İsim değiştirme davası, kişinin nüfus kaydındaki adını haklı bir sebebe dayanarak değiştirmek istediğinde açtığı, Türk Medeni Kanunu'nun 27. maddesine dayanan bir dava türüdür. Kanun, herkesin dilediği anda ad değiştirebileceği bir düzenleme öngörmez; talebin kabulü hakimin haklı sebebi yeterli görmesine bağlıdır. Dava, kişinin yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde ve nüfus müdürlüğü hasım gösterilerek açılır.
- Yasal dayanak: TMK'nın 27. maddesi, ancak haklı sebeple hakimden ad değişikliği istenebileceğini düzenler.
- Yetkili mahkeme: Dava, yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde ve nüfus müdürlüğü hasım gösterilerek açılır.
- Haklı sebep örnekleri: İsmin alay konusu olması, uzun süredir farklı bir adla tanınma, din veya kültürel kimlik değişikliği.
- Süreç: Genellikle birkaç ay içinde, tanık dinlenerek sonuçlanır.
- Güncel kural: 7532 sayılı Kanunla (14.11.2024) karar, Basın İlan Kurumu'nun ilan portalında ilan edilir; ancak Anayasa Mahkemesi bu ilan ibaresini 25.12.2025 tarihinde iptal etmiştir.
İsim Değiştirme Davası Hangi Sebeplerle Açılır?
TMK'nın 27. maddesi haklı sebebin ne olduğunu tek tek saymaz, kavramın çerçevesini içtihat ve öğreti doldurur. Uygulamada mahkemelerin haklı sebep kabul ettiği durumlar arasında ismin alay konusu edilmesi, gülünç veya toplumda olumsuz çağrışım yapan bir anlam taşıması, kişinin uzun süredir nüfus kaydındakinden farklı bir isimle tanınması ve bu ismin çevresinde yerleşmiş olması, din veya kültürel kimlik değişikliği ile isim telaffuzunun günlük kullanımda ciddi güçlük yaratması sayılabilir.
Kişinin çevresinde fiilen kullandığı adın nüfus kaydındaki adından farklı olması tek başına otomatik bir kabul sebebi değildir; mahkeme bu farkın süresini, tanık beyanlarını ve kişinin sosyal çevresindeki tanınırlığını birlikte değerlendirir. Talebin salt kişisel beğeni veya moda bir isme geçiş isteğine dayanması, haklı sebep olarak kabul görmeyebilir.
İsim Değiştirme Davası Hangi Mahkemede Açılır?
Dava, davacının yerleşim yerindeki asliye hukuk mahkemesinde açılır ve davalı taraf ilgili nüfus müdürlüğüdür. Yerleşim yeri, kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yerden farklı olabilir; dava açılırken kişinin fiilen ikamet ettiği yer esas alınır. Görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması, davanın soybağı veya velayet davası gibi aile mahkemesinin görev alanına girmediği anlamına gelir.
Dava Dilekçesinde Nelerin Bulunması Gerekir?
Dilekçe, diğer hukuk davası dilekçelerinden yapı olarak farklılaşmaz; talebin dayanağı olan haklı sebebin somut biçimde anlatılması ve bu sebebi destekleyen delillerin belirtilmesi gerekir. Aşağıdaki unsurlar dilekçede mutlaka yer alır.
- Taraflar: Davacının kimlik bilgileri ve davalı olarak ilgili nüfus müdürlüğü.
- Talep: Değiştirilmek istenen mevcut ad ile yerine talep edilen yeni adın açıkça belirtilmesi.
- Haklı sebep açıklaması: Değişiklik isteğinin somut ve inandırıcı gerekçesi.
- Deliller: Tanık listesi, nüfus kayıt örneği, varsa yazışma, belge veya fotoğraf gibi destekleyici kanıtlar.
- Sonuç ve istem: Mahkemeden açıkça adın değiştirilmesine karar verilmesinin talep edilmesi.
İsim Değiştirme Davasında Süreç Nasıl İşler?
Dava açıldıktan sonra mahkeme dilekçedeki delilleri toplar ve gerekliyse tanıkları dinler. Uygulamada tanık beyanı, bu davalarda en sık başvurulan delil türüdür. Basit ve tek celsede tamamlanabilen dosyalar bulunduğu gibi, eksik tebligat veya ek tanık dinlenmesi gereken durumlarda süreç birkaç duruşmaya yayılabilir. Çoğu isim değiştirme davası, dosyanın yoğunluğuna ve mahkemenin takvimine bağlı olarak değişmekle birlikte birkaç ay içinde sonuçlanır.
Kararın Nüfus Kaydına İşlenmesi Nasıl Olur?
Mahkeme talebi haklı bulup adın değiştirilmesine karar verdiğinde ve karar kesinleştiğinde, değişiklik ilgili nüfus müdürlüğü tarafından nüfus siciline işlenir. TMK'nın 27. maddesinin ikinci fıkrası, kaydın yanında bir ilan yükümlülüğü de öngörür. 14.11.2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonrasında bu ilan Basın İlan Kurumu'nun ilan portalında yapılır ve ilanda kararı veren mahkeme, karar tarihi, dosyanın esas-karar numarası ile kişinin önceki ve yeni adı gibi bilgiler yer alır.[1]
Bu ilan zorunluluğu kalıcı bir düzenleme değildir. Anayasa Mahkemesi, 25.12.2025 tarihli kararıyla Basın İlan Kurumu portalinde ilana ilişkin ibareyi, ilanın ne kadar süreyle yayında kalacağına dair bir sınır öngörmemesi ve hakime bu konuda takdir yetkisi tanımaması nedeniyle kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına orantısız bir sınırlama getirdiği gerekçesiyle Anayasa'ya aykırı bulmuş ve iptal etmiştir. İptal hükmü, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecektir.[2] Bu nedenle önümüzdeki dönemde ilan uygulamasının kapsamı, kanun koyucunun yeni bir düzenleme yapmasına bağlı olarak değişebilir.
Kanunun üçüncü fıkrası, adın değişmesinin kişinin diğer kişisel durumunu etkilemeyeceğini açıkça belirtir. İsim değişikliği kişinin doğum tarihi, soybağı veya diğer nüfus kayıtlarını değiştirmez, yalnızca ad alanını günceller.
İsim değiştirme davası konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz. İsim değiştirme davası konusunda detaylı bilgi için Avukata Sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
İsim değiştirme davası sürecine ilişkin sorularınız için İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
İsim Değiştirme Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
İsim değiştirme davasıyla ilgili en çok merak edilen soruları burada yanıtladık.
İsim değiştirme davası kaç kez açılabilir?
Kanunda bir sınır sayısı yoktur, ama her başvuru için ayrı bir haklı sebep gösterilmesi ve mahkemenin bunu yeterli bulması gerekir. Kısa aralıklarla tekrarlanan talepler, mahkemenin haklı sebep değerlendirmesini güçleştirebilir.
Soyadı değişikliği de aynı davayla mı istenir?
Evet, soyadı değişikliği de TMK'nın 27. maddesine dayanır ve aynı dava türü içinde, ad değişikliğiyle birlikte veya ayrı olarak talep edilebilir.
Dava için avukat tutmak zorunlu mudur?
Zorunlu değildir, kişi davayı kendisi de takip edebilir. Ancak haklı sebebin doğru sunulması ve delillerin usulüne uygun toplanması, avukatla takip edilen dosyalarda daha güvenli ilerler.
Karar kesinleşmeden nüfus kaydı değişir mi?
Hayır. Nüfus siciline işleme ve ilan, ancak mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra yapılır.
Referans ve Kaynaklar
[1] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 27/2 (14.11.2024 tarihli ve 7532 sayılı Kanunun 12. maddesiyle değişik).
[2] Anayasa Mahkemesi, E. 2025/120, T. 25.12.2025 (Resmi Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek iptal kararı).
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 1 Ağustos 2026
