Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümü nedeniyle onun maddi desteğinden yoksun kalan yakınlarının, ölüme sebep olan sorumludan talep edebileceği tazminattır. Bu tazminat ölenin kendisine değil, sağlığında ondan fiilen destek gören kişilere ödenir. Tazminatın hukuki dayanağı Türk Borçlar Kanunu'nun 53. maddesidir.[1]
Kanunun tam metnine Türk Borçlar Kanunu sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Destekten yoksun kalma tazminatı konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.
- Ölçüt fiilî desteğe dayanır: Kanun hak sahiplerini saymaz, belirleyici olan ölenden düzenli ve fiilî destek görülmüş olmasıdır.
- Resmî bağ şart değildir: Eş, çocuk ve ana-baba dışındaki kişiler de fiilî desteği ispatlarsa talepte bulunabilir.
- Kusur oranı tutarı belirler: Tazminat zararın tamamı değil, sorumlunun kusuruna denk gelen kısmı üzerinden hesaplanır.
- Hesap birden çok değişkene dayanır: Ölenin geliri, hak sahibine ayrılan pay, tarafların yaşı ve bakiye ömür süresi birlikte değerlendirilir.
- Zamanaşımı iki kademelidir: Zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren iki, her hâlde on yıllık süre uygulanır.
- Ön şartlar olaya göre değişir: İş kazasında SGK tescili, trafik kazasında sigortaya başvuru gibi adımlar dava öncesinde tamamlanmalıdır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatını Kimler Talep Edebilir?
Kanun, hak sahiplerini tek tek saymamaktadır. Ölçüt, kişinin ölenin sağlığında ondan düzenli ve fiilen destek görmüş olmasıdır. Uygulamada en sık görülen hak sahipleri eş, çocuklar ve ölenin bakmakla yükümlü olduğu ana-babadır.
Aşağıdaki grupta yer alan kişiler, destek gördüklerini ispatladıkları ölçüde tazminat talep edebilir.
- Sağ kalan eş
- Ölenin çocukları (destek gördükleri sürece yaş sınırı aranmaz)
- Ölenin fiilen desteğini aldığını ispatlayan ana-babası
- Fiilen ve düzenli destek gördüğünü kanıtlayan diğer yakınlar (kardeş, nişanlı gibi)
Destek ilişkisinin varlığı her olayda ayrıca ispatlanır. Yakınlık derecesi tek başına yeterli değildir, hak sahibinin ölenden gerçekten ve düzenli olarak yararlandığının gösterilmesi gerekir.
Yargıtay, hak sahibi çevresinin yasal bir akrabalık veya bakım yükümlülüğüyle sınırlı olmadığını yakın tarihli bir kararında şöyle açıklamıştır:[2]
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15974, K. 2025/10047, T. 26.06.2025"6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesinde "ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler" tabirinden, ölenle aralarında yakın ilişki bulunan anası, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı, hatta evlilik dışı birlikte yaşadığı kimsenin anlaşılması gerektiği; miras hukuku ile ilgili olmadığı için de, mirasçı olmak veya ölen yönünden nafaka borçlusu bulunmak zorunluluğunun bulunmadığı her türlü duraksamadan uzaktır. (…) Destekten yoksun kalma tazminatı nitelik itibariyle bağımsız bir hak olup ölen kimse ile davacılar arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmediğinden, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığını iddia eden davacının destekten yoksun kalma davası açmasına engel değildir. Yine destek kavramı eylemli ve düzenli bir durumu ifade edip mutlaka para ve maddi katkı şeklinde olması da gerekmemektedir."
Bu kararda Yargıtay, boşanmış olsa dahi ölenle fiilen birlikte yaşamaya devam eden eski eşin de destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceğine hükmetmiş ve yerel mahkemenin bu yöndeki ret kararını bozmuştur. Karar, hak sahipliğinin ölçütünün resmi bir statü değil fiilen ve düzenli süregelen bir destek ilişkisi olduğunu bir kez daha teyit etmektedir.
Destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili durumunuza özel bir değerlendirme almak için görüşme öncesinde Avukata Sor sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hangi Olaylarda Gündeme Gelir?
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin üçüncü bir kişinin kusuru veya hukuki sorumluluğu sonucunda hayatını kaybettiği her olayda gündeme gelebilir. En sık karşılaşılan haller iş kazası ve trafik kazasıdır. Trafik kazasında hangi tazminat kalemlerinin birlikte istenebileceğini Trafik Kazası Sonrası Tazminat Hakları yazımızda inceledik. Hatalı tıbbi müdahale (malpraktis) veya kasten öldürme gibi olaylarda da aynı tazminat talep edilebilir. Ölen kişi bir işçiyse hak sahipleri bu tazminatın yanında Ölen İşçinin Kıdem Tazminatını da işverenden talep edebilir.
Olayın niteliğine göre tazminattan sorumlu taraf ve dayanılacak özel kanun hükümleri değişebilir. Aşağıdaki tablo bu farkı özetlemektedir.
| Olay Türü | Sorumlu Taraf | Yasal Dayanak |
|---|---|---|
| İş kazası | İşveren (kusuru oranında) | TBK m.53 ve 5510 sayılı Kanun |
| Trafik kazası | Kusurlu sürücü / aracın işleteni | TBK m.53 ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu |
| Hatalı tıbbi müdahale | Sorumlu hekim veya sağlık kurumu | TBK m.53 ve genel sorumluluk hükümleri |
İş kazası kaynaklı ölümlerde destekten yoksun kalma zararının hesaplama kalemleri, SGK'nın bağladığı gelirin mahsubu dahil, İş Kazası Tazminatı Hesaplama yazımızda ayrıca ele alınmaktadır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davasında Kusur Oranının Etkisi
Destekten yoksun kalma tazminatı, zararın tamamı değil sorumlunun kusuruna denk gelen kısmı üzerinden hesaplanır. Ölen kişinin kendi kusuru bulunuyorsa, örneğin trafik kuralına uymamışsa, hakim bu kusur oranında tazminattan indirim yapabilir.[3] İndirim oranı sabit bir yüzde değildir, hakimin somut olayı değerlendirmesiyle belirlenir.
Toplam destek zararı 400.000 TL hesaplanan bir olayda sorumlunun kusuru %80 tespit edilmişse, hak sahiplerinin talep edebileceği tazminat 400.000 × 0,80 = 320.000 TL olur. Kalan %20'lik kusur payı ölene ait olduğundan bu kısım tazminattan düşülür.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nasıl Hesaplanır?
Destek zararının tutarı, ölenin gelirinden hak sahiplerine ayrılan pay, hak sahibinin yaşı ve bakiye ömrü esas alınarak aktüeryal yöntemle hesaplanır. Hesap kalemleri iş kazası kaynaklı ölümlerde de aynı yöntemle işler, yalnızca sorumlu taraf ve rücu ilişkisi farklılaşır. İş kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatının hesaplama kalemleri ve örnek tutarları için İş Kazası Tazminatı Hesaplama yazımıza bakabilirsiniz.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davasında Zamanaşımı Ne Kadardır?
Destekten yoksun kalma tazminatı talebi haksız fiile dayandığından, zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, olay tarihinden itibaren ise her halükarda 10 yıl içinde ileri sürülmelidir.[4] Ceza kanununun daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü hallerde bu daha uzun süre uygulanır.
İş kazası kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatında zamanaşımının başlangıcı, kesilme halleri ve özel durumlar İş Kazası Davası Zamanaşımı Süresi yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Davası Nasıl Açılır?
Dava açılmadan önce olayın niteliğine göre bazı ön şartların yerine getirilmesi gerekir. İş kazası kaynaklı taleplerde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. Trafik kazası kaynaklı taleplerde, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca aracın işleteni de sorumlular arasında yer alır ve sigorta şirketine karşı önce yazılı başvuru yapılması sürecin ilerlemesi bakımından önem taşır.[5]
Sorumlunun sigortası bulunmuyorsa veya tespit edilemiyorsa hak sahipleri Güvence Hesabı'na başvurabilir. Bu yol her olayda değil, yalnızca sorumlunun belirlenemediği veya sigortasız olduğu durumlarda işler.
Destekten yoksun kalma tazminatı ile birlikte, olayın niteliğine göre ayrıca manevi tazminat da talep edilebilir. Manevi tazminatın kanunda sabit bir tutarı yoktur, hakim olayın ağırlığını ve tarafların durumunu değerlendirerek takdir eder.

Destekten yoksun kalma tazminatı sürecinizle ilgili detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Destekten yoksun kalma tazminatı konusunda en çok sorulan soruları bu başlıkta derledik.
Destekten yoksun kalma tazminatını yalnızca eş mi talep edebilir?
Hayır, eş dışında ölenin çocukları, ana-babası ve fiilen destek gördüğünü ispatlayan diğer yakınları da bu tazminatı talep edebilir. Ölçüt yakınlık derecesi değil, gerçek ve düzenli destek ilişkisidir.
İş kazası sonucu ölümde destekten yoksun kalma tazminatını kim öder?
Tazminat, kazadaki kusuru oranında işverenden talep edilir. SGK'nın hak sahiplerine bağladığı ölüm gelirinin peşin sermaye değeri, işverenden istenecek tutardan mahsup edilir.
Ölenin kendi kusuru varsa tazminat hiç alınamaz mı?
Hayır, ölenin kusuru tazminat hakkını ortadan kaldırmaz. Yalnızca sorumludan istenebilecek tutarı, ölenin kusur oranı kadar azaltır.
Trafik kazasında destekten yoksun kalma tazminatı sigortadan istenebilir mi?
Evet, aracın zorunlu trafik sigortası kapsamında sigorta şirketine karşı talepte bulunulabilir. Sigortanın yetersiz kaldığı veya sorumlunun sigortasız olduğu hallerde Güvence Hesabı'na başvurulur.
Destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat aynı davada istenebilir mi?
Evet, iki tazminat türü birbirinden bağımsızdır ve aynı davada birlikte talep edilebilir. Maddi zarar aktüeryal yöntemle, manevi zarar ise hakimin takdiriyle belirlenir.
Destekten yoksun kalma tazminatında zamanaşımı ne zaman başlar?
Kural olarak zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar ve azami süre 10 yıldır. Bu süre olayın niteliğine göre farklı özel hükümlerle de etkilenebilir.
Sorumlu belirlenemezse veya sigortasızsa ne olur?
Bu durumda hak sahipleri, trafik kazalarına özgü Güvence Hesabı'na başvurarak tazminatlarını bu fondan talep edebilir. İş kazalarında ise SGK'nın bağladığı gelir, sorumlu tespit edilemese dahi hak sahiplerine ödenmeye devam eder.
Referans ve Kaynaklar
[1] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, madde 53 (ölüm halinde uğranılan zararlar; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradığı kayıplar).
[2] Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15974, K. 2025/10047, T. 26.06.2025 — destekten yoksun kalma tazminatı hak sahipliğinin kanuni akrabalık veya bakım yükümlülüğü şartına bağlı olmadığı, fiilen ve düzenli destek ilişkisinin yeterli sayıldığı.
[3] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, madde 52 (zarar görenin kendi kusurunun veya zararın doğmasına ya da artmasına etkisinin tazminattan indirim sebebi sayılması).
[4] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, madde 72 (haksız fiilde zamanaşımı: zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıl, her halükarda 10 yıl).
[5] 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, madde 85 (motorlu aracın işletenin hukuki sorumluluğu).
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 28 Temmuz 2026
