Boşanma veya ayrılık sonrasında velayeti elinde tutan çocuğu göstermeyen anne, kişisel ilişki kararına uymadığı için önce Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne şikayet edilir, icra dairesine değil. 2021 yılındaki değişiklikle çocuk teslimi ve kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesi icra hukukundan çıkarılmış, aile mahkemelerinin denetiminde ayrı bir sisteme bağlanmıştır. Bu yazıda hangi kuruma başvurulacağı, mahkeme kararı yokken izlenecek yol ve engellemenin sürdüğü durumlarda velayetin nasıl değişebileceği anlatılmaktadır.
Çocukla kişisel ilişki kurulması konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.
Çocuğunu size göstermeyen eşe karşı haklarınız konusunda detaylı bilgi için Avukata Sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
- Başvuru mercii: 2021 reformu sonrası görevli kurum icra dairesi değil, çocuğun yerleşim yerindeki adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüğüdür.
- Mahkeme kararı yoksa: Henüz kişisel ilişki kararı bulunmuyorsa önce aile mahkemesinden karar veya tedbir istenmesi gerekir.
- Uyulmazsa: Teslim emrine uyulmaması, bir ay içinde yapılacak şikayetle disiplin hapsine yol açabilir.
- Israrlı engellemede: Kişisel ilişki sürekli engellenirse velayetin değiştirilmesi davası açılabilir.
Çocuğu Göstermeyen Anne Şikayeti İçin Yetkili Kurum
Çocuğu göstermeyen anne hakkında başvuru, çocuğun yerleşim yerindeki Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne (ADM) yapılır. Bu müdürlük bulunmayan küçük yerleşim yerlerinde görev, Adalet Bakanlığınca belirlenen hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğü tarafından yürütülür.[1]
Eskiden bu iş icra dairelerinin görevindeydi. 30 Kasım 2021 tarihinde yürürlüğe giren 7343 sayılı Kanun, çocuk teslimi ve kişisel ilişkiye dair İcra ve İflas Kanunu hükümlerini yürürlükten kaldırmış, konuyu Çocuk Koruma Kanunu'na taşımıştır. Sistem kademeli olarak tüm yurda yayılmış olup uygulamaya henüz geçilmemiş çok az sayıda yerde eski icra usulü geçici olarak sürmektedir.
Müdürlüğün kendi işlem ve kararlarına karşı doğrudan dava açılmaz. Öğrenme veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde, işlemi yapan müdürlüğün bulunduğu yer aile mahkemesine şikayet edilir. Çocuğun sağlığına veya güvenliğine yönelik somut bir tehlike gibi haklı bir gerekçe varsa, gösterilmeme durumu tek başına yaptırım gerektirmeyebilir, mahkeme her dosyayı kendi koşullarında değerlendirir.
Mahkeme Kararı Olmadan Çocuğunu Gösterme Yükümlülüğü
Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü ancak elde kesinleşmiş bir ilam veya tedbir kararı varsa devreye girer. Evlilik sürerken ya da boşanma davası henüz açılmamışken çocuğu göstermeme durumu, bu haliyle icra edilebilir bir yükümlülük doğurmaz.
Böyle bir durumda ilk adım, boşanma veya ayrılık davası açmak yahut bağımsız bir kişisel ilişki davasıyla birlikte ihtiyati tedbir talep etmektir. Mahkeme, dava sürerken de geçici olarak kişisel ilişki kurulmasına karar verebilir ve bu tedbir kararı da aynı müdürlük eliyle yerine getirilir.
Tedbir talebi dava dilekçesiyle birlikte sunulabildiği gibi dava açıldıktan sonra ayrı bir dilekçeyle de istenebilir. Mahkeme, çocuğun üstün yararını gözeterek talebi değerlendirir ve genellikle kısa sürede geçici bir düzenleme yapar, davanın esası ise ayrıca sonuçlanır.
Boşanma davası halen sürüyorsa ve taraflardan biri dava açtıysa, davalı taraf iki hafta içinde Boşanma Davası Cevap Dilekçesi sunarak kendi taleplerini ve kişisel ilişkiye ilişkin önerisini de dosyaya koyabilir. Bu adımın atlanması, ileride kişisel ilişki koşullarının belirlenmesinde söz hakkını zayıflatır.
Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne Başvuru Süreci
Hak sahibi ebeveyn, kararın gereği rızayla yerine getirilmediğinde müdürlüğe başvurur. Müdürlük önce her türlü iletişim aracıyla yükümlü anneyle irtibata geçer ve çocuğu belirlenen teslim mekanına getirmesini ister.[2]
İrtibat kurulamaz ya da çocuk getirilmezse müdürlük, anneye yazılı bir teslim emri gönderir. Emirde, belirlenen gün ve saatte çocuğu getirme zorunluluğu, haklı bir mazeret varsa bunu önceden bildirme yükümlülüğü ve emre uyulmamasının disiplin hapsine yol açacağı yer alır.
Teslim işlemleri, uzmanlar eşliğinde çocuk dostu olarak tasarlanmış mekanlarda yürütülür. Uygulamada bu mekanlar Çocuk Görüşme Merkezleri, gençlik merkezleri veya aile yaşam merkezleri gibi yerlerden seçilmektedir, amaç çocuğun teslim anını mümkün olduğunca sakin geçirmesidir.
Başvuru, dilekçeyle doğrudan müdürlük kalemine yapılabileceği gibi avukat aracılığıyla da yürütülebilir. Dilekçeye kararın kesinleşme şerhli bir örneği eklenir, aksi halde müdürlük işlem başlatmadan önce bu eksikliğin giderilmesini isteyebilir.
Süreçte tarafların birbiriyle doğrudan temas etmesi beklenmez, tüm iletişim müdürlük üzerinden yürür. Bu, çocuğun teslim gününde ebeveynler arası gerginliğe tanık olmasını önlemek için bilinçli bir tercihtir.
Şiddet veya tehdit içeren bir davranış varsa süreç burada anlatılanla sınırlı kalmaz. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında ayrıca koruyucu tedbir istenebilir, bu başvuru kişisel ilişki sürecinden bağımsız yürür ve aile mahkemesine veya kolluğa doğrudan yapılır.
Teslim Emrine Uyulmamasının Sonucu: Disiplin Hapsi
Teslim emrine rağmen çocuğunu göstermeyen anne hakkında, bir ay içinde yapılacak şikayet üzerine aile mahkemesi disiplin hapsi kararı verebilir. Bu, Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenmiş klasik bir suç değildir, kararın gereğini yerine getirmeye zorlayan idari nitelikte bir tedbirdir.
Bazı kaynaklar bu durumu Türk Ceza Kanunu'nun 234. maddesiyle karıştırır. Oysa bu madde, velayeti zaten elinden alınmış bir ebeveynin ya da üçüncü dereceye kadar hısmın çocuğu kaçırmasını veya alıkoymasını düzenler, velayeti halen elinde tutan bir ebeveynin kişisel ilişkiyi engellemesini değil.
İhlalin türüne göre disiplin hapsinin süresi değişir.
| İhlal Türü | Disiplin Hapsi Süresi | Şikayet Süresi |
|---|---|---|
| Çocuk teslimi emrine uyulmaması | Üç aya kadar | Bir ay |
| Kişisel ilişki emrine uyulmaması | Üç günden on güne kadar | Bir ay |
| Teslim alınan çocuğun geri getirilmemesi | Üç aya kadar | Bir ay |
Bu süreler 5395 sayılı Kanun'un 41/F maddesinde yer alır.[3] Disiplin hapsi kararı kesinleştikten sonra Cumhuriyet başsavcılığınca infaz edilir, kesinleşmeden itibaren iki yıl geçtikten sonra artık yerine getirilemez.
Şikayetten vazgeçilirse ya da çocuk hak sahibine teslim edilirse dava ve tüm sonuçlarıyla birlikte ceza düşer. Uygulamada aileler çoğu zaman teslim emrinin kendisi tebliğ edildiğinde geri adım atmaktadır, dosyanın fiilen disiplin hapsine kadar gitmesi görece azınlıkta kalmaktadır.
Sürekli Engellemede Velayetin Değiştirilmesi Davası
Kişisel ilişkinin tek seferlik değil sürekli biçimde engellenmesi, velayetin değiştirilmesi davası için haklı bir gerekçe oluşturur. Bu imkan 2021 değişikliğiyle Türk Medeni Kanunu'nun 324. maddesine üçüncü fıkra olarak eklenmiştir.
Türk Medeni Kanunu m.324/3"Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir."
Yargıtay, bu maddenin ilk fıkrasındaki yükümlülüğe dayanarak değişiklikten önce de aynı sonuca ulaşıyordu.[4]
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/6931, K. 2014/16774, T. 08.09.2014"Velayet hakkına sahip olan annenin, babanın çocuk ile kişisel ilişkisini haklı bir sebep olmaksızın engellediği, bu suretle yasal yükümlülüğüne aykırı davrandığı, babanın boşanma kararının kesinleşmesinden sonra, annenin engellemesi ve sürekli olarak kişisel ilişki dönemlerinde çocuğu bulunduğu ortamdan uzaklaştırması sebebiyle kişisel ilişki hakkını kullanamadığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Annenin bu tutumu, çocuğun menfaatine aykırıdır."
Aynı daire, benzer olaylarda 2015 ve 2016 tarihli kararlarında da bu ilkeyi tekrarlamıştır. Ancak tek bir olay ya da makul bir mazerete dayanan gecikme genelde yeterli görülmez, mahkeme somut dosyadaki sürekliliğe ve çocuğun menfaatine bakar.
Peki bu dava kim tarafından, nereye açılır? Velayetin değiştirilmesi davası, kişisel ilişki hakkı engellenen ebeveyn tarafından aile mahkemesinde açılır ve herhangi bir hak düşürücü süreye bağlı değildir.
Şikayet Başvurusu İçin Gerekli Belgeler ve Süre
Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğüne yapılacak başvuruda birkaç belge hazır bulundurulmalıdır.
- Kesinleşmiş kişisel ilişki ilamı veya tedbir kararının bir örneği
- Kimlik belgesi ve varsa vekaletname
- Teslim emrinin tebliğ tarihini gösteren belge, şikayet süresi bu tarihten işler
- Varsa önceki ihlallere ilişkin tutanak veya yazışmalar
Bu işlemler harçtan muaftır, avukatlık ücreti dışında kalan tüm masraflar Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.[5]
Çocuğunu size göstermeyen eşe karşı süreci başlatmadan önce detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Çocuğu Göstermeyen Anne Hakkında Sık Sorulan Sorular
Bu başlıkta, çocuğu göstermeyen anne konusunda en çok karşılaşılan soruları kısaca yanıtladık.
Çocuğu göstermeyen anneye ceza ne olur?
Kişisel ilişki kararına aykırı davranan anne hakkında klasik bir ceza mahkumiyeti değil, aile mahkemesince verilen üç günden on güne kadar disiplin hapsi uygulanabilir. Israrlı ihlallerde ayrıca velayetin değiştirilmesi gündeme gelebilir.
Mahkeme kararı olmadan şikayet edilebilir mi?
Hayır. Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü ancak kesinleşmiş bir ilam veya tedbir kararı varsa işlem yapar. Karar yoksa önce aile mahkemesinden kişisel ilişki kararı veya tedbir istenmesi gerekir.
Çocuğu göstermeyen anneden velayet alınır mı?
Evet, kişisel ilişkinin sürekli ve haklı bir sebep olmaksızın engellenmesi Türk Medeni Kanunu'nun 324. maddesi uyarınca velayetin değiştirilmesi davasında haklı gerekçe sayılabilir. Tek bir olay genelde yeterli görülmez, mahkeme sürekliliğe bakar.
Baba çocuğu göstermezse de aynı kurallar mı uygulanır?
Evet. Türk Medeni Kanunu m.324 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'ndaki hükümler anne ve baba arasında ayrım yapmaz, velayeti elinde tutan hangi ebeveynse aynı süreç ona uygulanır.
İcra dairesine başvurmak hala mümkün mü?
Genel kural olarak hayır. 30 Kasım 2021 tarihinden itibaren görev icra dairelerinden alınıp adli destek ve mağdur hizmetleri müdürlüklerine verilmiştir, icra dairesi yalnızca sistemin henüz uygulanmaya başlamadığı çok az sayıda yerde geçici olarak görevli kalmıştır.
Referans ve Kaynaklar
[1] 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/A - görevli ve yetkili birim.
[2] 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/C - kişisel ilişki kararının yerine getirilmesi.
[3] 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/F - teslim ve kişisel ilişki emrine uyulmamasının sonucu.
[4] Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/6931, K. 2014/16774, T. 08.09.2014
[5] 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu m.41/H - giderlerin karşılanması.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 12 Ağustos 2026
