İhtiyati tedbir kararı, davanın esasına ilişkin nihai karar beklenmeden, hakkın kaybını ya da ciddi bir zararı önlemek için mahkemeden istenir. Talep, dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise davaya bakan mahkemeden yapılır.[1] Kararın verilebilmesi için hem kanunda sayılan bir tedbir sebebinin bulunması hem de talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ortaya koyması gerekir.
- İhtiyati tedbir kararı HMK'nın 389. maddesine göre hakkın kaybı ya da ciddi zarar tehlikesinde haklılığın yaklaşık ispatıyla mahkemeden alınır.
- Dava açılmadan önce esas hakkında görevli mahkemeye, dava açıldıktan sonra yalnızca davaya bakan mahkemeye başvurulur.
- İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi 2026/1593 sayılı kararına göre yaklaşık ispatta tam kanaat değil kuvvetle muhtemel bir kanaat yeterlidir.
- Dilekçede tedbir sebebi ve istenen tedbirin türü açıkça yazılır, talep eden kural olarak teminat gösterir.
İhtiyati Tedbir Kararı Nedir?
İhtiyati tedbir, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ila 397. maddelerinde düzenlenen geçici bir hukuki korumadır. Dava süresince tarafın hakkını fiilen kullanamaz duruma düşmesini önlemek için mahkemenin, tedbire konu mal veya hakkın muhafaza altına alınması, bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması yönünde vereceği her türlü karardır.[2]
İhtiyati Tedbir Kararının Şartları
Kanun, tedbir sebebini iki durumla sınırlar: mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi, veya gecikme yüzünden bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması.[3] Bu iki halden biri yoksa mahkeme, dosyada ne kadar güçlü bir alacak iddiası bulunursa bulunsun tedbire karar veremez.
İkinci şart ispatla ilgilidir. Talep eden, davanın esası yönünden haklılığını tam değil, yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.[4] Bir istinaf dairesi bu ölçüyü şöyle açıklamıştır.[5]
İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/1593, K. 2026/1688, T. 11.06.2026"Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez."
Yaklaşık ispat, hiç ispat aranmayacağı anlamına gelmez. Belge, sözleşme veya yazışma gibi somut bir dayanak olmadan yalnızca sözlü iddiayla yapılan taleplerin reddedilme ihtimali yüksektir.

Tedbir Hangi Mahkemeden ve Ne Zaman Talep Edilir?
Yetki, davanın aşamasına göre değişir. Dava henüz açılmamışsa talep, esas hakkında görevli ve yetkili olacak mahkemeye yapılır.
Dava açıldıktan sonra ise ancak o davaya bakan mahkemeden istenebilir.[1] Talep edenin hakkının derhal korunması gerekiyorsa hakim, karşı tarafı hiç dinlemeden de tedbire karar verebilir. Bu durumda karşı tarafın devreye girmesi ancak itiraz aşamasında mümkün olur.
Dilekçede dayanılan tedbir sebebinin ve istenen tedbirin türünün açık biçimde yazılması zorunludur. Genel geçer bir "tedbir talep ediyorum" ifadesi yeterli görülmez.[4] Somut bir metin üzerinden ilerlemek isteyenler İhtiyati Tedbir Dilekçe Örneği yazısındaki doldurulabilir dilekçeyi kullanabilir.
Teminat Şartı ve Teminatsız Tedbir Halleri
Talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık kural olarak teminat göstermek zorundadır.[6] Talep resmi bir belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanıyorsa ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça göstermek şartıyla teminat almadan da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kişiden teminat istenmez.
Uygulamada mahkemeler teminat tutarını, tedbir konusu edilen değerin belirli bir yüzdesi olarak takdir eder. Yukarıda alıntılanan istinaf kararında, işyerinin elektriğinin kesilmemesine yönelik tedbirde teminat, dava konusu fatura tutarının yüzde 15'i olarak belirlenmiştir. Oran, somut olaya ve tedbirin ağırlığına göre mahkemeden mahkemeye değişir.
Kararın Uygulanması ve Bir Haftalık Süre
Tedbir kararı verilmesi tek başına yeterli değildir. Uygulanması ayrıca talep edilmelidir.
Bu talep, kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde yapılmak zorundadır. Aksi halde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi tedbir kendiliğinden kalkar.[7] Uygulama talebi, kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki ya da tedbir konusu mal veya hakkın bulunduğu yer icra dairesine yapılır.
Dava Açılmadan Önce Alınan Tedbirde İki Haftalık Dava Açma Zorunluluğu
Tedbir, esas dava açılmadan önce alınmışsa talep eden, uygulanmasını istediği tarihten itibaren iki hafta içinde esas davayı açmak ve dava açtığına dair evrakı kararı uygulayan memura ibraz etmek zorundadır. Bu süre kaçırılırsa tedbir kendiliğinden kalkar.[8] Aksi belirtilmedikçe tedbirin etkisi, nihai kararın kesinleşmesine kadar sürer.
Durum ve koşullar sonradan değişirse tedbir yeniden gözden geçirilebilir. Aleyhine tedbir verilen taraf mahkemece kabul edilecek bir teminat gösterirse tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması istenebilir. Durum değişikliği açıkça ortaya konursa bu kez teminat aranmadan da aynı sonuç mümkündür.[9]

İhtiyati Tedbir ile İhtiyati Haciz Arasındaki Fark
İkisi de dava sonuçlanmadan önce hakkı güvence altına alan geçici korumalardır, ama konuları farklıdır. İhtiyati tedbir, para alacağı dışındaki her türlü hak ve uyuşmazlığı kapsar.
İhtiyati haciz ise yalnızca henüz kesinleşmemiş bir para alacağını güvenceye alır ve İcra ve İflas Kanunu'na göre uygulanır. Aradaki farkı aşağıdaki tablo özetler.
| Ölçüt | İhtiyati Tedbir | İhtiyati Haciz |
|---|---|---|
| Konusu | Para alacağı dışındaki hak ve uyuşmazlıklar | Henüz kesinleşmemiş para alacağı |
| Dayanağı | Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.389 vd. | İcra ve İflas Kanunu m.257 vd. |
| İtiraz süresi | Tefhim/tebliğden itibaren bir hafta | Tatbik/tebliğden itibaren yedi gün |
Bu ikinci yolun şartları ve itiraz süreci İhtiyati Haciz Kararına İtiraz Nasıl Yapılır yazımızda ele alınmaktadır.
Yeni yazı çıkınca haber verelim mi?
Hukuki haklarının farkında olmak için takip et!
İhtiyati Tedbir Kararı Hakkında Sık Sorulan Sorular
İhtiyati tedbir talep eden veya kendisi hakkında tedbir kararı verilen tarafların en çok merak ettiği noktaları bu başlıkta topladık.
İhtiyati tedbir kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. Karşı taraf dinlenmeden verilen tedbir kararlarına, tedbirin uygulanmasından ya da tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, kararı veren mahkemeye itiraz edilebilir. İtiraz, tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine veya teminata yönelik olabilir.
İhtiyati tedbir talebi reddedilirse ne olur?
Ret kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir. Aynı şekilde, yüzüne karşı aleyhine tedbir kararı verilen taraf da kanun yoluna gidebilir. Başvurular öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır.
İhtiyati tedbir kararı hangi hallerde kendiliğinden kalkar?
İki halde: karar tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde uygulanmak üzere talep edilmezse, ya da dava açılmadan önce alınmışsa ve talep eden iki hafta içinde esas davayı açmazsa.
"İhtiyati Tedbir Kararı Nasıl Alınır? Şartları Nelerdir?" yazımızla ilgili avukatlarımızla görüşme yapmak için Online Avukat Randevu sayfamızdan randevu alabilirsiniz.
"İhtiyati Tedbir Kararı Nasıl Alınır? Şartları Nelerdir?" yazımızla ilgili detaylı bilgi için Avukata Sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
"İhtiyati Tedbir Kararı Nasıl Alınır? Şartları Nelerdir?" yazımızla ilgili detaylı bilgi almak için hemen İletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Referans ve Kaynaklar
[1] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 390/1.
[2] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 391/1.
[3] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 389/1.
[4] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 390/3.
[5] İstanbul BAM 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/1593, K. 2026/1688, T. 11.06.2026 - ihtiyati tedbirde yaklaşık ispat ölçüsü.
[6] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 392/1.
[7] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 393/1.
[8] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 397/1.
[9] 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, madde 395 ve 396.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 25 Ağustos 2026
