Evlilik sebebiyle haklı fesih, kadın işçiye evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle işten ayrılma ve kıdem tazminatına hak kazanma imkanı tanıyan özel bir düzenlemedir. Hak, 1475 sayılı mülga İş Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrasında yer alır.[1] Kanun metninde bu hak açıkça kadın işçiyle sınırlı tutulmuştur.
4857 sayılı İş Kanunu yürürlüğe girdiğinde bu madde ayrı bir kanun olarak yürürlükten kaldırılmamıştır. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler, 4857 sayılı Kanun'un geçici 6. maddesi aracılığıyla halen uygulanır.[2] 1475 sayılı Kanun madde 14 bu şekilde bugün de geçerliliğini korur.
Evlilik sebebiyle haklı fesih konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.
- Bir yıllık süre: Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde bu hakkı kullanabilir, süre tam bir yılın sonunda dolar.
- Kıdem tazminatı ödenir: Bu gerekçeyle ayrılan işçi, çalıştığı her tam yıl için 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatına hak kazanır.
- İhbar süresi gerekmez: Kadın işçi evlilik sebebiyle ayrılırken bildirim süresine uymak zorunda değildir.
- Dilekçede sebep belirtilmelidir: İstifa dilekçesinde ayrılma nedeninin evlilik olduğu açıkça yazılmalı ve evlilik belgesi eklenmelidir.
- İşverenin takdirinde değildir: Şartlar sağlandığında kıdem tazminatı kanundan doğar, işveren ödemekten kaçınamaz.
- Teknik olarak m. 24 kapsamında değildir: Günlük dilde haklı fesih sayılsa da bu hak, mülga 1475 sayılı Kanun m. 14'ten doğan ayrı bir düzenlemedir.
Evlilik Nedeniyle İşten Ayrılma Hakkının Şartları Nelerdir?
1475 sayılı mülga İş Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrası, kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde kendi arzusuyla iş sözleşmesini sona erdirmesi halinde kıdem tazminatına hak kazanacağını düzenler. Bu haktan yararlanabilmek için iki şart aranır. Birincisi, resmi nikahla evlenmiş olmaktır.
İkincisi ise evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde kendi isteğiyle iş sözleşmesini sona erdirmektir. Dini nikah bu hak bakımından yeterli sayılmaz.
Sürenin başlangıcı, nüfus müdürlüğüne tescil edilen resmi evlilik tarihidir. Ayrıca genel kıdem tazminatı şartı da aranır.
İşçinin aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl kıdeminin bulunması gerekir. Evlilik tarihinden itibaren geçen bir yıllık süre ile işyerindeki kıdem süresi birbirinden bağımsız iki ayrı hesaptır.
Hakkın doğması için sıranın da doğru olması gerekir: işçi önce evlenmeli, fesih hakkını evlendikten sonra kullanmalıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu şartı şöyle açıklamıştır:[3]
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/1871, K. 2020/822, T. 03.11.2020"Kadın işçinin, bu hükümden yararlanması, elbette Medeni Kanun hükümlerine göre bir nikâhla evlenmesine bağlıdır. Yine hükmün uygulanması bakımından kadının, evlendiği tarihten itibaren bir yıl içinde iş sözleşmesini feshetmiş olması gerekir; bu süre hak düşürücü süredir. ... Aynı şekilde işten ayrıldıktan sonra evlenmiş olan kadın işçinin de bu hükme göre kıdem tazminatından yararlanması mümkün değildir. Yine kadın işçinin, yapacağı evlilik nedeni ile iş sözleşmesini feshetmiş olması; yani müstakbel evlilik için iş sözleşmesini feshetmesi de bu hükme göre kıdem tazminatından yararlanamaz."
Bu ilkenin somut bir uygulaması Yargıtay önüne şu şekilde gelmiştir: işçi, resmi nikahtan yaklaşık on gün önce istifa dilekçesi vermiş, evliliğini dilekçeyi verdikten sonra tamamlamıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, evlilik henüz tamamlanmadan verilen bu dilekçeyi kıdem tazminatına hak kazandıran bir fesih değil, sıradan bir istifa olarak nitelendirmiştir:[4]
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/1136, K. 2016/968, T. 12.10.2016"Somut olayın incelenmesinde, davacının evlenmek amacıyla evlilik tarihi olan 09.10.2006 tarihinden yaklaşık on gün kadar önce 30.09.2006 tarihinde iş sözleşmesine dilekçe verdiği, yani fesih hakkını, resmi evlilik işlemini tamamlamadan kullandığı, davacı kadın işçinin nikah öncesi iş akdini sonlandırmaya yönelik yaptığı bu işlemin fesih olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunmadığı, işyerinden ayrılmak amacıyla verilen dilekçenin istifa mahiyetinde olduğu... anlaşılmaktadır."
Bu nedenle istifa dilekçesinin, resmi nikah tarihinden sonraki bir tarihte işverene verilmesine özellikle dikkat edilmelidir.
Evlilik sebebiyle haklı fesih ile ilgili durumunuza özel bir değerlendirme almak için görüşme öncesinde Avukata Sor sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Bir Yıllık Süre Nasıl Hesaplanır?
Süre, evlenme tarihinden itibaren işler ve tam olarak bir yıl sonunda sona erer. Örneğin 10 Mart'ta evlenen bir işçi, ertesi yılın 10 Mart'ına kadar bu hakkı kullanabilir.
Aşağıdaki tablo, sürenin işleyişini örnekle özetler.
| Olay | Tarih |
|---|---|
| Evlilik tarihi | 10 Mart 2026 |
| Hakkın kullanılabileceği son tarih | 10 Mart 2027 |
| Bu tarihten sonra yapılan istifa | Kıdem tazminatı doğurmaz |
Süre dolduktan sonra yapılan istifa normal bir istifa sayılır ve kıdem tazminatına hak kazandırmaz. İşçinin süreyi kaçırmadan yazılı istifa dilekçesini işverene ulaştırması bu nedenle önem taşır.
Bu Hak Neden Yalnızca Kadın İşçiye Tanınmıştır?
Düzenleme, yürürlüğe girdiği dönemin aile ve çalışma hayatına ilişkin yaklaşımını yansıtır. Kanun koyucu, evlilik sonrası kadının çalışma hayatından ayrılma ihtimalini gözeterek bu hakkı yalnızca kadın işçiye tanımıştır.
Erkek işçi aynı gerekçeyle istifa etse dahi 1475 sayılı Kanun madde 14'ten yararlanamaz. Doktrinde bu ayrımın eşitlik ilkesiyle ne ölçüde bağdaştığı tartışılır. Madde metni bugüne kadar bu yönde değiştirilmemiştir.
Evlilik Sebebiyle Ayrılan Kadın İşçi Hangi Haklara Sahiptir?
Evlilik sebebiyle istifa eden kadın işçi, çalıştığı her tam yıl için 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatına hak kazanır.[5] Bir yıldan artan süreler aynı oran üzerinden hesaba katılır.
İhbar tazminatı bu durumda doğmaz, çünkü işçi kendi isteğiyle ayrılır ve işverene yüklenebilecek bir ihlal bulunmaz. Kullanılmayan yıllık izin ücreti gibi diğer işçilik alacakları ise normal fesihte olduğu gibi ayrıca ödenir.
Uygulamada bazı işverenler, evlilik sebebiyle ayrılan kadın işçinin kısa süre sonra başka bir işte çalışmaya başlamasını "hakkın kötüye kullanımı" olarak öne sürüp kıdem tazminatının bir kısmını ödemekten kaçınmaya çalışır. Yargıtay bu tür itirazları kural olarak kabul etmemektedir:[6]
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/10705, K. 2012/16586, T. 10.05.2012"Kadın işçinin, iş sözleşmesini evlilik nedenine dayalı olarak feshine rağmen başka bir işte çalışmaya başlamasının yasal hakkın kötüye kullanımı olup olmadığı her bir somut olay yönünden ayrı ayrı değerlendirilmelidir... Kadın işçi evlilik nedenine dayalı feshin ardından ara vermeksizin başka bir işyerinde çalışmaya başlayabilir ve bu durum evliliğin kadına yüklediği görevlerin yerine getirilmesi noktasında daha olumlu sonuçlar doğurabilir."
Kararda işçi, evlilik sebebiyle ayrıldıktan yalnızca 21 gün sonra başka bir işyerinde daha yüksek bir ücretle çalışmaya başlamış, buna rağmen Yargıtay bunu hakkın kötüye kullanımı saymamış ve kıdem tazminatı hakkının bu nedenle ortadan kalkmayacağına hükmetmiştir. Somut olayda işçinin gerçekten evlilik amacıyla ayrıldığını gösteren deliller (tanık beyanları, dilekçe içeriği) bulunması, bu değerlendirmede belirleyici olmuştur.
Durumunuza özel ön değerlendirme için İşçi Bilgi Formu'nu doldurabilirsiniz.
Evlilik Sebebiyle Ayrılırken Hangi Belgeler Gerekir?
İstifa dilekçesinde ayrılma sebebinin evlilik olduğu açıkça belirtilmelidir. Dilekçeyle birlikte aşağıdaki belgelerin işverene sunulması, kıdem tazminatı talebinin ispatını kolaylaştırır.
- Evlilik cüzdanının fotokopisi veya nüfus kayıt örneği
- Evlilik tarihini ve sebebini belirten yazılı istifa dilekçesi
- Dilekçenin işverene teslim edildiğini gösteren imza veya tebligat belgesi
Uygulamada işverenler, bu belgeler sunulmadan yapılan istifaları kıdem tazminatı doğurmayan sıradan bir ayrılma gibi değerlendirebilir. Belgelerin teslim tarihini gösterecek şekilde sunulması, ileride çıkabilecek bir uyuşmazlıkta işçi lehine delil oluşturur.
İşveren, Evlilik Sebebiyle Kıdem Tazminatını Ödemekten Kaçınabilir mi?
Şartlar sağlandığında kıdem tazminatı işverenin takdirinde değildir, kanundan doğan bir haktır. İşveren evlilik belgesini görmezden gelip ödeme yapmazsa, işçi önce arabulucuya başvurmak zorundadır.
Anlaşma sağlanamazsa iş mahkemesinde kıdem tazminatı alacağı davası açılabilir. Bu davada zamanaşımı süresi 5 yıldır.
Evlilik Sebebiyle İstifada İhbar Süresine Uyulması Gerekir mi?
Hayır, kadın işçi evlilik sebebiyle ayrılırken ihbar süresine uymak zorunda değildir. İşçi, dilekçesini teslim ettiği anda iş sözleşmesini derhal sona erdirebilir.
Bu durum, genel istifa kurallarından farklıdır. Normal bir istifada işçi ihbar öneline uymadığı takdirde işverene ihbar tazminatı ödemekle karşılaşabilirken, evlilik sebebiyle yapılan istifada böyle bir yükümlülük doğmaz.
Uygulamada bazı işverenler işçiden yine de belirli bir devir teslim süresi talep edebilir. Bu talep hukuki bir zorunluluk değildir, tarafların karşılıklı iyi niyetine dayanan bir uygulamadır.
Evlilik Sebebiyle Ayrılma, İşçinin Haklı Fesih Sebepleri Arasında mı Sayılır?
Evlilik nedeniyle ayrılma, günlük dilde haklı fesih sebepleri arasında anılsa da teknik olarak 4857 sayılı Kanun'un 24. maddesindeki haklı fesih hallerinden farklıdır. İşçi burada bir ihlale dayanmaz, doğrudan evlilik olgusuna dayanarak istifa eder.
İş Kanunu'nun 24. maddesi kapsamındaki diğer haklı fesih halleri ve bunların kıdem tazminatına etkisi hakkında ayrıntılı bilgi için İşçinin Haklı Fesih Sebepleri yazımıza bakabilirsiniz.
İşçi haklarınızla ilgili sorularınız için İşçi Hakları Danışma Hattı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Evlilik sebebiyle haklı fesih konusunda detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Evlilik Sebebiyle Haklı Fesih Hakkında Sık Sorulan Sorular
Evlilik nedeniyle işten ayrılan kadın işçilerin en çok merak ettiği soruları bu başlıkta yanıtladık.
Evlilik sebebiyle haklı fesih hakkı erkek işçiye de tanınır mı?
Hayır, 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi bu hakkı yalnızca kadın işçiye tanır. Erkek işçi aynı gerekçeyle istifa etse dahi bu madde kapsamında kıdem tazminatı talep edemez.
Dini nikahla evlenen kadın işçi bu haktan yararlanabilir mi?
Hayır, hak yalnızca resmi nikahla kurulan evliliklerde doğar. Süre, nüfus müdürlüğüne tescil edilen resmi evlilik tarihinden itibaren işler.
Evlilik nedeniyle istifa eden işçi ihbar tazminatı alabilir mi?
Hayır, işçi kendi isteğiyle ayrıldığı için ihbar tazminatı doğmaz. Bu durumda yalnızca kıdem tazminatı hakkı söz konusudur.
Bir yıllık süre kaçırılırsa ne olur?
Evlilik tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra yapılan istifa kıdem tazminatına hak kazandırmaz. Bu durumda istifa normal bir ayrılma gibi değerlendirilir.
Evlilik sebebiyle işten ayrılan kadın işçi işsizlik maaşı alabilir mi?
Hayır, kendi isteğiyle istifa eden işçi işsizlik sigortası mevzuatı bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanamaz. Bu düzenleme yalnızca kıdem tazminatını kapsar.
Kadın işçi bu hakkı yalnızca bir kez mi kullanabilir?
Kanun, hakkın tek bir evlilikle sınırlı olduğuna dair bir hüküm içermez. İşçi her yeni evliliğinde, o evlilik tarihinden itibaren bir yıl içinde aynı şartlarla bu haktan yararlanabilir.
Evlilik sebebiyle işten ayrılan kadın işçi aynı işyerinde tekrar işe başlayabilir mi?
Kanunda bu yönde bir engel bulunmaz. İşçi kıdem tazminatını aldıktan sonra aynı veya farklı bir işverende yeniden çalışmaya başlayabilir.
Referans ve Kaynaklar
[1] 1475 sayılı mülga İş Kanunu, madde 14/1 - kadın işçinin evlilik nedeniyle kıdem tazminatı hakkı.
[2] 4857 sayılı İş Kanunu, geçici madde 6 - kıdem tazminatı hükümlerinin yürürlükte kalması.
[3] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2016/1871, K. 2020/822, T. 03.11.2020 — resmi nikahın feshten önce kurulması ve feshin evlilikten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde yapılması gerektiği.
[4] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2014/1136, K. 2016/968, T. 12.10.2016 — resmi nikah tamamlanmadan önce verilen ayrılma dilekçesinin evlilik sebebiyle fesih değil sıradan istifa sayılacağı.
[5] 1475 sayılı mülga İş Kanunu, madde 14 - kıdem tazminatının hesaplanması.
[6] Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/10705, K. 2012/16586, T. 10.05.2012 — evlilik nedeniyle ayrılan kadın işçinin kısa süre sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlamasının tek başına hakkın kötüye kullanımı sayılmayacağı.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 28 Temmuz 2026
