SAVCILIK AŞAMASI – YAZILI SAVUNMA
İL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA
SORUŞTURMA NO : Soruşturma Numarası
ŞÜPHELİ : Ad Soyad
T.C. Kimlik No : T.C. Kimlik Numarası
Adres : Adres
MÜDAFİİ : Varsa Müdafi Ad Soyad
MÜŞTEKİ : Müşteki Ad Soyad
KONU : Banka hesabımın dolandırıcılık suçunda kullanıldığı iddiasına ilişkin yazılı savunmamdır.
AÇIKLAMALAR :
Müştekiden alınan Tutar TL'nin Paranın Gönderildiği Tarih tarihinde Banka Adı nezdindeki IBAN Numarası numaralı hesabıma gönderildiği ve oradan başka hesaplara aktarıldığı iddia edilmektedir. Suçlamayı kabul etmiyorum.
Tanışma Tarihi tarihinde İlan Yeri veya Sosyal Medya Hesabı üzerinden Yapılan Vaat vaadiyle tanıştığım Karşı Taraf Adı veya Kullanıcı Adı isimli kişi, hesabıma Gösterilen Gerekçe için para yatırılacağını söyleyerek Verilen Bilgi veya Araç istemiştir.
Hesabıma gelen paranın bir suçtan elde edildiğini bilmiyordum. Karşı tarafla yaptığım yazışmalar, beni kandırdığını açıkça göstermektedir. Müşteki ile hiçbir iletişimim olmamış, onu arayan, ikna eden ya da parayı isteyen kişi ben değilim.
Bu işlemden herhangi bir menfaat elde etmedim ve hesabıma gelen paradan pay almadım. Hesap hareketlerim bunu doğrulamaktadır.
Durumu öğrendiğimde bankaya başvurarak hesabımı kapattırdım ve Şikayet Tarihi tarihinde Kolluk Birimi birimine şikayette bulundum.
Yazışma kayıtları, ilan görüntüleri, hesap dökümü ve şikayet tutanağı ekte sunulmuştur. Karşı tarafın kullandığı telefon hatlarının HTS kayıtları ile paranın hesabımdan çıkışına ait işlem ve IP kayıtlarının getirtilmesini talep ederim.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle suçun manevi unsurunun oluşmadığını belirtir, hakkımda kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini saygılarımla arz ederim. Tarih
Ad Soyad
İmza
EKLER :
- Yazışma kayıtları
- İlan ya da teklif görüntüleri
- Banka hesap dökümü
- Şikayet tutanağı
MAHKEME AŞAMASI – SAVUNMA DİLEKÇESİ
İL NUMARA. ASLİYE / AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO : Esas Numarası
SANIK : Ad Soyad
T.C. Kimlik No : T.C. Kimlik Numarası
MÜDAFİİ : Varsa Müdafi Ad Soyad
KATILAN : Katılan Ad Soyad
KONU : İddianameye karşı savunmamdır.
AÇIKLAMALAR :
İddianamede, katılanın dolandırılması sonucu elde edilen paranın hesabıma geldiği gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca cezalandırılmam istenmektedir. Suçlamayı kabul etmiyorum.
Hesap bilgilerimi Gösterilen Gerekçe vaadiyle kandırılarak verdim. Paranın suçtan geldiğini bilmiyordum ve katılanla hiçbir temasım olmamıştır. Dolandırıcılık kasten işlenebilen bir suç olduğundan yalnızca hesap sahibi olmam cezalandırılmama yeterli değildir.
Hesabıma gelen paradan pay almadım, paranın hesaptan çekilmesine ya da başkasına teslimine katılmadım. Dosyadaki hesap hareketleri ve HTS kayıtları, suçu işleyen kişilerle bir bağlantım olmadığını göstermektedir.
Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mahkeme aksi kanaatteyse, eylemimin hesabımın kullanılmasını sağlayan bilgileri başkasına vermekle sınırlı kaldığı gözetilerek Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca cezanın yarı oranında indirilmesini talep ederim.
Katılanın zararını Ödeme Tarihi tarihinde Ödenen Tutar TL ödeyerek tamamen giderdim. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılmasını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ederim.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle beraatime, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aksi halde Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin dördüncü fıkrası ile 168. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ederim. Tarih
Ad Soyad
İmza
Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hakkında soruşturma açılan hesap sahibi, İBAN mağduru savunma dilekçesi ile paranın suçtan geldiğini bilmediğini ve suça iştirak kastı taşımadığını savcılığa ya da mahkemeye yazılı olarak anlatır. Bent, dolandırıcılığın "bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle" işlenmesini nitelikli hal sayar ve bu halde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz.[1]
Örnekte iki ayrı dilekçe bulunur. İlki soruşturma aşamasında Cumhuriyet başsavcılığına, ikincisi iddianame kabul edildikten sonra davanın görüldüğü ceza mahkemesine verilir.
İBAN Mağduru Savunma Dilekçesi Ne Zaman Verilir?
Savcılık aşamasındaki dilekçe, şüpheli olarak ifade verildikten sonra ya da ifadeyle birlikte verilir ve kovuşturmaya yer olmadığı kararını hedefler. Cumhuriyet savcısı, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edemezse bu kararı verir.[2]
Dava açılmışsa ikinci dilekçe kullanılır. Bu aşamada talep beraattir, mahkeme aksi kanaate ulaşırsa uygulanması istenen lehe hükümler de aynı dilekçede kademeli olarak yazılır.
Hesap sahiplerinin hukuki konumu ve 158. maddeye eklenen dördüncü fıkranın kapsamı İBAN Mağdurları ve TCK 158/4 Düzenlemesi yazımızda anlatılmıştır. Hükmü verilmiş ve kanun yolunda ya da infazda olan dosyada indirimin uygulanmasını isteyen dilekçe farklıdır ve İBAN Mağduru Ceza İndirimi Uyarlama Dilekçesi (TCK 158/4) yazımızda yer alır.
Soruşturmada verilen karar sonradan kolayca değişmez. Kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve sulh ceza hakimliği bu yönde karar vermedikçe aynı fiilden kamu davası açılamaz.

Bilmeden İBAN Veren Kişi Kast Yokluğunu Nasıl Anlatır?
Kast yokluğu, hesabın hangi vaatle istendiği ve paranın hesaba geldiği sırada neyin bilindiği somut olarak anlatılarak ortaya konur. Dolandırıcılık Türk Ceza Kanunu'nda taksirle işlenebilen bir suç olarak düzenlenmemiştir, bu yüzden hesabını aldatılarak veren kişide suça iştirak iradesi yoksa ceza sorumluluğu doğmaz.
"İş ilanına başvurdum, maaş hesabı açılacak dediler" gibi tarihli ve yazışmayla desteklenen bir anlatım, yalnızca "bilmiyordum" demekten daha güçlüdür. Vaadin neden inandırıcı göründüğü ve karşı tarafla ilişkinin nasıl başladığı kronolojik sırayla yazılır.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, iş yeri arkadaşına güvenerek hesap numarasını veren ve hesabına gelen paradan pay almayan sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünü bozmuştur. Daire, bu sanığın diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair "cezalandırılmasına yeterli kesin, inandırıcı ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı" gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.[3]
Aynı kararın öteki yönü savunmanın sınırını çizer. Hesaplarına yatan parayı bizzat çekip belli bir pay karşılığında dolandırıcıya teslim eden sanıklar yardım eden değil müşterek fail sayılmış, onlara yardım etme indirimi uygulanması hatalı bulunmuştur. Karardaki olay suç tarihi nedeniyle 157. maddedeki temel dolandırıcılık olarak nitelendirilmiştir.
Dilekçeye Eklenecek Deliller
Kast yokluğu iddiası belgelerle desteklendiğinde somut bir zemine oturur. Dilekçeye eklenecek ve savcılıktan istenecek deliller şunlardır.
- Hesabı isteyen kişiyle yapılan WhatsApp, Telegram ya da e-posta yazışmaları
- İş ilanı, kredi teklifi ya da satış ilanının ekran görüntüleri
- Banka hesap dökümü ve paranın hesaptan çıkış kayıtları
- Paranın çekildiği ATM ya da işlemin yapıldığı cihaza ait IP kayıtları
- Durum öğrenildiğinde bankaya ve kolluğa yapılan başvuruların belgeleri
Yazışmaların silinmiş olması savunmayı bitirmez. Telefon incelemesi, operatör kayıtları ve karşı tarafın kullandığı hesapların sorgulanması soruşturma aşamasında talep edilir. İnternet üzerinden yapılan dolandırıcılıkta delillerin nasıl korunacağı Siber Suçlar Şikayet Dilekçesi Örneği yazımızda ayrıca anlatılmıştır.
İBAN Mağduru Savunmasında Zorunlu Müdafi
Zorunlu müdafi, otomatik olarak atanmaz ve iddianamedeki sevk maddelerine göre gündeme gelir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesi istem aranmaksızın müdafi görevlendirilmesini, "Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlar" ile şüpheli ya da sanığın çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz olduğu hallerle sınırlar.[4]
Yalnızca 158/1-f maddesinden yargılanan kişide hapis cezasının alt sınırı dört yıldır ve beş yılı aşmadığı için zorunlu müdafi gerekmez. Kişi avukat seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse istemi halinde müdafi görevlendirilir.
Sonuç, suçun üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlendiği iddia edildiğinde değişir. 158. maddenin üçüncü fıkrası bu halde cezanın yarı oranında, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesinde bir kat artırılmasını öngörür ve alt sınır altı ya da sekiz yıla çıkar.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, takdir hakkı olmaksızın yapılan bu artırım sonucunda alt sınırı beş yılı aşan sanığa istemi aranmaksızın müdafi atanmamasını hukuka kesin aykırılık saymıştır.[5] Kararda iki üye, zorunlu müdafilikte yalnızca temel cezaya bakılması gerektiği görüşüyle karşı oy yazmıştır.

Beraat Talebinin Yanında Alternatif Talepler
Mahkeme aşamasındaki dilekçe beraatle yetinmez, kademeli talep içerir. Önce suçun oluşmadığı ileri sürülür, ardından kabul anlamına gelmemek kaydıyla dördüncü fıkradaki indirim istenir. Fıkranın metni şöyledir.
Türk Ceza Kanunu m.158/4 (7589 sayılı Kanunla eklenen fıkra)Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçlara iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla kendisine veya başkasına ait banka veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiiliyle sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilir.
Fıkra, suça iştirakin menfaat amacıyla gerçekleştiğini varsayarak işler. Asıl talep kast yokluğu olduğu için indirim talebi, savunmayla çelişmemesi amacıyla "kabul anlamına gelmemek kaydıyla" kalıbıyla ve ikinci sırada yazılır.
Zararın giderilmesi ayrı bir indirim sebebidir. Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesine göre mağdurun zararı kovuşturma başlamadan önce aynen geri verme veya tazmin yoluyla tamamen giderilirse cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce giderilirse yarısına kadarı indirilir.[6] Kısmen geri verme veya tazmin halinde bu hükmün uygulanması için ayrıca mağdurun rızası aranır.
İki indirimin birlikte uygulanmasına engel bir hüküm yoktur. 7589 sayılı Kanun'un geçiş hükmü de dördüncü fıkradan yararlanacak ve infazda bulunan hükümlülerin zararı altı ay içinde tamamen gidermesi halinde 168. maddenin ikinci fıkrasından ayrıca yararlanabileceğini açıkça öngörür.[7]
Savunmada suçu kabul eden cümle kurulmaz. "Hesabımı verdim ama pişmanım" gibi bir beyan kast yokluğu savunmasıyla çelişir, pişmanlık ve zararı giderme iradesi beraat talebinden sonra alternatif talep olarak yazılır.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Mümkün mü?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, indirimlerden sonra hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezasıysa mümkündür. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi buna ek olarak sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunmasını ve mahkemenin sanığın yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varmasını arar.[8]
Üçüncü şart zararla ilgilidir. Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekir, sanık bunu derhal yapamıyorsa zararı denetim süresince aylık taksitlerle ödemesi koşuluyla da karar verilebilir.
Alt sınırdan hesaplandığında 158/1-f'deki dört yıllık ceza, dördüncü fıkradaki yarı indirimle iki yıla iner ve bu eşiğe ulaşır. 158/3 artırımı uygulanan dosyada altı yıllık alt sınır yarı indirimle üç yılda kalır, bu durumda eşiğin altına inmek için zararın giderilmesiyle 168. maddedeki indirimin de uygulanması gerekir.
Karar verilirse sanık beş yıl denetim süresine tabi tutulur ve bu süre içinde kasten yeni bir suç işlemez ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyarsa hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezası ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez.

İBAN Mağduru Savunma Dilekçesi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Hesabı dolandırıcılıkta kullanılan kişilerin ceza, zararın ödenmesi ve dilekçenin verileceği yer konusunda sorduğu sorular bu bölümdedir.
İBAN mağduru savunma dilekçesi nereye verilir?
Soruşturma aşamasında dosyanın bulunduğu Cumhuriyet başsavcılığına, dava açılmışsa davanın görüldüğü ceza mahkemesine verilir. Dilekçede soruşturma ya da esas numarası mutlaka yazılır.
IBAN mağduru ne kadar ceza alır?
Banka hesabı araç olarak kullanılarak işlenen nitelikli dolandırıcılıkta ceza dört yıldan on yıla kadar hapis ve suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmayan adli para cezasıdır. Kişinin katılımı ödeme aracını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri vermekle sınırlıysa ceza yarı oranında indirilir, kast yokluğu ispatlanırsa beraat kararı verilir. (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158)
Soruşturmada zararı ödersem dava açılmaz mı?
Zararın ödenmesi dolandırıcılıkta kamu davasının açılmasını engellemez. Kovuşturma başlamadan önce zarar tamamen giderilirse verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
Savunma dilekçesinde TCK 158/4 indirimi nasıl istenir?
İndirim, beraat talebinden sonra "kabul anlamına gelmemek kaydıyla" kalıbıyla ikinci sırada istenir. Talepte katılımın ödeme aracını ya da hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri başkasına vermekle sınırlı kaldığı belirtilir.
Referans ve Kaynaklar
[1] 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.158 - nitelikli dolandırıcılık, (f) bendi, üçüncü ve dördüncü fıkralar.
[2] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.172 - kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve yeni delil şartı.
[3] Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2021/16966 E., 2024/7470 K., 04.06.2024 T. - güvenle hesap bilgisi veren sanığın beraati gerektiği, parayı çekip pay karşılığı teslim edenlerin müşterek fail sayılması.
[4] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.150 - müdafiin görevlendirilmesi ve zorunlu müdafilik.
[5] Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2024/3405 E., 2024/14914 K., 09.12.2024 T. - 158/3 artırımıyla alt sınırı beş yılı aşan suçta CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanması.
[6] 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.168 - etkin pişmanlık.
[7] 7589 sayılı Kanun geçici m.1/6 ve 1/7 - kanun yolundaki ve infazdaki dosyalarda TCK 158/4 ve 168/2 uygulaması.
[8] 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.231 - 7589 sayılı Kanunla değişik beşinci ila onuncu fıkralar.
Av. Kazım Ceylan • Tarih: 16 Eylül 2026
