> Kaynak / Yazar: Av. Kazım Ceylan Hukuk Bürosu (İstanbul Barosu, Sicil No: 78121) — https://www.kazimceylan.av.tr/adli-kontrolde-imza-yukumlulugu-ve-ihlali

# Adli Kontrolde İmza Yükümlülüğü ve İhlali

**Kategori:** Ceza Hukuku

### Özet
- Adli kontrolde imza yükümlülüğü CMK 109. maddesinin üçüncü fıkrasının b bendine göre belirlenen yere düzenli başvurma tedbiridir.
- İmza sıklığı kanunda sabit değildir, hakim haftada bir ya da birkaç gün olarak belirler.
- Yükümlülüğü isteyerek yerine getirmeyen şüpheli hakkında CMK 112. maddesine göre cezanın süresi ne olursa olsun tutuklama kararı verilebilir.
- Şehir değiştiren kişi imza yerini kendiliğinden değiştiremez, mahkemeden yeni karakolun görevlendirilmesini yazılı olarak ister.


### İçerik
**Adli kontrolde imza yükümlülüğü**, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 109/3-b bendinde düzenlenen ve şüpheli veya sanığın hakimin belirlediği yerlere, belirlenen süreler içinde düzenli olarak başvurmasını öngören bir tedbirdir. Bu yükümlülük fiilen, kişinin ikametgahının bulunduğu karakola haftada bir ya da birkaç kez gidip imza atması şeklinde yürütülür. Tutuklama yerine verilen bu tedbire kasten uyulmayan hallerde, CMK 112 uyarınca hükmedilebilecek cezanın süresi ne olursa olsun doğrudan **tutuklama kararı** verilebilir.

## Adli Kontrolde İmza Yükümlülüğünün Yasal Dayanağı

Adli kontrol, [5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu](https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=5271&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5)'nın 100. maddesinde sayılan tutuklama sebeplerinin bulunduğu hallerde, tutuklama yerine uygulanabilecek bir koruma tedbiridir.[^1] Kanunun 109/3. fıkrası, şüpheliye uygulanabilecek on iki ayrı yükümlülüğü tek tek sayar. İmza yükümlülüğü bunlardan (b) bendinde yer alır ve "hakim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak" şeklinde tanımlanır.[^2] Kanun metninde "imza atmak" ifadesi geçmez.

Bu adlandırma, yükümlülüğün fiilen bir çizelgeye imza atılarak yerine getirilmesinden doğar.

Aynı fıkrada yer alan "konutunu terk etmemek" yükümlülüğü (bent j) ile imza yükümlülüğü sık karıştırılır. İlki kişiyi eve kapatırken ikincisi belirli aralıklarla dışarı çıkıp bir mercie başvurmayı gerektirir. Konutunu terk etmeme, mahkumiyet sonrası infaz aşamasında uygulanan ve tamamen farklı bir kuruma dayanan [Ev Hapsi (Konutta İnfaz) Nedir, Nasıl Uygulanır?](/ev-hapsi-konutta-infaz-nedir) ile de karıştırılmamalıdır, çünkü o düzenleme kesinleşmiş bir cezanın infaz şeklidir, adli kontrol ise henüz yargılama süren bir şüpheli veya sanık için uygulanır.

## İmza Yükümlülüğü Ne Sıklıkla Yerine Getirilir?

İmza sıklığı kanunda sabit bir sayıyla belirlenmez. Hakim, dosyanın özelliğine göre haftada bir günden birkaç güne kadar değişen bir aralık belirler. Yargıtay kararlarında "yerleşim yerinin bulunduğu kolluk birimine haftada bir gün imza atmak" şeklindeki tedbirlere sıkça rastlanır.[^3]

Karakollar imzanın belirli bir saat dilimi içinde atılmasını isteyebilir. Adres veya görev yeri değiştiğinde imza yerinin de değiştirilmesi ayrıca talep edilmelidir.

Şüpheli veya sanık başka bir şehre taşınırsa imza yerini kendiliğinden değiştiremez. Talebini dosyayı yürüten hakim veya mahkemeye yazılı olarak bildirip yeni ikametgahına en yakın karakolun görevlendirilmesini istemesi gerekir. Aksi halde eski karakola gitmemesi ihlal sayılabilir.

## Adli Kontrolde İmza Yükümlülüğü Ne Zaman Kendiliğinden Kalkar?

İmza yükümlülüğü, soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesiyle, kovuşturma aşamasında ise mahkumiyet, beraat veya düşme gibi bir hükmün kesinleşmesiyle kendiliğinden sona erer. Süre dolmadan önce de şüpheli veya sanığın talebiyle ya da hakim veya mahkemenin resen değerlendirmesiyle kaldırılması mümkündür. Adli kontrolün kanunda öngörülen azami süresinin dolması da yükümlülüğü kendiliğinden ortadan kaldırır.

## İmza Atmama Halinde Ne Olur?

İmza yükümlülüğünü isteyerek yerine getirmeyen kişi, doğrudan tutuklanma riskiyle karşılaşır.

> 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.112/1
> 
> "Adlî kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında, hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercii hemen tutuklama kararı verebilir."

Bu hüküm, normalde tutuklamayı sınırlayan ölçülülük kurallarını devre dışı bırakır. Üst sınırı düşük bir suçta tutuklama ölçüsüz sayılabilecekken, imza yükümlülüğünün kasten ihlali bu sınırı kaldırır. Mahkumiyet kararı verilip istinaf veya temyiz yoluna başvurulmuşsa, dosyayı gören ilk derece mahkemesi de UYAP kayıtlarını inceleyerek aynı şekilde tutuklama kararı verebilir.[^4] Tutuklanan bir kişinin iş sözleşmesinin akıbeti ayrı bir soru doğurur. Bu konudaki genel kural [Tutukluluk Sebebiyle Zorunlu Fesih](/tutukluluk-sebebiyle-zorunlu-fesih) yazımızda anlatılmaktadır.

İhlali tespit eden hakim veya mahkeme, tek bir sonuca bağlı değildir. Dosyanın durumuna göre üç seçenekten birini uygular.

-   **Tutuklama kararı verebilir:** CMK 112 uyarınca hükmedilebilecek cezanın süresine bakılmaksızın doğrudan tutuklamaya karar verir.
-   **Adli kontrolün biçimini değiştirebilir:** İmza yükümlülüğü yerine örneğin konutu terk etmeme gibi daha ağır bir tedbir uygular.
-   **Yükümlülüğün aynen devamına karar verebilir:** İhlalin niteliği hafif görülürse imza yükümlülüğünün olduğu gibi sürmesine hükmedebilir.

Azami tutukluluk süresinin dolması nedeniyle serbest bırakılıp adli kontrole tabi tutulanlar için ayrı bir sınır vardır: bu grupta ihlal halinde verilecek tutuklama, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde **dokuz ayı**, diğer işlerde **iki ayı** geçemez.[^5]

**Uygulamada:** Sağlık sorunu veya beklenmedik bir mücbir sebep nedeniyle imza gününe gidilemediğinde, durumun rapor veya benzeri bir belgeyle desteklenerek dosyayı yürüten mercie yazılı olarak bildirilmesi önemlidir. Kastın bulunmadığını gösteren böyle bir bildirim, tek seferlik bir aksamanın otomatik olarak tutuklamaya dönüşmesini engeller. Sözlü bir açıklama ise ihtilaf çıktığında yeterli kabul edilmeyebilir.

"Adli Kontrolde İmza Yükümlülüğü ve İhlali" yazımızla ilgili avukatlarımızla görüşme yapmak için [Online Avukat Randevu](/online-avukat-randevu) sayfamızdan randevu alabilirsiniz.

"Adli Kontrolde İmza Yükümlülüğü ve İhlali" yazımızla ilgili detaylı bilgi için [Avukata Sor](/avukata-sor) sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

## Adli Kontrolün Kaldırılması veya Değiştirilmesi Talebi

Şüpheli veya sanık, soruşturmanın ya da kovuşturmanın her aşamasında imza yükümlülüğünün kaldırılmasını veya hafifletilmesini isteyebilir.[^6] Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra hakim veya mahkeme bu talebi **beş gün** içinde karara bağlar ve verilen karara karşı itiraz yolu açıktır. Ayrıca yükümlülüğün devamına gerek olup olmadığı, en geç **dört aylık** aralıklarla resen de değerlendirilir.[^7]

## Adli Kontrolde Geçen Sürenin Cezadan Mahsubu

İmza yükümlülüğü altında geçirilen süre, kural olarak sonradan verilecek hapis cezasından düşülmez. Kanun bu kuralın istisnasını yalnızca tedavi amacıyla hastaneye yatma (109/3-e) ve konutunu terk etmeme (109/3-j) yükümlülüklerine tanımıştır. Konutunu terk etmeme yükümlülüğünde geçen her iki gün, cezanın mahsubunda bir gün olarak sayılır.[^8]

Bu ayrım sık karıştırılır: tutuklulukta geçen süre cezadan tamamen düşülürken, imza atarak geçirilen adli kontrol süresi böyle bir indirim doğurmaz. İnfaz hesabındaki bu farkı [Ceza İnfaz Hesaplama](/ceza-infaz-hesaplama) yazımızda ayrıca örnekledik.

## Adli Kontrolün Azami Süresi

İmza yükümlülüğü süresiz devam edemez. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol en çok **iki yıl** sürebilir ve zorunlu hallerde gerekçe gösterilerek **bir yıl** daha uzatılabilir. Bu mahkemenin görev alanına giren işlerde bu süre en çok **üç yıl**dır. Bazı suç gruplarında uzatmayla birlikte **dört yıla** kadar çıkabilir, çocuklarda ise tüm bu süreler yarı oranında uygulanır.[^9]

## Adli Kontrolde İmza Yükümlülüğü Nedeniyle Tazminat Talep Edilebilir mi?

İmza yükümlülüğü tek başına bir tazminat sebebi sayılmaz. 5271 sayılı Kanun'un koruma tedbirleri nedeniyle tazminatı düzenleyen 141 ila 143. maddeleri yakalama, gözaltı, tutuklama ve el koyma gibi tedbirleri kapsar. İmza yükümlülüğü bu maddelerde sayılan tazminat sebepleri arasında yer almaz. Haklarında imza yükümlülüğü uygulanan kişi, yargılama sonunda beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı alsa bile bu tedbir nedeniyle devletten tazminat isteyemez.

İmza yükümlülüğü nedeniyle somut bir zarara uğradığını düşünen kişi, ancak genel hükümlere dayanarak ayrı bir tazminat davası açabilir. Böyle bir davada zararın gerçek ve ispatlanabilir olması aranır. Soyut bir rahatsızlık veya zaman kaybı iddiası tek başına yeterli görülmez.

Adli kontrolde imza yükümlülüğü ve olası ihlaliyle ilgili durumunuza özel bir değerlendirme almak için [İletişim](/iletisim) sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

\[contact\_button\]

## Adli Kontrolde İmza Yükümlülüğü Hakkında Sık Sorulan Sorular

İmza yükümlülüğüne dair en çok merak edilen noktaları aşağıda yanıtladık.

### İmza yükümlülüğü ne sıklıkla yerine getirilir?

Kanunda sabit bir sayı yoktur. Hakim, dosyanın özelliğine göre haftada bir günden birkaç güne kadar değişen bir sıklık belirleyebilir.

### İmza atmazsam ne olur?

CMK 112 uyarınca, imza yükümlülüğünü isteyerek yerine getirmeyen kişi hakkında, hükmedilebilecek cezanın süresi ne olursa olsun doğrudan **tutuklama kararı** verilebilir.

### İmza yükümlülüğünde geçen süre cezamdan düşer mi?

Hayır. CMK 109/6 gereği adli kontrolde geçen süre kural olarak cezadan mahsup edilmez. Bu kuralın istisnası yalnızca tedavi amaçlı yatış ve konutunu terk etmeme yükümlülükleridir.

### İmza yükümlülüğünün kaldırılmasını nasıl isteyebilirim?

Soruşturma veya kovuşturmanın her aşamasında dosyayı yürüten mercie dilekçeyle başvurarak kaldırma veya değiştirme talebinde bulunabilirsiniz. Talep, Cumhuriyet savcısının görüşü alındıktan sonra **beş gün** içinde karara bağlanır.

### İmza atmayı unutursam ne olur?

Unutma tek başına makul bir mazeret sayılmaz. Dosyayı yürüten merci bunu kasıtlı ihlalden ayırt etmekte zorlanabilir. Aksamanın fark edilir edilmez gerekçesiyle birlikte yazılı olarak bildirilmesi, tek seferlik bir unutmanın tutuklama sebebine dönüşmesini engeller.

**Hukuki Uyarı:** İmza yükümlülüğünün ihlali sayılıp sayılmayacağı, aksamanın kasıtlı olup olmadığına ve mazeretin zamanında bildirilip bildirilmediğine göre değişir. Somut dosyanız için mazeret bildirimi ve kaldırma talebinin bir ceza avukatınca hazırlanması önerilir.

---

[^1]: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.109/1. Bir suç nedeniyle yürütülen soruşturmada, kanunun 100.

maddesinde sayılan tutuklama sebeplerinin bulunması halinde, tutuklama yerine adli kontrol kararı verilebilir.

[^2]: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.109/3-b.
[^3]: Yargıtay 20. Ceza Dairesi, E. 2016/2261, K. 2017/2591, T. 25.04.2017.
[^4]: 5271 sayılı Kanun m.112/1'e 14.4.2020 tarihli ve 7242 sayılı Kanun'un 16.

maddesiyle eklenen cümle.

[^5]: 5271 sayılı Kanun m.112/2, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 24. maddesiyle eklenmiştir.
[^6]: 5271 sayılı Kanun m.110/2 ve m.111/1.
[^7]: 5271 sayılı Kanun m.110/4, 8.7.2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenmiştir.
[^8]: 5271 sayılı Kanun m.109/6.

İkinci cümlesi 8.7.2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle eklenmiştir.

[^9]: 5271 sayılı Kanun m.110/A, 8.7.2021 tarihli ve 7331 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenmiştir.