Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu

Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?

Av. Kazım Ceylan
23.07.2026

Nafaka miktarı nasıl belirlenir sorusunun kanunda tek bir matematiksel cevabı yoktur. Hakim, tarafların gelir düzeyini, ihtiyaçlarını ve kusur durumunu birlikte değerlendirerek somut olaya özgü bir tutara hükmeder. Bu nedenle aynı maaşa sahip iki kişi için farklı mahkemelerde farklı nafaka miktarları çıkabilir.

Nafakanın türüne göre (yoksulluk veya iştirak) dikkate alınan kriterler de değişir.

Nafaka miktarı nasıl belirlenir konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.

Yazı Özeti
  • Hakim takdir yetkisini kullanır: Miktar, tarafların gelir ve malvarlığı ile ihtiyaçları karşılaştırılarak belirlenir.
  • İki nafaka ayrı hesaplanır: Yoksulluk nafakası ile iştirak nafakası aynı davada istenebilir, ancak hesap yöntemleri farklıdır.
  • İştirak nafakası çocuk başına belirlenir: Her çocuk için ayrı tutar hesaplanır, toplam nafaka basit bir çarpma sonucu değildir.
  • Çocuğun yaşı ve ihtiyacı etkiler: Eğitim, sağlık ve bakım giderleri tutarı doğrudan yükseltir.
  • Sonradan değiştirilebilir: Tarafların ekonomik koşulları değiştiğinde nafakanın artırılması veya azaltılması istenebilir.
  • Talep dava yoluyla ileri sürülür: Miktarın belirlenmesi için boşanma davası içinde ya da ayrı bir nafaka davasıyla talepte bulunulmalıdır.

Nafaka Miktarı Neye Göre Belirlenir?

Hakim nafaka miktarını belirlerken önce tarafların ekonomik durumunu inceler: nafaka yükümlüsünün geliri, nafaka isteyen tarafın ihtiyaçları ve evlilik süresince sürdürülen yaşam standardı bu değerlendirmenin merkezindedir. Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesi, yoksulluk nafakasının "diğer tarafın mali gücü oranında" belirleneceğini öngörür. Kanun burada sabit bir oran vermez, takdiri hakime bırakır.

Uygulamada mahkemeler şu unsurları birlikte tartar:

  • Nafaka yükümlüsünün aylık geliri ve varsa ek gelirleri (kira, faiz gibi)
  • Nafaka isteyen tarafın kendi geliri, iş gücü ve sağlık durumu
  • Evliliğin süresi ve evlilik boyunca sürdürülen yaşam standardı
  • Tarafların kusur oranı (yoksulluk nafakasında belirleyicidir)
  • Varsa müşterek çocukların yaşı ve ihtiyaçları

Bu unsurlardan hiçbiri tek başına belirleyici değildir. Hakim hakkaniyete uygun bir denge kurmaya çalışır. Dosyada gelir gizleme şüphesi varsa mahkeme, banka kayıtları ve SGK hizmet dökümü gibi belgelerle tarafların gerçek gelirini araştırabilir.

Uygulamada asgari ücretli bir yükümlü ile yüksek gelirli bir yükümlü için aynı ihtiyaç kalemine farklı miktarlar bağlanır. Hakim, yükümlünün zor duruma düşmeyecek şekilde ödeme yapabilmesini de gözetir. Bu yüzden internette dolaşan "maaşın yüzde şu kadarı" türü genellemeler, dosyanın somut koşullarını yansıtmaz ve sadece kaba bir fikir verir.

Yargıtay, bu dengeleme işlemini şöyle özetler:[1]

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/14999, K. 2017/14891, T. 30.10.2017

"Yoksulluk durumu; günün ekonomik koşulları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve yaşam tarzları birlikte değerlendirilerek takdir edilmelidir... Hakim, yoksulluk nafakasının takdirinde, nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile, nafaka yükümlüsü kocanın gelir durumu arasında bir oranlama yaparak, taraflar arasında sağlanan dengeyi koruyarak bir karar vermelidir. Bu verilecek karar da TMK.nun 4.maddesi kapsamında hakkaniyete uygun olmalıdır."

Nafaka miktarı nasıl belirlenir ile ilgili durumunuza özel bir değerlendirme almak için görüşme öncesinde Avukata Sor sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.

Yoksulluk Nafakası ile İştirak Nafakası Ayrı Hesaplanır

Yoksulluk nafakası ile iştirak nafakası aynı davada birlikte istenebilir, ancak ikisinin hesaplama mantığı farklıdır. Yoksulluk nafakası, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek eşe bağlanır ve Kanun'un 175. maddesi gereği bu eşin kusurunun karşı taraftan ağır olmaması şartı aranır.[2]

İştirak nafakası ise velayeti kendisinde olmayan ebeveynin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasıdır.[3] Burada ebeveynin kusuru aranmaz, çünkü çocuğa karşı bakım yükümlülüğü kusurdan bağımsızdır. Bu ayrım önemlidir: kusurlu bulunan bir eş yoksulluk nafakası alamayabilir, ama aynı kişi çocuğu için iştirak nafakası talep edebilir veya ödemekle yükümlü kalabilir.

Aradaki farkı toparlayan bir karşılaştırma aşağıdaki gibidir:

Kriter Yoksulluk Nafakası İştirak Nafakası
Kime bağlanır Yoksulluğa düşecek eşe Velayeti olmayan ebeveynden çocuğa
Kusur şartı Aranır (ağır kusurlu isteyemez) Aranmaz
Süresi Kural olarak süresizdir Çocuk ergin olana, öğrenim sürüyorsa öğrenim bitene kadar
Sona erme Yeniden evlenme, yoksulluğun sona ermesi gibi hallerde Çocuğun erginliği veya öğrenimin bitmesiyle

Nafaka Miktarını Hesaplama Aracıyla Tahmin Edin

Nafaka miktarı davadan davaya değiştiği için önceden kesin bir rakam vermek mümkün değildir. Yalnızca maaş ve genel kriterlere dayalı kaba bir tahmin çıkarılabilir. Hakimin somut dosyadaki kusur, ihtiyaç ve yaşam standardı değerlendirmesi bu tahmini önemli ölçüde değiştirebilir.

Belirli bir maaş üzerinden yaklaşık nafaka aralığını görmek için Nafaka Hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Çocuk Sayısı Arttıkça Nafaka Nasıl Değişir?

İştirak nafakası her çocuk için ayrı hesaplanır. Toplam nafaka, tek bir tutarın çocuk sayısına bölünmesiyle bulunmaz. Bir çocuğun 5 yaşında, diğerinin 15 yaşında olduğu bir davada, büyük çocuğun eğitim ve sağlık giderleri genellikle daha yüksek çıktığından iki çocuk için farklı tutarlarda nafakaya hükmedilebilir.

Çocuk sayısı arttıkça nafaka yükümlüsünün toplam ödeme yükü de artar. Hakim bu noktada yükümlünün ödeme gücünü aşmamaya özen gösterir. Uygulamada üç veya daha fazla çocuğu olan davalarda mahkeme, yükümlünün zor duruma düşmemesi için çocuk başına düşen tutarı orantılı biçimde ölçülü tutma eğilimindedir.

Bu genel eğilimin istisnası da vardır: çocuklardan birinin sağlık sorunu veya özel eğitim ihtiyacı varsa, o çocuğa bağlanan nafaka diğerlerinden belirgin biçimde yüksek çıkabilir. Böyle bir durumda mahkeme, eşitlik yerine ihtiyaca göre orantılı dağılımı esas alır.

İştirak nafakasında hakim, çocuğun somut ihtiyaçlarıyla velayet sahibinin ve yükümlünün gelir durumunu birlikte tartar; sırf çocuğun okulunun pahalı olması tek başına yüksek nafakayı haklı kılmaz:[4]

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/7656, K. 2013/9064, T. 03.06.2013

"İştirak nafakası takdir edilirken; çocuğun yaşı, ihtiyaçları, okul seviyesi, sosyal çevreye göre yaşam seviyesi, velayet tevdi edilen tarafın ekonomik durumu ile nafaka yükümlüsünün mali gücü birlikte değerlendirilip, nafaka yükümlüsünün geliriyle orantılı ve TMK'nın 4. maddesinde düzenlenen hakkaniyet ilkesine uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmelidir."

Nafaka Miktarı Sonradan Değiştirilebilir mi?

Nafaka miktarı, mahkeme kararından sonra da tarafların ekonomik koşulları değiştiğinde yeniden gündeme gelebilir. Nafaka yükümlüsünün geliri artarsa veya nafaka alacaklısının ihtiyaçları büyürse artırım davası açılabilir. Tersi durumda azaltma talep edilir.

Mahkemeler çoğu zaman kararda nafakanın her yıl TÜFE veya ÜFE oranında kendiliğinden artacağını da hükme bağlar.[5] Böyle bir hüküm yoksa artış ancak yeniden dava açılarak istenebilir.

Artırım davasında hakim, ilk nafaka takdirinden bu yana tarafların gelir ve giderinde gerçekten olağanüstü bir değişiklik olup olmadığına bakar. Böyle bir değişiklik yoksa nafaka, taraflar arasındaki dengeyi bozmayacak şekilde yalnızca enflasyon oranında artırılır:[6]

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/10601, K. 2017/5893, T. 24.04.2017

"Yargıtay'ın bu konudaki yerleşmiş uygulamasına göre; nafaka alacaklısı kadının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir ve giderinde, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK'in yayınladığı ÜFE oranında artırılmalı ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan denge korunmalıdır."

Bu nedenle, yalnızca "eşyanın fiyatları arttı" demek artırım davası için yeterli değildir; talep sahibinin, ilk karardan sonra ortaya çıkan somut ve olağan dışı bir ihtiyaç veya gelir değişikliğini göstermesi gerekir.

Nafakanın tamamen kaldırılması ayrı bir dava konusudur. Bu sürecin şartları Süresiz Nafakanın Kaldırılması Davası yazımızda ayrıntılı anlatılmaktadır.

Nafaka Talebi Nasıl Yapılır?

Nafaka miktarının hakim tarafından belirlenebilmesi için önce bir nafaka davasının veya boşanma davası içinde nafaka talebinin açılmış olması gerekir. Dava dilekçesinde talep edilen nafaka türü (yoksulluk, iştirak veya tedbir) ve tarafların ekonomik durumuna ilişkin bilgiler açıkça belirtilmelidir. Taraflar anlaşmalı boşanmayı tercih ederse nafaka miktarı protokolde birlikte kararlaştırılır ve dava süreci de kısalır.

Nafaka davasının nasıl açıldığı, hangi mahkemenin görevli olduğu ve süreç boyunca nelere dikkat edilmesi gerektiği Nafaka Nasıl Alınır yazımızda anlatılmaktadır.

İstanbul'da bu alanda deneyimli bir avukatla görüşmek isterseniz İstanbul Avukat sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Nafaka miktarı nasıl belirlenir konusunda detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Nafaka Miktarı Hakkında Sık Sorulan Sorular

Nafaka miktarının belirlenmesine dair en çok merak edilen soruları bu başlıkta yanıtladık.

Hakim nafakayı neye göre belirler?

Hakim, nafaka yükümlüsünün gelirini, nafaka isteyen tarafın ihtiyaçlarını, evlilik süresince sürdürülen yaşam standardını ve tarafların kusur oranını birlikte değerlendirerek nafaka miktarına karar verir. Kanunda sabit bir oran veya formül yoktur.

Nafaka miktarı maaşın sabit bir yüzdesi midir?

Hayır. Uygulamada mahkeme kararlarında belirli bir aralık gözlemlense de bu, kanunda düzenlenmiş sabit bir oran değildir. Her dosyada taraf gelirleri, ihtiyaçlar ve kusur durumuna göre değişir.

Yoksulluk nafakası ile iştirak nafakası birlikte istenebilir mi?

Evet. Boşanan bir eş hem kendisi için yoksulluk nafakası hem de velayeti kendisinde olan çocuk için iştirak nafakası talep edebilir. İkisi ayrı kalemler olarak hesaplanır ve ayrı sona erme koşullarına tabidir.

Nafaka miktarı belirlenirken tarafların kusuru her zaman dikkate alınır mı?

Kusur, yoksulluk nafakasında belirleyici bir unsurdur. Kusuru daha ağır olan taraf yoksulluk nafakası isteyemez. İştirak nafakasında ise kusur aranmaz, çünkü bu nafaka çocuğa karşı bakım yükümlülüğüne dayanır.

Nafaka miktarı zamanla otomatik olarak artar mı?

Yalnızca mahkeme kararında bu yönde açık bir hüküm varsa (örneğin yıllık TÜFE artışı) nafaka kendiliğinden artar. Böyle bir hüküm yoksa artış için ayrıca artırım davası açılması gerekir.


Referans ve Kaynaklar

[1] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/14999, K. 2017/14891, T. 30.10.2017 — yoksulluk nafakasında alacaklının ihtiyacı ile yükümlünün geliri oranlanarak taraflar arasındaki dengeyi koruyan bir miktar takdir edilmesi gerektiği.

[2] Türk Medeni Kanunu m. 175 — Yoksulluk nafakası ve kusur şartı.

[3] Türk Medeni Kanunu m. 182 — Velayet sahibi olmayan ebeveynin iştirak nafakası yükümlülüğü.

[4] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2013/7656, K. 2013/9064, T. 03.06.2013 — iştirak nafakasında çocuğun yaşı ve ihtiyaçları ile yükümlünün mali gücü birlikte değerlendirilip gelirle orantılı bir miktara hükmedilmesi gerektiği.

[5] Türk Medeni Kanunu m. 176 — Nafakanın ödenme biçimi ve artış esasları.

[6] Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/10601, K. 2017/5893, T. 24.04.2017 — tarafların gelir ve ihtiyaçlarında olağanüstü bir değişiklik yoksa yoksulluk nafakasının ÜFE oranında artırılarak önceki dengenin korunması gerektiği.

HUKUKİ DENETİM

Av. Kazım Ceylan Tarih: 23 Temmuz 2026

Bu Makaleyi Paylaş
Avukat Kazım Ceylan
Avukat Kazım Ceylanİstanbul Barosu • Sicil No: 78121

Av. Kazım CEYLAN ve ekibi başta işçi hakları, boşanma, kira, miras ve ceza hukuku olmak üzere birçok alanda çözüm odaklı hukuki destek sunmaktadır.

Bu içerik bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.

Ücretsiz Danışmanlık

Formu gönderdiğinizde, KVKK koşullarını kabul etmiş sayılırsınız.

Randevu
WhatsApp
Ara