Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu

Şirket Aracıyla Yapılan Kazalarda İşçi-İşveren Sorumluluğu

Av. Kazım Ceylan
09.08.2026

Şirket adına kayıtlı bir araç, iş amacıyla kullanılırken kaza yaparsa hem üçüncü kişilere hem de aracı kullanan işçinin kendisine zarar verebilir. Şirket aracıyla kaza sorumluluğu, bu zarardan kimin, hangi sıfatla ve ne ölçüde sorumlu tutulacağı sorusunu kapsar. Bu yazı kazadan doğan tazminat sorumluluğunu ele alır. Aracın karıştığı bir trafik ihlaline kesilen idari para cezasının kim tarafından ödeneceği ayrı bir konudur.

Kazadan doğan sorumluluk iki ayrı hukuki temele dayanır: aracın işleteni sıfatıyla doğan kusursuz sorumluluk ve işçi çalıştıran sıfatıyla doğan istihdam edenin sorumluluğu. İkisi birlikte değerlendirildiğinde işverenin sorumluluğunun kapsamı ve işçiye rücu imkanı netleşir.

Şirket aracıyla kaza sorumluluğu konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.

Yazı Özeti
  • İşleten sıfatı işvereni bağlar: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu madde 85 uyarınca şirket, aracın işleteni olarak kusursuz sorumludur.
  • İstihdam edenin sorumluluğu ayrıca işler: Türk Borçlar Kanunu madde 66 uyarınca işveren, işçisinin hizmet sırasında verdiği zarardan da sorumlu tutulur.
  • Sürücü ile işveren müteselsilen sorumludur: Zarar gören üçüncü kişi, tazminatın tamamını işletenden veya sürücüden talep edebilir.
  • İşçinin kusuru rücu hakkı doğurur: İşveren, ödediği tazminatı işçinin bizzat sorumlu olduğu ölçüde geri isteyebilir.
  • Trafik cezası bu yazının konusu değildir: İdari para cezası sorumluluğu ayrı bir konudur.

İşleten Sıfatı ve Kusursuz Sorumluluk

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesine göre bir motorlu aracın malikine veya aracı kendi adına ve hesabına işleten kişiye "işleten" denir. Şirkete ait bir araç söz konusu olduğunda işleten sıfatı, aracı fiilen kullanan işçi değil, aracın sahibi veya işletme hesabına tasarrufunda bulunduran şirkettir.

Kanunun 85. maddesi uyarınca bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa işleten, doğan zarardan sorumlu tutulur.[1] Bu sorumluluk kusursuz sorumluluk niteliğindedir. Zarar görenin, işletenin kusurunu ispat etmesine gerek yoktur. İşleten, ancak kazanın bir mücbir sebepten, zarar görenin veya üçüncü bir kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ve kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispatlarsa sorumluluktan kurtulabilir.[2]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, işyeri servis aracını kullanan bir işçinin sürücünün kusuruyla kaza yapması sonucu yaralandığı bir olayda, işletenin ve istihdam edenin sorumluluğunun kusura dayanmadığını şöyle vurgulamıştır:[3]

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/7009, K. 2008/73, T. 14.01.2008

"Uyuşmazlık şoförünün tam kusurlu hareketinden araç sahibi işleten ve istihdam eden olarak davalı işverenin sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece işverenin kusurunun bulunmadığından dolayı zararlandırıcı sigorta olayında sorumluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmış ise de varılan bu sonuç hatalıdır. 2918 Sayılı Yasa'nın 85. maddesinde araç maliki ve işletenin, Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinde de adam çalıştıranın sorumluluğu düzenlenmiştir. Her iki halde de, yani gerek araç maliki ve işletenin gerekse istihdam edenin sorumluluğunun kusura dayalı sorumluluk olmadığı, işletenin sürücüsünün, istihdam edenin de çalıştırdığı kişinin zarar doğurucu eylemlerinden sorumlu olacakları ortadadır. [...] Hal böyle olunca da araç maliki, işleten ve istihdam eden olarak kusursuz sorumlu olan davalı işveren şirketin, varsa sorumluluğunu kaldıran nedenler açıklanıp tartışılmadan salt davalının kusurunun bulunmadığından bahisle davalı işverene yönelik davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir."

İstihdam Edenin Sorumluluğu

İşleten sorumluluğunun yanında işveren, Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca istihdam eden sıfatıyla da sorumlu tutulur. Bu sorumluluğun doğması için işçi ile işveren arasında bir bağımlılık ilişkisinin bulunması, zararın hizmetin ifası sırasında ve işle ilgili olarak meydana gelmesi, eylemin hukuka aykırı olması ve eylem ile zarar arasında bir nedensellik bağının kurulması gerekir.[4]

İşçinin mesai saatleri içinde, işverenin verdiği görev kapsamında aracı kullanırken yaptığı bir kaza bu şartları kural olarak karşılar. İşçinin aracı iş amacı dışında, örneğin izin gününde özel bir işi için kullanırken kaza yapması durumunda ise istihdam edenin sorumluluğu tartışmalı hale gelir ve genellikle reddedilir.

Şirket aracıyla kaza sorumluluğu konusunda detaylı bilgi için Avukata Sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Zarar Gören Üçüncü Kişiye Karşı Sorumluluk

Kazada zarar gören bir üçüncü kişi, tazminat talebini işletene (şirkete), sürücüye veya her ikisine birlikte yöneltebilir. İşleten ile sürücü zarardan müşterek ve müteselsil sorumlu olduğundan zarar gören, alacağının tamamını bunlardan herhangi birinden talep edebilir.

Uygulamada zarar gören taraf genellikle şirketi davalı gösterir, çünkü mali gücü daha yüksek olan ve zorunlu trafik sigortası bulunan taraf işletendir. Şirketin bu tazminatı ödedikten sonra kusurlu sürücü işçiden geri isteyip isteyemeyeceği, ayrı bir aşamada gündeme gelir.

Kazada Zarar Görenin İşçinin Kendisi Olması

İşçi, işverence sağlanan taşıtla işe gidiş-geliş sırasında veya iş nedeniyle görevlendirildiği bir yolculukta kaza geçirip kendisi zarar görürse, olay 5510 sayılı Kanun anlamında iş kazası sayılabilir. Bu durumda işçinin veya ölümü halinde yakınlarının işverene karşı açacağı tazminat davası, kaza sorumluluğundan ayrı, kendine özgü kurallara tabidir. Bu davanın şartları ve süreci için İş Kazası Tazminatı Davası yazımıza bakabilirsiniz.

İşverenin İşçiye Rücu Hakkı

İşveren, kazadan sorumlu tutularak ödediği tazminatı, kazayı bizzat kusurlu davranışıyla sebep olan işçiden geri isteyebilir. Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin dördüncü fıkrası, adam çalıştıranın ödediği tazminat için zarar veren çalışana ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu edebileceğini düzenler.[5]

İşçinin kazadaki kusuru ne kadar yüksekse, işverenin rücu edebileceği tutar da o oranda artar. Kaza tamamen üçüncü bir kişinin kusurundan veya önlenemez bir durumdan kaynaklanmışsa işverenin işçiye rücu hakkı doğmaz. Rücu istemi, Türk Borçlar Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca tazminatın tamamının ödendiği ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıllık, her halde tazminatın ödendiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımına tabidir.[6]

İşverenin rücu hakkını kullanabilmesi için genellikle şu unsurların bir arada bulunması aranır:

  • Zararın işveren tarafından zarar görene fiilen ödenmiş olması
  • Kazanın işçinin bizzat kusurlu bir davranışından kaynaklanması
  • İşçinin kusur oranının somut delillerle (kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu gibi) ortaya konması
  • Rücu isteminin zamanaşımı süresi içinde ileri sürülmesi

Şirket aracıyla kaza sorumluluğu konusunda detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Şirket Aracıyla Kaza Sorumluluğu Hakkında Sık Sorulan Sorular

Şirket araçlarının karıştığı kazalarda sorumluluğun kime ait olduğu konusunda en çok sorulan sorular aşağıda yanıtlanmaktadır.

Şirket aracıyla kaza yapan işçi kişisel olarak tazminat öder mi?

Zarar gören taraf tazminatı genellikle işletenden, yani şirketten talep eder. İşveren bu tazminatı ödedikten sonra, işçinin kusuru oranında ona rücu edebilir.

Kazada işveren hiç kusuru olmasa bile sorumlu tutulur mu?

Evet. İşleten sıfatından doğan sorumluluk kusursuz sorumluluktur. İşveren ancak mücbir sebep veya ağır kusur gibi istisnai hallerde sorumluluktan kurtulabilir.

İşçi işe gidiş-gelişi sırasında kaza yaparsa bu iş kazası sayılır mı?

İşverence sağlanan taşıtla işe gidiş-geliş sırasında meydana gelen kazalar iş kazası sayılabilir. Bu durumda işçinin kendi zararı için farklı bir tazminat süreci işler.

Şirket aracıyla kaza yapan işçinin ehliyeti veya sigortası yoksa sorumluluk değişir mi?

Bu durum işçinin kusur oranını artırabilir ve işverenin rücu hakkını güçlendirebilir. Aracı ehliyetsiz veya sigortasız kullandıran işverenin de ayrıca sorumluluğu gündeme gelebilir.

İşverenin rücu hakkı ne zaman zamanaşımına uğrar?

Rücu istemi, tazminatın tamamının ödendiği ve sorumlu işçinin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her halde ödeme tarihinden itibaren on yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.


Referans ve Kaynaklar

[1] 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, madde 85.

[2] 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, madde 86 (işletenin sorumluluktan kurtulması).

[3] Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/7009, K. 2008/73, T. 14.01.2008 — araç işleteni ve istihdam eden sıfatıyla işverenin sorumluluğunun kusura dayanmadığı, kendi kusuru bulunmasa da sürücüsünün eyleminden sorumlu olduğu.

[4] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, madde 66 (istihdam edenin sorumluluğu).

[5] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, madde 66, dördüncü fıkra.

[6] 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, madde 73 (rücu isteminde zamanaşımı).

HUKUKİ DENETİM

Av. Kazım Ceylan Tarih: 9 Ağustos 2026

Bu Makaleyi Paylaş
Avukat Kazım Ceylan
Avukat Kazım Ceylanİstanbul Barosu • Sicil No: 78121

Av. Kazım CEYLAN ve ekibi başta işçi hakları, boşanma, kira, miras ve ceza hukuku olmak üzere birçok alanda çözüm odaklı hukuki destek sunmaktadır.

Bu içerik bilgilendirme amaçlı olup, hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır.

Ücretsiz Danışmanlık

Formu gönderdiğinizde, KVKK koşullarını kabul etmiş sayılırsınız.

Randevu
WhatsApp
Ara