Mirasın Reddi Nedir?
Mirasın reddi, yasal veya atanmış bir mirasçının, murisin ölümüyle kendisine geçen mirası -alacakları ve borçlarıyla birlikte- kabul etmeyip reddetmesidir. Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesi, yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebileceğini açıkça düzenler.[1] Bu hak, özellikle murisin borçlarının terekeyi aştığı durumlarda mirasçıyı ağır bir borç yükünden korur.
Ret talebi kural olarak hasımsız yürütülür ve murisin son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine yöneltilir. Mirası reddeden mirasçı, sanki hiç mirasçı olmamış gibi kabul edilir; payı, kendisinden sonra gelen mirasçılara geçer.
Üç Aylık Hak Düşürücü Süre
Miras, üç ay içinde reddolunabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 606. maddesine göre bu süre, yasal mirasçılar için mirasbırakanın ölümünü öğrendikleri tarihten, atanmış mirasçılar için ise tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten işlemeye başlar.[2] Süre, aksi ispatlanmadıkça ölüm tarihinden itibaren hesaplanır.
Bu sürenin hesabında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'ndaki genel süre kuralları değil, Türk Borçlar Kanunu'ndaki ay hesabı esas alınır. Yargıtay bir kararında bu ayrımı şöyle açıklamıştır:
Yargıtay 14. HD, E. 2015/2376, K. 2015/5130, T. 06.05.2015"Mirasın gerçek reddine ilişkin beyanın üç ay içinde yapılması gerekir. (TMK m. 605/1 ve 606) [...] TMK'da belirtilen ve hak düşürücü süre niteliğindeki bu üç aylık yasal sürenin başlangıcı ve bitimi konusunda, yargılamaya ilişkin HMK'daki belirleme esaslarının (HMK m. 92) uygulanması söz konusu değildir. TMK'da öngörülen sürelerin hesabında uygulanacak hüküm TMK'nın 5 ve BK'nın 544 (6098 sayılı TBK m. 646) maddelerindeki atıf karşısında BK m. 76 (TBK m. 92) maddesindeki hükümdür."
Bu süre kaçırılırsa mirasçı ret hakkını kaybeder ve mirası kayıtsız şartsız kazanmış sayılır. Süreyi durdurmak için açılan bir dava veya icra takibi, ret hakkını etkilemez; yalnızca zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin dolmasını engeller.

Reddin Şekli: Sulh Hukuk Mahkemesine Beyan
Mirasın reddi, mirasçılar tarafından sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanla yapılır.[3] Reddin kayıtsız ve şartsız olması gerekir; "borçlar fazlaysa reddediyorum" gibi şarta bağlı bir beyan geçerli kabul edilmez. Sulh hakimi, beyanı bir tutanakla tespit eder ve süresi içinde yapılan ret, mirasın açıldığı yerin sulh mahkemesince özel kütüğüne işlenir.
Reddeden mirasçı isterse kendisine reddi gösteren bir belge de verilir. Mirası reddeden mirasçının ret keyfiyeti, Türk Medeni Kanunu'nun 608. maddesi uyarınca kendisinden sonra gelen yasal mirasçılara bildirilir; böylece sıradaki mirasçıların üç aylık süresi, önceki ret beyanını öğrendikleri tarihten itibaren işlemeye başlar.
Mirasın Gerçek Reddi ile Hükmen Reddi Farkı
Uygulamada iki tür ret söz konusudur. Gerçek ret, mirasçının kendi iradesiyle, terekenin durumuna bakmaksızın mirası reddetmesidir. Hükmen ret ise, murisin ölümü tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması halinde, mirasın kanunen reddedilmiş sayılmasıdır; Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesinin ikinci fıkrası bu durumu düzenler. Hükmen ret için ayrıca bir beyanda bulunmaya gerek yoktur ama uygulamada mahkemeden bu durumun tespiti istenir, çünkü aksi halde alacaklılar ve üçüncü kişiler mirasçının payını kabul etmiş gibi değerlendirebilir.
Hükmen ret talebinde, murisin borca batıklığını gösteren aciz vesikası veya benzer bir belge dilekçeye eklenmelidir. Gerçek ret ise böyle bir kanıt gerektirmez, yalnızca kayıtsız şartsız ret beyanı yeterlidir.
Ret Hakkının Kaybı: Tereke İşlemlerine Karışma
Yasal üç aylık süre içinde mirası reddetmeyen mirasçı, mirası kayıtsız şartsız kazanmış sayılır. Ayrıca Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesine göre, ret süresi dolmadan tereke işlemlerine karışan, olağan yönetim niteliğinde olmayan işler yapan veya tereke malını gizleyen ya da kendisine mal eden mirasçı da mirası reddedemez.[4] Bu nedenle mirasçının, ret süresi dolmadan terekeye ait banka hesabından para çekmesi veya taşınmazı kiraya vermesi gibi işlemlerden kaçınması önerilir.
Reddi miras başvurusunda mahkeme masrafı olarak başvurma harcı ve gider avansı ödenir; başvuru hasımsız yürütüldüğünden tebligat kalemi genellikle oluşmaz. Reddi miras için avukat zorunluluğu yoktur ama usul hatası riski nedeniyle dilekçenin bir hukukçuya kontrol ettirilmesi önerilir.

Küçük veya Kısıtlı Mirasçı Adına Reddi Miras
Reşit olmayan veya kısıtlı bir mirasçı adına mirasın reddedilmesi, tek başına anne veya babanın kararıyla olmaz. Yasal temsilci, sulh hukuk mahkemesinden izin alarak küçük veya kısıtlı adına ret beyanında bulunabilir. Bu izin talebi, reddi miras dilekçesinden önce veya onunla birlikte mahkemeye sunulur.
Reddi miras talebinden önce mirasçılık sıfatının resmi olarak belgelenmesi gerekiyorsa Veraset İlamı Dilekçe Örneği yazımıza bakabilirsiniz. Mirasçının kendi isteğiyle reddettiği bu durum, miras bırakanın bir mirasçısını kendi iradesiyle miras hakkından mahrum bıraktığı Evlatlıktan Reddetme (Mirasçılıktan Çıkarma) Dilekçe Örneği konusundan farklıdır; ikisi birbirine karıştırılmamalıdır.
Reddi Miras Dilekçesi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Bu konuda en çok merak edilen soruları aşağıda yanıtladık.
Reddi miras süresi ne zaman başlar?
Yasal mirasçılar için murisin ölümünü öğrendikleri tarihten, atanmış mirasçılar için ise ölüme bağlı tasarrufun kendilerine resmen bildirildiği tarihten başlar. Süre üç aydır ve hak düşürücüdür.
Reddi miras dilekçesi nereye verilir?
Murisin son yerleşim yerindeki sulh hukuk mahkemesine, hasımsız olarak sunulur. Beyan sözlü de yapılabilir, mahkeme bunu tutanakla tespit eder.
Reddi miras için avukat zorunlu mudur?
Hayır, avukat zorunluluğu yoktur. Ancak usul hatası riskine karşı dilekçenin bir hukukçuya kontrol ettirilmesi önerilir, çünkü şarta bağlı veya eksik bir beyan geçersiz sayılabilir.
Süresi geçtikten sonra mirası reddetmek mümkün müdür?
Kural olarak hayır. Üç aylık süre hak düşürücüdür ve geçtikten sonra miras kendiliğinden kabul edilmiş sayılır. Ancak murisin ölüm tarihindeki borca batıklığı açıkça belliyse hükmen ret hükümleri gündeme gelebilir.
Birden fazla mirasçı aynı dilekçeyle mirası reddedebilir mi?
Evet, birden fazla mirasçı aynı dilekçeyle mirası reddedebilir. Ancak her mirasçının kimlik bilgisi ve imzası dilekçede ayrı ayrı yer almalıdır.
Referans ve Kaynaklar
[1] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 605 - mirası reddetme hakkı ve hükmen ret.
[2] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 606 - üç aylık ret süresi ve başlangıcı.
[3] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 609 - reddin şekli, sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyan.
[4] 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, madde 610 - ret hakkının düşmesi ve tereke işlemlerine karışma.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 13 Ağustos 2026
