Acele kamulaştırma, kamu yararını ilgilendiren olağanüstü bir ihtiyaç ortaya çıktığında idarenin, taşınmazın değerini önce mahkeme aracılığıyla belirletip bankaya yatırarak mülke derhal el koymasına imkan tanıyan istisnai bir kamulaştırma yöntemidir. Yöntem, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesinde düzenlenmiştir.[1] Olağan kamulaştırmada bedel kesinleşip tescil gerçekleşmeden idare taşınmaza dokunamazken, acele kamulaştırmada bu sıra tersine döner ve mülkiyet devri sonraya bırakılır.
Acele kamulaştırma konusunda avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.
Acele kamulaştırma konusunda detaylı bilgi için Avukata Sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
- Üç halde uygulanır: Acele kamulaştırma, yurt savunması ihtiyacı, özel kanunlarda sayılan olağanüstü durumlar ve Cumhurbaşkanının aceleliğine karar verdiği hallerde başvurulan istisnai bir yöntemdir.
- Önce el konulur, bedel sonra kesinleşir: Mahkemenin yedi gün içinde belirlediği değer bankaya yatırılınca taşınmaza el konulabilir, kalıcı bedel ayrı bir davada belirlenir.
- Karara karşı dava yolu vardır: Acele kamulaştırma kararı Danıştayda iptal davasına konu edilebilir, tebliğ yapılmamışsa altmış günlük genel süre işler.
- Bilirkişi kurulu en az üç kişidir: Taşınmazın değeri, kanunda aranan uzmanlık niteliklerine sahip bilirkişilerden oluşan kurulca belirlenir.
Acele Kamulaştırma Hangi Hallerde Uygulanır?
Kanun, acele kamulaştırma yoluna başvurulabilecek durumları sınırlı sayıda belirlemiştir. İdare bu üç halin dışına çıkarak acele usule başvuramaz ve gerekçesini somut biçimde ortaya koymak zorundadır.
- Yurt savunması ihtiyacı: 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu'nun uygulanmasından doğan zorunlu haller.
- Özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlar: Afet, maden işletmeciliği veya kentsel dönüşüm gibi konuya özgü kanunların ayrıca tanıdığı istisnai haller.
- Cumhurbaşkanının aceleliğine karar verdiği haller: Kamu düzenini ilgilendiren ve olağan usulün beklenmesi durumunda kamunun zarar göreceği durumlar.
Bu üçüncü hal en geniş uygulama alanına sahiptir ve büyük yol, baraj, enerji nakil hattı gibi projelerde sıkça kullanılır. Kararın dayanağı ne olursa olsun idarenin aceleliği somut verilerle açıklaması gerekir, aksi halde karar mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale sayılabilir.
Acele Kamulaştırma ile Olağan Kamulaştırma Arasındaki Fark
İki yöntem aynı kanunda düzenlense de idarenin taşınmaza ne zaman el koyabileceği noktasında belirgin biçimde ayrışır. Aşağıdaki karşılaştırma, sürecin hangi aşamasında malikin hangi hakka sahip olduğunu özetler.
| Ölçüt | Olağan Kamulaştırma | Acele Kamulaştırma |
|---|---|---|
| Hukuki dayanak | 2942 sayılı Kanun madde 3 ve 6 | 2942 sayılı Kanun madde 27 |
| El koyma zamanı | Bedel kesinleşip tescil olduktan sonra | Bilirkişi bedeli bankaya yatırılır yatırılmaz |
| Öncesinde aranan şart | Kamu yararı kararı ve satın alma girişimi | Yurt savunması, özel kanun veya Cumhurbaşkanı kararı |
| Malikin iptal yolu | İdari yargıda otuz gün içinde iptal davası | Danıştayda ilk derece iptal davası |
Tablodan da görülebileceği gibi asıl fark, mülkiyetin değil taşınmazı kullanma ve ondan yararlanma yetkisinin idareye ne zaman geçtiğidir.
Acele Kamulaştırmada Mahkeme El Koyma Kararını Nasıl Verir?
İdare, acele kamulaştırma kararı alındıktan sonra taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesine başvurur. Mahkeme, talebi en geç yedi gün içinde karara bağlamak zorundadır. Taşınmazın değeri, kanunda aranan uzmanlık niteliklerine sahip en az üç kişilik bir bilirkişi kurulu tarafından belirlenir.
İdare bu değeri malik adına bankaya yatırdıktan sonra mahkeme el koyma kararını verebilir. Karar tapu müdürlüğüne bildirilir ve taşınmazın devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı tapu kütüğüne şerh edilir.
El koyma kararının ardından taşınmazın fiilen boşaltılması gerekiyorsa bu işlem icra memuru aracılığıyla yürütülür. Taşınmazda bulunanlara on beş gün içinde boşaltma tebliğ edilir, bu süre geçtikten sonra boşaltma icra yoluyla yapılabilir. Boşaltmaya karşı yapılan itiraz ve şikayet, boşaltma işlemini durdurmaz ve bu aşamada ihtiyati tedbir kararı da verilemez.
Mahkemenin bu aşamada verdiği karar, uyuşmazlığı nihai olarak çözen bir hüküm değildir ve delil tespiti niteliği taşır. Bu nedenle acele el koyma talebinin kabulüne ilişkin karara karşı temyiz yoluna gidilemez.[2]

Acele Kamulaştırma Sonrası Bedel Nasıl Kesinleşir?
Taşınmaza el konulmasından sonra idare öncelikle malikle satın alma yoluna gitmeyi dener ve mahkemenin belirlediği değer üzerinden uzlaşmaya davet eder. Uzlaşma sağlanamazsa idare, taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescili davasını açar. Bu davada mahkeme yeniden bir bilirkişi incelemesi yaptırır ve kesin bedeli belirler.
Bedelin tespiti ile tescil hükmü aynı kararda yer alsa da farklı sonuçlar doğurur. Tescil hükmü kesindir ve taşınmaz idare adına devrolur, ancak bedele ilişkin kısım için istinaf ve temyiz yolu açık kalır.
Davanın makul sürede sonuçlanmaması halinde hak sahibinin faiz talebi de gündeme gelir. Kanunda yer alan ve dava tarihinden dört ay sonrasından itibaren yasal faiz işletilmesini öngören fıkra, enflasyon kaynaklı değer kaybını karşılamadığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.[3] Bu boşluk giderilene kadar, ödemedeki gecikmeden doğan zararın ayrı bir talep olarak ileri sürülmesi gerekebilir.

Acele Kamulaştırma Kararına Karşı Hangi Yollara Başvurulabilir?
Acele kamulaştırma kararı Cumhurbaşkanı kararı biçiminde tesis edildiği için idari yargıda ilk derece mahkemesi olarak doğrudan Danıştayda dava konusu edilir. Malik, kararın hukuka aykırı olduğunu düşünüyorsa iptal davası açarak hem aceleliğin gerçek bir olağanüstü hale dayanıp dayanmadığını hem de kamu yararının somut biçimde ortaya konulup konulmadığını denetletebilir.
Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması, malike yapılmış kişisel bir tebligat sayılmaz. Danıştay bu nedenle dava açma süresinin başlangıcını şöyle açıklamıştır.[4]
Danıştay 6. Daire, E. 2022/3410, K. 2023/5330, T. 30.05.2023"Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır."
Uygulamada malike ayrıca yazılı bildirim yapılmadığı sürece bu altmış günlük genel dava açma süresi, kararın öğrenildiği tarihten işlemeye başlar. Danıştay içtihadında, aceleliğin somut gerekçeyle ortaya konulamadığı kararlar iptal edilirken, büyük enerji ve altyapı projelerinde acelelik hali genellikle kabul görmektedir.

Acele Kamulaştırma Bedeline İtiraz Edilebilir mi?
Evet, hem el koyma aşamasında bankaya yatırılan geçici değere hem de sonraki bedel tespit davasında belirlenen kesin bedele itiraz edilebilir. İtiraz, bedel tespit ve tescil davasında bilirkişi raporuna süresi içinde yapılan itirazlar ve bedele ilişkin istinaf-temyiz başvurularıyla ileri sürülür.
Taşınmazın niteliği, itiraz sırasında öne sürülecek argümanları da belirler. Arsa vasıflı yerlerde emsal satış karşılaştırması, arazi vasıflı yerlerde ise yıllık net gelir hesabı esas alındığından, bilirkişi raporunun bu yönteme uygun kurulup kurulmadığı ayrıca denetlenmelidir.
Acele kamulaştırma konusunda detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Acele Kamulaştırma Hakkında Sık Sorulan Sorular
Acele kamulaştırma sürecinde malikler tarafından en sık yöneltilen soruları bu başlıkta topladık.
Acele kamulaştırma süreci ne kadar sürer?
Mahkemenin el koyma talebini karara bağlaması en geç yedi gün sürer, ancak sürecin tamamı bundan çok daha uzundur. Uzlaşma sağlanamazsa açılacak bedel tespit ve tescil davası, bilirkişi incelemesi ve varsa istinaf-temyiz aşamalarıyla birlikte aylarca, bazı dosyalarda yıllarca sürebilir.
Acele kamulaştırma bedelini bankadan çekmek, bedeli kabul ettiğim anlamına gelir mi?
Hayır, bankaya yatırılan değerin çekilmesi bedelin kabul edildiği anlamına gelmez. Malik bu tutarı aldıktan sonra da bedel tespit ve tescil davasında daha yüksek bir bedel talep edebilir ve istinaf, temyiz yollarını kullanabilir.
Acele kamulaştırmada el konulan taşınmazın mülkiyeti kime geçer?
El koyma kararından sonra taşınmazın çıplak mülkiyeti, bedel tespit ve tescil davası sonuçlanana kadar malikte kalır. İdareye tanınan yetki taşınmazı fiilen kullanmak ve üzerinde tasarrufta bulunmakla sınırlıdır, tapudaki mülkiyet devri ancak tescil kararıyla gerçekleşir.
Acele kamulaştırma kararını hangi makam verir?
Acele kamulaştırma kararı Cumhurbaşkanı tarafından alınır ve Resmi Gazetede yayımlanır. Yurt savunmasına ilişkin hallerde bu yetki Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu çerçevesinde, özel kanunlarda sayılan durumlarda ise ilgili kanunun kendi usulüne göre kullanılır.
Referans ve Kaynaklar
[1] 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu madde 27 - acele kamulaştırma hükmü.
[2] Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2016/2991, K. 2017/6946, T. 28.02.2017
[3] Anayasa Mahkemesi, E. 2022/83, K. 2023/69, T. 05.04.2023 - kamulaştırma bedeline dava tarihinden dört ay sonra işleyecek yasal faiz düzenlemesinin iptali.
[4] Danıştay 6. Daire, E. 2022/3410, K. 2023/5330 - acele kamulaştırma kararına karşı dava açma süresinin başlangıcı.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 9 Ağustos 2026
