Mal Beyanı Dilekçesi Nedir?
Mal beyanı, borçlunun kendisinde veya üçüncü kişilerde bulunan mal, alacak ve haklarını, her türlü kazanç ve gelirini, yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını ve borcunu ne şekilde ödeyebileceğini icra dairesine bildirmesidir.[1] Kanun bu beyanın yazılı ya da sözlü yapılabileceğini öngörür, ancak uygulamada dosyaya net bir kayıt düşmesi açısından yazılı dilekçe tercih edilir.
Bu beyan, borçlunun haczedilecek bir malı olup olmadığını ortaya koyar. Alacaklı, beyan edilen bilgiler üzerinden haciz talebinde bulunur; borçlunun beyanı gerçeği yansıtmıyorsa bu durum ayrı bir sorumluluk doğurur.
Fakirlik belgesi gibi sosyal yardım amaçlı belgelerle mal beyanı karıştırılmamalıdır, ikisi tamamen farklı kurumlar önünde ve farklı amaçlarla yapılan bildirimlerdir.

Mal Beyanı Hangi Sürede Verilmelidir?
Ödeme emrine süresinde itiraz etmeyen borçlu, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır.[2] Bu süre, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edildiği tarihten başlar.
Borçlu ödeme emrine itiraz etmiş, ancak bu itiraz mahkemece iptal edilmiş veya kaldırılmışsa süre değişir. Bu durumda borçlu, iptal veya kaldırma kararının kendisine tebliğinden itibaren 3 gün içinde mal beyanında bulunmak zorundadır.[3]
Dilekçede Hangi Bilgiler Yer Almalıdır?
Beyan; taşınır ve taşınmaz mallar, banka hesapları, maaş ve diğer düzenli gelirler, üçüncü kişilerdeki alacak ve haklar ile yaşayış tarzına göre geçim kaynaklarını kapsamalıdır. Haczedilebilir bir mal bulunmuyorsa bu durum da açıkça "malım yoktur" şeklinde beyan edilmeli, boş bırakılmamalıdır.
Dilekçede icra dosyasının esas numarası, borçlunun kimlik bilgileri ve ödeme emrinin tebliğ tarihi eksiksiz yer almalıdır. Borcun hangi kaynaktan ve ne şekilde ödenebileceğine ilişkin somut bir öneri eklenmesi, alacaklıyla haciz dışında bir ödeme planı üzerinde anlaşma ihtimalini de güçlendirir.
Mal Beyanında Bulunmamanın veya Gerçeğe Aykırı Beyanın Sonucu
Süresi içinde mal beyanında bulunmayan borçlu, alacaklının talebi üzerine icra mahkemesi hakimi tarafından beyanda bulununcaya kadar hapisle tazyik olunur. Bu tazyik hapsi bir defaya mahsustur ve 3 ayı geçemez.[4]
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, bu tazyik hapsinin klasik anlamda bir suç cezası değil, disiplin hapsi niteliğinde bir yaptırım olduğunu vurgulamıştır.
Yargıtay 12. HD, E. 2023/1885, K. 2023/1411, T. 07.03.2023"2004 sayılı Kanun'un 76. maddesi gereğince mal beyanında bulunmamak suçunun oluşabilmesi için borçlu sanığa usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmesine rağmen, yasal süre zarfında mal bildiriminde bulunmaması gerekir... somut olayda sanığın mernis adresine doğrudan yapılan tebligatın usulsüz olduğu, borçluya yapılmış usulüne uygun bir ödeme emri tebligatı bulunmadığı cihetle anılan suçun oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerekir."
Bu karar, tazyik hapsi talebine karşı en güçlü savunmanın çoğu zaman ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğinin incelenmesi olduğunu gösterir. Tebligatta usulsüzlük varsa mal beyanında bulunmama fiili hukuken oluşmaz.
Beyanın hiç yapılmaması ayrı, yapılan beyanın gerçeğe aykırı olması ayrı bir sonuç doğurur. İstenen beyanı gerçeğe aykırı şekilde yapan borçlu, alacaklının şikayeti üzerine 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[5] Bu, tazyik hapsinden farklı olarak bir icra suçu cezasıdır ve borçlunun mal kaçırma amacıyla eksik veya yanlış beyanda bulunduğu durumlarda uygulanır.

Dilekçe Nereye ve Nasıl Verilir?
Mal beyanı dilekçesi, icra takibinin yürütüldüğü icra dairesine verilir. Dilekçe bizzat borçlu tarafından elden teslim edilebileceği gibi, düzenlenen vekaletname kapsamında avukat aracılığıyla da sunulabilir.
Beyanın kanunda "yazı ile veya şifahen" yapılabileceği belirtilse de, icra dairesi tutanağına sözlü beyan da geçirilir. Uygulamada ispat kolaylığı sağladığından yazılı dilekçe ile başvurmak, ileride çıkabilecek "beyan hiç yapılmadı" itirazlarına karşı borçluyu korur.
Mal beyanı verildikten sonra borçlunun mal varlığında sonradan bir artış olursa bu değişikliğin de ayrıca icra dairesine bildirilmesi gerekir, bu yükümlülük ilk beyanla sona ermez.
Mal Beyanı Dilekçesi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Mal beyanı dilekçesiyle ilgili en çok merak edilen soruları aşağıda yanıtladık.
Mal beyanı dilekçesi kaç gün içinde verilmelidir?
İtiraz edilmeyen ödeme emrinde tebliğden itibaren 7 gün, itirazın iptal veya kaldırılması halinde bu kararın tebliğinden itibaren 3 gün içinde verilmelidir.
Mal beyanında bulunmazsam ne olur?
Alacaklının talebi üzerine icra mahkemesi hakimi, beyanda bulununcaya kadar sizi en fazla 3 ay süreyle hapisle tazyik edebilir. Ancak bunun için ödeme emrinin size usulüne uygun tebliğ edilmiş olması şarttır.
Mal beyanı dilekçesi vekil aracılığıyla verilebilir mi?
Evet, düzenlenen vekaletname kapsamında avukatınız mal beyanı dilekçenizi icra dairesine sunabilir. Beyanın içeriği yine sizin bildirdiğiniz güncel bilgilere dayanmalıdır.
Gerçeğe aykırı mal beyanının cezası nedir?
İstenen beyanı gerçeğe aykırı şekilde yapan borçlu, alacaklının şikayeti üzerine 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu, mal beyanında hiç bulunmamanın sonucu olan tazyik hapsinden ayrı bir yaptırımdır.
Haczedilecek malım yoksa yine de mal beyanında bulunmalı mıyım?
Evet. Malınız olmasa dahi bu durumu "haczedilebilir malım yoktur" şeklinde açıkça beyan etmeniz gerekir, beyanda hiç bulunmamak ayrı bir yükümlülük ihlalidir.
Referans ve Kaynaklar
[1] 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 74 - mal beyanının borçlunun mal, alacak, hak, kazanç ve gelirlerini, geçim kaynaklarını ve borcu ne suretle ödeyebileceğini yazı ile veya şifahen icra dairesine bildirmesi olduğu bu madde kapsamında düzenlenmiştir.
[2] 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 60/4 - ödeme emrinde, senet veya borca itirazını bildirmeyen borçlunun yedi gün içinde 74. maddeye göre mal beyanında bulunması gerektiği ihtarının yer alacağı düzenlenmiştir.
[3] 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 75 - itirazın iptaline veya kaldırılmasına karar verilen borçlunun, kararın tebliğinden itibaren üç gün içinde mal beyanında bulunmakla yükümlü olduğu bu madde kapsamında düzenlenmiştir.
[4] 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 76 - mal beyanında bulunmayan borçlunun, alacaklının talebi üzerine beyanda bulununcaya kadar icra mahkemesi hakimi tarafından üç ayı geçmemek üzere hapisle tazyik olunacağı bu madde kapsamında düzenlenmiştir.
[5] 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu madde 338 - kanuna göre istenen beyanı hakikate aykırı şekilde yapan kimsenin, alacaklının şikayeti üzerine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı bu madde kapsamında düzenlenmiştir.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 13 Ağustos 2026
