bir şarta bağlı: PKK'nin silah bıraktığına dair Milli Güvenlik Kurulu kararının da Resmi Gazete'de yayımlanması gerekiyor, bu karar henüz çıkmadı.

Çerçeve yasa kaç maddeden oluşuyor?

Çerçeve yasa 12 maddeden oluşuyor. Süreç boyunca yedi-sekiz maddelik ilk öneriden başlayıp farklı sayılar konuşulmuştu, 5 Ağustos'ta Meclis'e sunulan resmi metinle rakam kesinleşti ve kanun bu haliyle 18 Ağustos 2026'da 7595 sayı ile yürürlüğe girdi.

Terörsüz Türkiye kanununun (çerçeve yasa) maddeleri nelerdir?

Kamuoyunda hem çerçeve yasa hem Terörsüz Türkiye sürecinin kanunu olarak anılan bu düzenleme, resmi adıyla 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, 12 maddeden oluşur: amaç ve kapsam, tanımlar, soruşturma-kovuşturmanın ertelenmesi, koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesindeki dosyalar, erteleme kararlarının kaydı ve yeniden suç işlenmesi, mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi (kamuoyunda zaman zaman "infaz düzenlemesi" olarak da anılır), takip-koordinasyon-uygulama, silah ve malzeme teslimi, başvuru süresi, görev ve sorumluluk, yürürlük ve yürütme maddeleridir.

Çerçeve yasada siyaset yasağı var mı?

Hayır, kanunun resmi metninde bir siyaset yasağı yer almıyor. Tam tersine, belirli bekleme sürelerinin (5 yıllık ertelemede 2 yıl, 10 yıllık ertelemede 3 yıl) dolmasıyla hak yoksunluklarının kaldırılması talep edilebiliyor.

Çerçeve yasa bir af mı?

Hayır. Kanun, suçu veya cezayı ortadan kaldıran bir genel af değil, silah bırakma ve örgütle bağını kesme şartına bağlı koşullu bir erteleme mekanizmasıdır. Erteleme süresi içinde yeniden terör suçu işlenirse karar kaldırılır ve yargılama veya cezanın infazı kaldığı yerden devam eder.

Çerçeve yasa terör affı mı?

Hayır. Terör affı denilince akla suçu ve cezayı tümüyle ortadan kaldıran genel bir af geliyor, çerçeve yasada böyle bir hüküm yok. Düzenleme bunun yerine, silah bırakıp örgütle bağını kesme şartına bağlı bir erteleme mekanizması öngörüyor, süre içinde yeniden terör suçu işlenmezse dosya düşüyor ya da ceza infaz edilmiş sayılıyor.

Çerçeve yasa 12. Yargı Paketi ile aynı mı?

Hayır, birbirleriyle hukuken hiç ilgisi yok. 7589 sayılı 12. Yargı Paketi 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe giren, icra ve yargılama usullerini ilgilendiren ayrı bir kanun. Çerçeve yasa ise PKK'nin silahlarını bırakma sürecinden doğan ihtiyaca özel, tamamen kendi başına duran bir kanun.

Hukuki gelişmeleri Google'da bizden takip edin.

Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu'nu Google aramalarında tercih edilen kaynağınız olarak seçin, yazılarımız arama sonuçlarında öne çıksın.


Referans ve Kaynaklar

[1] Anayasa Mahkemesi, E. 2001/129, K. 2002/24, T. 31.01.2002 ve E. 2003/30, K. 2003/38, T. 29.04.2003.

[2] BAKIRCI, Fahri, "Kod Yasa-Çerçeve Yasa Ayrımı Üzerine", Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 54, S. 3, 2005, s. 223-240.

[3] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 1.

[4] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 1 ve madde 3.

[5] AK Parti yetkililerinin Meclis kulislerinde yaptığı açıklamalar, 3 Ağustos 2026.

[6] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 1/2.

[7] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 9.

[8] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 3/1 ve madde 6/1.

[9] AK Parti hukukçu kurmaylarının yasa taslağı çalışmalarına ilişkin kulis bilgileri, Temmuz 2026.

[10] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 2.

[11] TBMM Adalet Komisyonu görüşmeleri, 8 Ağustos 2026.

[12] 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, madde 105/A.

[13] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 5 ve madde 6/4.

[14] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 5/2.

[15] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 3/2.

[16] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 3/1 ve madde 5/1.

[17] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 4/1.

[18] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 4/2.

[19] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde gerekçesi, madde 4.

[20] 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, madde 53.

[21] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 7/4.

[22] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 7.

[23] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 10/2.

[24] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun.

[25] 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, madde 11.

[26] AK Parti TBMM Grup Başkanlığı'nın milletvekillerine gönderdiği yazılı duyuru, 3 Ağustos 2026.

[27] Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklama, 18 Ağustos 2026.

[28] Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir'in basın açıklaması, 3 Ağustos 2026.

HUKUKİ DENETİM

Av. Kazım Ceylan • Tarih: 4 Ağustos 2026

Bu Makaleyi Paylaş
Avukat Kazım Ceylan
Avukat Kazım Ceylanİstanbul Barosu • Sicil No: 78121

Av. Kazım CEYLAN ve ekibi başta işçi hakları, boşanma, kira, miras ve ceza hukuku olmak üzere birçok alanda çözüm odaklı hukuki destek sunmaktadır.

Bu içerik bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.

Ücretsiz Danışmanlık

Formu gönderdiğinizde, KVKK koşullarını kabul etmiş sayılırsınız.

Randevu
WhatsApp
Ara