Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu

CMK 147 Maddesi ve Cezası Nedir?

Av. Kazım Ceylan
04.09.2026

CMK 147, kolluk, savcılık ve mahkemede şüpheli veya sanığın ifadesinin nasıl alınacağını düzenleyen bir usul maddesidir. Bir suç tipi ya da ceza miktarı içermez, bu yüzden "CMK 147 cezası" diye ayrı bir yaptırım yoktur. Madde, ifade alma ve sorgu sırasında uyulması zorunlu güvenceleri sıralar: kimlik tespiti, susma hakkı, müdafi yardımından yararlanma ve işlemin tutanağa geçirilmesi. Bu güvencelerden birine uyulmadan alınan ifade, ceza yargılamasında delil olarak kullanılamaz hale gelebilir.

Yazı Özeti
  • CMK 147 ifade alma ve sorgu usulünü düzenleyen bir maddedir, ceza miktarı içermez ve CMK 147 cezası diye ayrı bir yaptırım yoktur.
  • Madde kimlik tespiti, suçun anlatılması, müdafi hakkı, susma hakkı ve tutanağa bağlama güvencelerini şart koşar.
  • Susma hakkı yalnızca isnat edilen suçu kapsar, kimlik bilgilerini doğru vermek zorunludur.
  • Güvencelerden birine uyulmadan alınan ifade ceza yargılamasında delil olarak kullanılamaz hale gelebilir.

CMK 147. Madde Ne Anlatır?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 147. maddesi, hakim, mahkeme, Cumhuriyet savcısı ve kolluk görevlileri için aynı derecede bağlayıcıdır. Kim ifade alırsa alsın aynı kurallara uymak zorundadır. Madde, şüpheli veya sanığın ifadesi alınırken ya da sorguya çekilirken şu hususlara uyulmasını şart koşar:

  • Kimlik tespiti yapılır ve kişi kimliğine ilişkin soruları doğru cevaplamakla yükümlüdür.
  • Yüklenen suç kendisine anlatılır.
  • Müdafi seçme hakkı ve müdafiin ifade veya sorguda hazır bulunabileceği bildirilir. Müdafi tutamayacak durumdaysa baro bir müdafi görevlendirir.
  • Yakınlarına haber verme hakkı (yakalanan kişi için) hatırlatılır.
  • Susma hakkı, yani suç hakkında açıklamada bulunmama hakkı söylenir.
  • Lehine delil toplama talebinde bulunabileceği hatırlatılır.
  • Kişisel ve ekonomik durum hakkında bilgi alınır.
  • İşlem mümkünse teknik imkanlarla kayda alınır ve sonunda bir tutanağa bağlanır.

Kanunun gerekçesinde de belirtildiği gibi bu düzenleme, savunma hakkını güvence altına almak amacıyla ifade almanın ve sorgunun hangi ayrıntılarla yürütüleceğini gösterir.[1] Maddenin tam metnine mevzuat.gov.tr üzerinden 5271 sayılı Kanun sayfasından ulaşılabilir.

İfade Verme ile Sorgu Arasındaki Fark Nedir?

İfade verme ve sorgu, aynı güvencelere tabi olsa da farklı aşamalarda yapılan iki ayrı işlemdir. Şüphelinin kolluk veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma aşamasında dinlenmesine ifade alma denir, sanığın mahkeme tarafından kovuşturma aşamasında, suçlamayla ilgili doğrudan sorularla dinlenmesine ise sorgu denir. Fark, işlemi yapan makam ve sürecin hangi aşamasında gerçekleştiğidir. CMK 147'deki kimlik tespiti, susma hakkı ve müdafi güvenceleri ikisinde de aynı şekilde uygulanır.

Susma Hakkı ve Müdafi Yardımından Yararlanma Hakkı

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, madde 147/1-e

"Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu söylenir."[2]

Susma hakkı yalnızca isnat edilen suça ilişkin açıklamaları kapsar. Kimlik bilgilerini doğru vermek ayrı bir yükümlülüktür ve bundan kaçınılamaz.

Şüpheli veya sanık, avukat tutacak durumda değilse baro tarafından kendisine bir müdafi görevlendirilmesini isteyebilir. Bu müdafi, vekaletname aranmaksızın ifade veya sorguda hazır bulunabilir. Şüphe altındaki bir kişinin hangi aşamada bu haklardan yararlandığı, soruşturmanın hangi şüphe derecesinde yürütüldüğüyle de bağlantılıdır. Bu konuda Makul Şüphe Nedir ve Gereken Tedbirler yazımızda ayrıntılı bilgi verdik.

İfade ve Sorgu Tutanağının İçeriği

Yapılan işlem mutlaka bir tutanağa bağlanır. Bu tutanakta işlemin yapıldığı yer ve tarih, hazır bulunan kişilerin isim ve sıfatları, yukarıdaki hakların hatırlatılıp hatırlatılmadığı, hatırlatılmadıysa nedeni, tutanağın okunup imzalandığı ve imzadan çekinme varsa gerekçesi yer alır. Uygulamada, kolluk ifadesinde bu hususlardan birinin eksik kaldığı ileri sürüldüğünde mahkeme önce tutanağı, varsa görüntülü/sesli kaydı inceler. Hakkın hatırlatıldığı somut olarak ortaya konamazsa ifadenin değerlendirilmesinde bu eksiklik dikkate alınır.

Soruşturma dosyasına erişim ayrıca bir gizlilik kararıyla sınırlandırılmış olsa bile şüphelinin kendi ifade tutanağı her zaman incelenebilir durumda kalır. Bu sınırın kapsamını Gizlilik Kararı Nedir, Hangi Suçlarda Verilir? yazımızda ele aldık.

Duruşmada Sorgu: İddianamenin Okunması ve CMK 191 İlişkisi

Kovuşturma aşamasında sorgu, duruşmanın başında belirli bir sırayla yapılır. CMK'nın 191. maddesi, önce sanığın kimliğinin saptanmasını, ardından iddianamenin okunmasını ve CMK 147'de sayılan hakların (özellikle susma hakkı) hatırlatılmasını, ancak bundan sonra sorguya geçilmesini öngörür. Bu sıraya uyulmadan yapılan bir sorgu usule aykırıdır ve savunma hakkını kısıtlayan bir işlem olarak değerlendirilir.

CMK 147'ye Uyulmamasının Hukuki Sonuçları

CMK 147'de sayılan güvencelere uyulmadan alınan bir ifadenin akıbeti, doğrudan delil hukukunu ilgilendirir. Madde 147'ye aykırı biçimde, örneğin susma hakkı hiç hatırlatılmadan ya da müdafi hakkı bildirilmeden alınan bir ifade, hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş sayılır ve mahkeme bu ifadeyi hükme esas alamaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, usulüne uygun sorgu yapılmadan hüküm kurulmasının savunma hakkını kısıtladığını istikrarlı biçimde vurgular. Ancak bu eksikliğin sonradan, örneğin haklar müdafi huzurunda yeniden hatırlatılıp sanığın beyanı alınarak giderildiği durumlarda, savunma hakkının fiilen kısıtlanmamış sayılabileceğini de kabul etmektedir.[3]

Konu CMK 148 ile de doğrudan bağlantılıdır: 148. madde, ifadenin özgür iradeye dayanması gerektiğini, kötü muamele, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit gibi yöntemlerle irade özgürlüğünün bozulamayacağını düzenler. Bu şekilde alınan bir ifade, kişi rıza gösterse dahi delil olarak kullanılamaz. 147 ve 148, birlikte okunduğunda ifade alma sürecinin hem biçimsel hem de iradi güvencesini oluşturur.

İdari Soruşturmada Alınan İfadelerin Durumu

CMK 147, kolluk, savcılık ve mahkemedeki ifade alma ve sorgu işlemlerini kapsar. Bir işyerinin veya kurumun kendi iç soruşturmasında (örneğin bir banka müfettişliği incelemesinde) alınan yazılı beyanlar doğrudan bu maddenin kapsamında değildir. Ancak böyle bir iç soruşturmada müdafi bulunmaksızın alınan bir beyan, sonradan ceza yargılamasında delil olarak kullanılmak istendiğinde mahkeme onu CMK 148'deki özgür irade ölçütüyle denetler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, müdafisiz alınan böyle bir iç soruşturma beyanının, şüpheli veya sanık tarafından hakim veya mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağına hükmetmiştir.[4]

Bir soruşturma bir şikayet veya suç duyurusuyla başlamışsa, sürecin ilk adımı hakkında Suç Duyurusu Şikayet Dilekçesi Örneği yazımıza da göz atılabilir.

"CMK 147 Maddesi ve Cezası Nedir?" yazımızla ilgili avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.

"CMK 147 Maddesi ve Cezası Nedir?" yazımızla ilgili detaylı bilgi için Avukata Sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Gözaltına alınan kişilerin çoğu, ifade tutanağını imzalarken bu hakların gerçekten okunup okunmadığını fark bile etmez. Oysa sonradan bu eksiklik, dosyanın seyrini değiştirebilecek kadar önemli bir usul meselesine dönüşür.

Yeni yazı çıkınca haber verelim mi?

Hukuki haklarının farkında olmak için takip et!

CMK 147 Hakkında Sık Sorulan Sorular

İfade ve sorgu sürecinde CMK 147 ile ilgili en çok karşılaşılan soruları bu başlık altında topladık.

CMK 147 kaç yıl hapis cezası öngörür?

CMK 147 bir ceza maddesi değildir, herhangi bir hapis veya adli para cezası öngörmez. Şüpheli veya sanığın ifadesinin alınmasında uyulacak usulü düzenler.

CMK 147'ye uyulmadan alınan ifade mahkemede kullanılabilir mi?

Kural olarak hayır. CMK 147'de sayılan güvencelere, özellikle susma hakkının ve müdafi hakkının hatırlatılmasına uyulmadan alınan ifade hukuka aykırı delil sayılır ve hükme esas alınamaz. Ancak bu eksikliğin yargılamanın sonraki bir aşamasında giderilmesi (örneğin hakların müdafi huzurunda yeniden hatırlatılıp beyanın alınması) halinde savunma hakkının kısıtlanmadığı da kabul edilebilir.

İfade alma ile sorgu arasında ne fark vardır?

İfade alma, şüphelinin kolluk veya savcılık tarafından soruşturma aşamasında dinlenmesidir, sorgu ise sanığın mahkeme tarafından kovuşturma aşamasında suçlamayla ilgili doğrudan sorularla dinlenmesidir. İkisinde de CMK 147'deki güvenceler aynı şekilde uygulanır.

Şüpheli kimliğine ilişkin sorularda da susma hakkını kullanabilir mi?

Hayır. Susma hakkı yalnızca yüklenen suça ilişkin açıklamaları kapsar. Kimlik bilgileri doğru şekilde verilmek zorundadır.

Müdafi, ifade sırasında mutlaka hazır bulunmalı mıdır?

Kural olarak müdafi bulundurmak şüphelinin iradesine bağlı bir haktır ve şüpheli istemezse ifadesi müdafisiz de alınabilir. Ancak alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda, çocuklarda ve kendini savunamayacak derecede malul veya sağır-dilsiz kişilerde müdafi bulunması istem aranmaksızın zorunludur.

"CMK 147 Maddesi ve Cezası Nedir?" yazımızla ilgili detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.


Referans ve Kaynaklar

[1] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, madde 147 gerekçesi, mevzuat.gov.tr.

[2] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, madde 147/1-e, mevzuat.gov.tr.

[3] Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1295, K. 2013/36, T. 05.02.2013 - CMK 147 ve 191. maddedeki hakların hatırlatılmaması usulsüzlüğünün, eksikliğin sonradan giderilmesi halinde savunma hakkını fiilen kısıtlamadığının kabulü.

[4] Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2023/456, K. 2024/126, T. 20.03.2024 - kurum içi idari soruşturmada müdafisiz alınan yazılı beyanın CMK 148/4 uyarınca mahkeme huzurunda doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağı.

HUKUKİ DENETİM

Av. Kazım Ceylan Tarih: 4 Eylül 2026

Bu Makaleyi Paylaş
Avukat Kazım Ceylan
Avukat Kazım Ceylanİstanbul Barosu • Sicil No: 78121

Av. Kazım CEYLAN ve ekibi başta işçi hakları, boşanma, kira, miras ve ceza hukuku olmak üzere birçok alanda çözüm odaklı hukuki destek sunmaktadır.

Bu içerik bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.

Ücretsiz Danışmanlık

Formu gönderdiğinizde, KVKK koşullarını kabul etmiş sayılırsınız.

Randevu
WhatsApp
Ara